Bu dava Sakarya'nın vicdan davasıdır

3 Temmuz 2020'de Hendek Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda yaşanan patlamayla ilgili açılan dava devam ediyor.

Son duruşma Pazartesi günüydü.

Savunmanın tanıkları dinlendi.

Fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun ilginç bir savunma yaptı:

“Burada suçları konuşmuyoruz zaten. Buradaki tek şey siyaset. Ben burada MÜSİAD Başkanı olduğum için yargılanıyorum. Hükümete yakın olduğum için. Gaziantep’te de oldu. 12-13 kişi öldü. Orada niye bir şey olmuyor.”dedi

Yaşar Coşkun’un avukatı eski Baro Başkanı Abdürrahim Burak ise müvekkillerinin kamuoyu baskısı nedeniyle tutuklu kaldıklarını iddia etti.

 “Geçen celse tahliyeler oldu. Bu nasıl yargılama anlamak mümkün değil. Benim müvekkillerim hâlâ tutuklu. Bunun tek bir anlamı var. Kamuoyu baskısıyla tutuklu tutuluyorlar. Taksirli suçlarda 15 ay tutukluluk olmaz” şeklinde konuştu.

Duruşmada Yaşar Coşkun da, avukatları da müşteki avukatlarına yönelik suçlamalar yaparak bir savunma sistemi geliştirmeye çalıştılar.

Dava 25 Ekime ertelendi.

Davayla ilgili süreci, duruşmaların tümüne gidemesem de yakından izlemeye çalışıyorum.

Ne yazık ki, Yaşar Coşkun ve Avukat Abdürrahim Burak'ın şikayetçi oldukları bir kamuoyu baskısı oluşmadı.

Duruşmalar çok az sayıda müşteki ve yakını tarafından izleniyor.

İlk iki duruşma dışında ne siyasi partilerin, ne de STK'ların ilgisi kalmadı davaya.

Özetle söylemek gerekirse Sakarya kamuoyu bu davaya çok ilgili değil.

Oysa dava dosyasından ve duruşmalardaki ifadelerden anlıyoruz ki, fabrikadaki patlama ihmaller zinciri sonrası gözgöre göre gelmiş.

O patlamada ölenler, yaralananlar bizim kardeşlerimiz, evlatlarımız.

Onların kanları üzerimizde, elimizde duruyor.

Patlamanın sorumluları, patlamada kimin ihmali varsa, tedbirde, denetimde, kim sorumluysa hak ettikleri cezayı almalılar.

O davada nedense denetim sorumluları sanık sıralarına konmadı.

Onlarla ilgili hiçbir soruşturma açılmadı.

Onlar hiç konuşulmuyor bile.

Tüm müştekiler tüm denetimlerin 'sözde' yapıldığını beyan ediyor.

Önceden haber verilen denetimlerin fabrikada patlamaya yol açan eksikliklerin görülmeden kapatıldığı söyleniyor.

Bu açık suçlamalara rağmen denetim elemanlarıyla ilgili kamuoyuna açıklanan herhangi bir soruşturmayı haber alamadık.

Evet...

O patlamada ölenlerin, yaralananları kanları üzerimizde duruyor.

Üzerimizde çok büyük bir vebal var.

Bu davayı takip etmek, bu patlamanın sorumlularının hak ettikleri en ağır cezaları almalarını talep etmek, bu şehirde yaşayan herkesin vicdan borcudur.

Bu dava Sakarya'nın vicdan davasıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

01

S,cetin - Patlama sonrası yaralılara para vererek şikayetçi olmamalari karşılığında, peki kazada ölenlerin günahı neydi mesai arkadaşlarını üç kuruş para karşılığı satan vicdansızlarda yargilanmali, herkimlerse ,,mesela, patlamada yaralanıp şikayetini geri çekenler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Eylül 07:47


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?