Züğürt Ağa’ya bak belediyeleri gör!

Sinemamızın unutulmaz filmi Züğürt Ağa’nın sahnelerinden biridir.

Haraptar köyünü satarak İstanbul’a taşınan Şener Şen, yanında kâhyasıyla mahalle aralarında domates satarken, hurda kamyoneti zabıta tarafından alıkonularak çöplüğe çekilir.

Ara tara ekmek teknelerini bulan ikili, çürük domatesleri ayıklayıp yeniden işe koyulmak üzereyken aksilik bu ya araç elektrik kontağı sonucu tutuşur ve kullanılmaz hale gelir.

Ertesi gün kâhyasıyla işin kâr-zarar hesabını yapan ağa şu sonuca varır:

“Bizi mahveden arabanın telefidir!”

Züğürt Ağa’ya bak, bizim belediyeleri gör!

Borç batağına saplanarak debelenip duran başkanları “Bizi mahveden acaba nedir” diye bir sorgulama yaptıkların hiç duymadım.

Belediyeler, harcamalarını bütçe kanununa göre yapmak zorundadır.

Keyfi harcama olmaz.

Ödenemeyecek borcun altına girilmez.

Karasu Belediyesi, vergi ve SGK’ya olan yılların birikimi borcunu tasfiye etmek için 142 taşınmazı elden çıkarmak isteyince gündemin ilk sırasına oturdu.

İş, bu talebi değişik yorumlarla haber yapan basın organlarını tehdide varan boyutlara ulaştı.

O öyle yazdı, bu böyle konuştu…

Konunun tarafıyım ama tartışmaları hiç umursamıyorum.

Derdim, sorunun temelinde neler yattığını gözler önüne sermek.

Sonuçta alınmış bir meclis kararı var ve kim ne derse desin Başkan Sarı bunu uygulamaya kararlı.

Dikkatinizi çekerim…

Biz günlerdir bir sonucu konuşup geldiğimiz noktanın asıl nedenlerini es geçmekteyiz.

‘52 milyon lira borç nasıl birikti’ diye soran yok!

İşin aslını işin mutfağında çalışan bilir.

Ben de Karasu Belediyesi’nin çeşitli birimlerinde yıllarca yöneticilik yapmış emekli bir personelle konuştum.

Anlattıklarını özetle aktarıyorum…

“-Belediye yönetimi 2,5 yıldır görevde. Sorun bakalım kendilerine, bu süre zarfında bir kuruş SGK primi ilme vergi ödemişler mi? Başkan samimi olsa göreve geldiği günü milat ilan eder ve emanetleri zamanında ödemeye başladığını ilan ederdi

“-Emanet, aylık gelir vergisi tahsilatı ve SGK primleridir. Önce bunları ödeyeceksin; ondan sonra maaş dağıtacaksın. Ardından da akaryakıt ve benzeri borçlara sıra gelir.”

“-Biz 12 Eylül darbesi sonrası bir süre belediye başkanlığı da yapan dönemin kaymakamları zamanında o uygulamayı yaşadık. SGK ile vergi borçları yatırılmadan maaş ödenmezdi. Mali disiplinin gereği buydu ve yıllarca biz bunu titizlikle uyguladık.

“-O disiplin son çeyrek yılda yerini keyfi uygulamalara bıraktı. Bütçe açıkları, aşırı borçlanmalar, emanetlere el konulma gibi işler aldı başını gitti.”

“-Sonuçta işin içine siyasi kayırmacılık girdi. İktidarlar kendi belediyelerini kollayıp muhalif belediyeleri ezdi. Yakın geçmişte Karasu’da seçimi kazanan bir muhalefet belediye başkanı, SGK ve vergi borçlarını ödemek için bazı taşınmazları satmak istemişti. Görünmez bir el o taşınmazlara tedbir koydurdu.”

“-Şimdi taşınmaz devrinin devlet kurumları arasında el değiştirme olduğu iddia ediliyor. Doğru değil; kurumlar o taşınmazları mutlaka satarlar. Yoksa niye takası kabul etsinler.”

Emekli belediyecinin anlattıkları böyle…

Sonrasında neler olduğunu gördük; biliyoruz. “Günü kurtaralım, yarına Allah kerim” anlayışına geçtik ve göz göre göre bu noktaya geldik.

Belediyeler, sigorta primleri ile maaş yükü düşünülmeden partizanca yandaş kadrolarla dolduruldu.

Her gelen başkan kendi ekolünün peşine düştü. Koltuğa kurulan bir öncekinin yaptıklarını beğenmeyip söktü, yenisini yaptı.

“Kaynakları heba etmeyin” uyarısı yapanlara öfkeli bakışlar fırlatıldı.

Birkaç istisna dışında Türkiye’deki hemen her belediyede yaşanan olay budur.

Bu gün belediyelerde yıllık harcama bütçelerinin iki üç katı faizli borçtan söz ediliyorsa nedeni, bu sorumsuz yönetim anlayışıdır.

Züğürt Ağa Şener Şen’i, filmin son sahnesinde elde tepsi eğlence mekânlarında çiğ köfte satarken görürüz.

Biz de borcumuza karşılık mahalle helasını pazarlıyoruz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Ersöz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?