Doktorlarımız iyi ki varlar!

20 yıllık bir iktidar dönemi için çok uzun bir süre...
Bu dönemde Türkiye her yönden çok değişti...
En büyük değişimlerin yaşandığı alan ise sağlık oldu.
Tüm hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanması, aile hekimliği sistemi, şehir hastaneleri, bu sürecin en önemli dönüşüm hareketleriydi.
Yeni kurulan tıp fakülteleri Türkiye'nin doktor ihtiyacını karşılamak için çok önemliydi.
Belki bir çoğu yeterli öğretim üyesi bulamıyor olsa da aralarında  Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi gibi kısa sürede çok iyi yerlere gelen fakülteler oldu...
Sakarya, 20 yılda sağlıktaki atılımlardan en az yararlanan illerden biri olsa da gelinen nokta eskiye kıyaslanamayacak seviyede...
Geçen Pazar günü babamız Osman Güngör'ü kaybettik...
5 aylık teşhis ve tedavi süreci yaşadık...
Bu zor dönemimizde Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Araştırma Hastanesi'nin çok değerli hocalarının bu şehir için ne kadar değerli olduklarını bir kez daha anladık...
Sadece babamıza değil, tüm hastalara nasıl şifa bulmaya çalıştıklarına, gayretlerine şahitlik ettik...
Daha önceleri de hem kendi sağlık sorunlarımız, hem büyüklerimiz için yararlandığımız hastanelerimizin değerini bu süreçte çok daha iyi anladık...
İhtiyaç duyduğumuzda hemen yanıbaşımızda bulunmalarının ne büyük kazanım olduğunu gördük...
Çok iyi biliyorum ki, Sakarya'da hastanelerden randevu almak, muayene olmak çok büyük bir çile...
Bu ara ultrason için bile haftalar sonraya gün veriliyor...
Hasta ve yoğun bakım yatağı sayısı yetmediği için ameliyat sırası verilemiyor...
Bunca soruna rağmen hastanelerimiz, hocalarımız iyi ki varlar...

Sarı'nın halkla ilişkilerden anladığı 


Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı ile ilgili baştan beri, “Soğuk, halktan kopuk, belediyeye gelen gidenle ilgilenmiyor” eleştirileri yapılıyor...
Yaptığı hizmetlerden çok bu yönü öne çıkıyor.
Bu eleştirilerden bunalmış olmalı ki partisinin il divan toplantısında cevap verme ihtiyacı hissetmiş...
Şöyle demiş:
Eskiden belediye şöyle kalabalıktı böyle kalabalıktı. Kimler geliyor kimler gidiyordu diye eleştiri yapılıyor. Belediye mi, düğün salonu mu yoksa alışveriş merkezi mi?
Belediye dediğin yerde herkes masasının başında oturacak, gelen insanların işini tamamlayıp jet hızıyla gönderecek. Öyle halk gelsin otursun, gezsin, dolaşsın olmaz.
Anladığım kadarıyla Başkan Sarı, eski Başkan Mehmet İspiroğlu ile kıyaslanmasına sinirlenmiş.
Sonra da bu sözleri sarfetmiş...
Ama yanılmış...
Belediye'nin, özellikle de başkanın kapısı sonuna kadar halka açık olmalıdır...
Görüşebilmek için insanlar araya aracılar koymak zorunda kalmadan kolayca Başkan'a ulaşabilmelidir...
Vatandaşın işi jet hızıyla tamamlanırken, ısmarlanacak bir kahve ile gönlüne de köprüler kurulmalıdır.
Bunları yapmazsan seçim zamanı kapısına gitmeye yüzün olmaz...
Özetle söylemek gerekirse Belediyeler AVM değildir ama belediyecilerin kapıları da gönülleri de halka hep açık olmalıdır...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

02

Cervantes - Sizin için Akparti den siyasete girecek diyorlar ne dersiniz Sayın Matur?

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 30 Mart 23:24
01

Akyazılı - Valla elmasın kıymetini sarraf bilir diyim, iyi ki varsınız sizde Sezai bey. Sizin gibi güzel insanların sayısı o kadar azaldı ki..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Mart 00:18


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?