'Annelik hiç bir kitaba uymaz'

Mükemmel annelik diye bir kavram olmadığını belirten Doç. Dr. Yazıcı, "Yerince iyi annelik belki.. Bu konuda yazılan kitapları okumak, kanallar izlemek çok güzel ama unutmayalım her anne bebek ilişkisi kendi gerçekliğini yaşar ve hiçbir kitaba birebir uymaz" dedi

+1
Haber albümü için resme tıklayın

Bugün 6 Mayız Dünya Anne Ruh Sağlığı Günü. Biz de bugün kadınların gebelik ve doğum sürecindeki ruhsal durumlarıyla ilgili Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Yazıcı ile konuştuk.


Anne Ruh Sağlığı Günü’nün anlam ve önemi nedir?

Bugün 6 Mayıs Dünya Anne Ruh Sağlığı Günü. Anne ruh sağlığı ile ilgili farkındalık oluşturmak isteyen insanlar var. Hekimler, hemşireler, psikologlar, ruh sağlığı aktivistleri, anneler ve babalar Dünya’nın dört bir yanında iletişim kurup bir araya geliyorlar. 2016 yılından beri her yıl mayıs ayının ilk haftası anne ruh sağlığı haftası ilk Çarşamba günü de Anne Ruh sağlığı Günü olarak kabul ediliyor. Anne ruh sağlığı hem anne hem bebek hem de toplum için çok önemli. Bu konuda oluşacak farkındalık ile annelere yardımcı olmak mümkün.

Gebelik ve doğum sonrası dönemde ruhsal bozukluklar hiç nadir değil

Gebelik ve doğum sonrası dönemde kadınların %20-25i bir ruhsal sağlık sorunu yaşıyor ancak maalesef kadınların büyük kısmı yardım aramaktan çekiniyor ya da bir şekilde tedaviye erişemiyor.

Bu noktada yüksek beklentilerin etkisi büyük. Anne isen mutlu olmalısın ya da dayanmalısın gibi bir bakış var. Doğru annelik çok mutluluk verici bir durum ama işler her zaman umulduğu gibi gitmeyebilir. Ciddi zorluklar da söz konusu olabiliyor. Değişen hormonlar, hamilelikle dönüşen bedensel yapı ve yaşamdaki değişimler başa çıkılması gereken stresör durumlar olarak karşımıza çıkıyor. Uyku düzeni değişiyor, başka bir canlıya ait sorumluluk ve kaygılar yaşama ekleniyor ve aile içinde, iş yaşamında, kişisel yaşamda öncelikler alt üst oluyor. Anne olmak çok güzel ama kabul edelim zor bir süreç ve destek gerekiyor.

Normalde keyifli geçmesi beklenen gebelik süreci, eşlik eden bir ruhsal bozukluk olduğunda öncelikle kadınlar için ve tabi aynı zamanda bebek başta olmak üzere çevresi için hayli zor bir döneme dönüşebiliyor.

Depresyona yatkınlaştıran durumlar var mı?

Gebelikteki depresyon tedavi edilmediği durumda çoğunlukla doğum sonrası dönemde de devam ediyor ve istenmeyen sonuçları beraberinde getirebiliyor. Haliye gebelik depresyonunu fark etmek ve tedavi etmek öncelikle çok önemli. Genel olarak da öncelikle daha önce ruhsal bir bozukluk deneyimlemiş olmak bir risk olarak belirleyici. İlla gebelikte olması şart değil, daha önce yaşamınızın bir döneminde depresyon geçirdi iseniz bunun gebelik ve doğum sonrası dönemde de tekrar etme ihtimali yüksek. Ayrıca şizofreni, bipolar bozukluk gibi hastalıklarınız varsa gebelik ve doğum sonrası dönem özellikle de ilaç kullanımı aksarsa yeni bir atak için tetikleyici olabilir

Ayrıca sosyal desteğin yetersiz olması, maddi imkanların kısıtlılığı, ek tıbbi hastalıklar, aile içi şiddet, fazla çocuk sayısı, göçmenlik gibi durumlar da riski artırıyor.

Annelere öneriniz var mı?

Dünya’nın en güzel duygularından biri belki evlat sevgisi. Annelik çok güzel ve ödülü çok büyük ancak zorlukları da içinde barındıran bir kavram. Bu döneme ait önerileri kısaca sıralamak gerekirse;

-İlaç kullanan anneler ilaçlarını aniden kesmesinler, hekimlerine danışışınlar. Gebelik döneminde de tedavi seçenekleri var. İlaçla tedavi mümkün olabildiği gibi annenin klinik durumuna göre psikoterapi ve destekleyici tedaviler de mümkün.

-Gebelik ve doğum sonrası dönemde ruhsal hastalık da ilaçlar kadar zarar veriyor. Gebelikteki stres bazı hormonlar aracılığı ile bebekte de hissediliyor. Doğum sonrası dönem ise anne bebek arasındaki ilişki hemen başlıyor ve 1 yaşa, 3 yaşa kadar olan ilişki biçimi ömür boyu yaşamdaki diğer ilişkilerini de şekillendiriyor. Yani annelere özen göstermek gerek, zira gebelik ve doğum sonrası dönemin sağlıklı geçmesi , çocuklarının 30 yıl sonra bile daha sağlıklı olması anlamına geliyor.

- Mükemmel annelik diye bir kavram yok. Yerince iyi annelik belki.. Bu konuda yazılan kitapları okumak, kanallar izlemek çok güzel ama unutmayalım her anne bebek ilişkisi kendi gerçekliğini yaşar ve hiçbir kitaba birebir uymaz. Bebeğinizi yetiştirirken doğru önerileri yerine getirseniz bile bunlar sizde yapay kalıyorsa işe yaramayacaktır. Haliyle iç sesimizi dinlemek, kendi duygularımıza ve içgüdülerimize de güvenmek önemli. Kendi doğrularımızın sağlıklı olabilmesi için ise kendimizi tanımalı ve geliştirmeliyiz.

- Rol model olmak kendimizi kabul etmek ve geliştirmek ile mümkün.. Çocuğumuzun öfke, üzüntü gibi duyguları ile uygun şekilde başa çıkmasını istiyorsak öncelikle biz kendi duygularımızı, kaygılarımız tanımalı onunla barışmalı varlığını kabul etmeli ve başa çıkabilmeliyiz. Aslında annelik yeniden büyümek yeniden kendimiz de keşfetmek gibi bir şey.. Güzel bir fırsat.

-Anı yakalamak ve yaşamak önemli.. Günümüzde çocuk sayısı azaldı. Bir kadın toplam kaç gebelik geçirecek kaç çocuk büyütecek ki? Gebelik önemli değişimlerin yaşandığı bir dönem ama bir yönüyle de yaşamımızdaki nadir dönemler arasında. Bebeğin ilk gülüşü, bakışı ve gaz sancısı, kakası, geceleri ağlaması hep geçip gidecek anılar arasında.. İstesek de zamanı geri almak mümkün değil.. Anı fark edip yaşamak , biran önce zaman geçsin büyüsün veya geçmişte neler olmuştu gibi geçmişe ve geleceğe odaklı olmak değil de yaşamın içinde bulunulan anını hissetmeye gayret etmek yararlı olabilir.

- Yardım istemek, kendine de vakit ayırmak önemli.. Eğer anne her şeyi tek başına kotarmaya çalışıyor bir de üzerinde eleştiren beklentili gözler hissediyorsa anı yaşaması, kendini geliştirmesi gibi öneriler pembe bir hayal olabilir. Anne mutlaka yardım almalı. Çocuk büyütmek annenin yanında, babanın, akrabaların, arkadaşların da görevidir. ‘Bir çocuğu büyütmek bir köy ister’ sözü var ya.. Anneye uykusunu düzenlemede, bebeğin mamasını hazırlamada, gazını çıkarmada destek olmak, arada kendisine vakit ayırabileceği zamanlar oluşturmak başta ailesi olmak üzere aslında hepimizin fark etmesi yerine getirmesi gereken görevler.

- Sağlıklı beslenmek, Fiziksel egzersiz ve sağlıklı yaşam kuralları anneler için de geçerli. Ve hatta bu dönemde artan ihtiyaçlar nedeni ile daha da önemli hale geliyor. İşlerinizi yaparken müzik dinlemek, şarkı söylemek, gün içersine biraz dans serpiştirmek bile iyi gelebilir.

- Gereksiz suçluluk hissi ve kaygılardan uzak durun.. Kabul edelim gerçekte annelik hiç de öyle reklamlardaki gibi sırf mutlu gülücük dolu anlardan oluşmuyor. Bir şey ters gidiyor, eksik kalıyor.. Biz daha iyisi için uğraştıkça daha beter yüzümüze gözümüze bulaşıyor. Bunun yerine çocukların ihmal edilmediği, şiddet görmediği , anne ile aile ile kaliteli zamanlar geçirebildiği duygusal paylaşımın sağlandığı bir ortam oluşturmak gerekli ... ama bunun her an yüksek denetim sağlanacak bir yarışa bir koşuya dönüşmesi riski var..Bu anneyi çok yıpratıyor ve suçluluk kaygı dolu bir anneliğe yol açıyor. Gerek yok. Bundan uzak kalmalı. Anneler kendi biyoritmine, ihtiyaçlarına ve sağlığına da çocuğununkilere olduğu gibi saygı duymalı. Arada ters giden durumlar olabileceğini kabul etmeli, hem bebeğe hem anneye yalnız da kalabileceği özerk zamanlar oluşturmalıyız.. Unutmayalım sağlıklı nesiller sağlıklı anneler ile mümkün

- Gerektiğinde tıbbi yardım almaktan kaçınmayın.. Tüm öneriler ve gayretlere rağmen bazen işler bir türlü düzelmeyebilir. Anne kendini umutsuz, çaresiz, kaygılı, bebeği ile bağ kuramıyor, hissisiz ya da öfkeli vb hissedebilir. Dikkatini toplamakta zorlanabilir , iştahı, uykusu, fiziksel enerjisi bu süreçten olumsuz etkilenebilir. Bu durum günlerce devam ederse ve gündelik hayatını etkilemeye başlarsa yardım için başvurmaktan çekinmemeli.

-Son söz olarak; annelerimizin anne ruh sağlığı günü ve yaklaşmakta olan anneler günü kutlu olsun. Annelerin ve bebeklerinin sağlıkla huzurla birbirlerini keşfettiği, büyüdüğü ve hastaların kolayca tedavi olabildiği yarınlar dilerim.

06 May 2020 - 19:19 - --- Okunma


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce Sakaryaspor'da ilk 4 haftada kaybedilen 6 puanın sorumlusu kim?