Aşı olmayanların test ücretini kim ödeyecek?

6 Eylül’de yüz yüze eğitim başlayacak,

ama “aşılama” olmadan bunu yapamayacağımız ortada…

ABD’de yayınlanan bir raporda şu tespitler yer aldı;

“Bugüne kadar 300 milyon doz mRNA aşısı yapıldı.

Aşı olan 1000 kadar gençte kalp iltihabı tespit edildi.

Bunların 950’si hafif geçti ve hepsi iyileşti.

Aşıdan dolayı bir kişi bile ölmedi.”

Benzer istatistikler biontech için de geçerli olmasına rağmen,

hiçbir kanıta dayanmayan,

salt “kaygı refkleksli” aşı olmak istemeyen de ciddi bir kesim var.

Benim gözlemlerim bu seçmen grubunun ağırlıklı kısmı Cumhur İttifakının seçmen grubunu oluşturuyor.

Bu nedenle iktidarın “aşılama” konusunda tedirgin davrandığını düşünüyorum.

Bakanlar kurulundan sonra,

“Aşılanmayacaksanız aşılanmayın, o zaman haftada 2 gün PCR testi yaptıracaksınız” dedi iktidar.

Aldığı bu karardan aşı olmak istemeyenler “memnun olmadı”.

Dilipak twetter hesabından “bu kararın aşı olmak zorundasınız” demek olduğunu söyledi,

“kimi kandırıyorsunuz” diye sordu.

E doğru!

Bir nevi karar bu anlama geliyor.

Şimdi bir başka tartışma da hafta 2 kez yapılacak PCR testinin ücretini kimin ödeyeceği meselesi.

Aşı meselesi madem “kamusal bir gereklilik”, o halde bunu yaptırmayacak olanların sorumluluğunu neden vergilerimizle biz yükleniyoruz diyor, aşının zorunlu olması gerektiğini düşünenler.

E onlar da haklı!

Aşı olmak istemeyenler de diyecek ki “PCR testini sen istiyorsun, parasını da sen öde!”

En onlar da haklı!

Seçmeni küstürme kaygısı “devlet politikası” haline gelince,

böyle ne olduğu belli olmayan, bir ileri bir geri adımlar ortaya çıkıyor.

Covid tedbirlerindeki yasaklar ve sınırlamalar konusunda da,

bu tedbirlerin ekonomik sonuçlarıyla ilgili önlemler konusunda da gördük bu garabeti.

Aynı garabet “okullar açılsın mı kapansın mı” tartışmalarıyla geçen 3 dönemde de kendini gösterdi.

Seçmen kaygısı yüzünden,

ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamadığımız, cami kilise arasında kaldığımız bir pandemi mücadelesi geçirdik şu ana kadar.

***

Şimdi okulları açacağız!

Seçmen kaygısı iktidarın karar verme sürecinde bu kadar etkiliyken,

Nasıl olacak bu?

Üç dönem yüz yüze eğitimin aksamış olması, hem öğretmenleri hem de öğrencileri “atalete” sürükledi.

Bu atalet eğitimin yüz yüze olması hususunda “direnç” göstermelerine neden olacak.

Bir yandan delta mutasyonunun aşının etkisini düşürmesi,

diğer yandan aşı olmak istemeyenlerin yoğunluğunun artırdığı vaka sayısı…

Devlet okul personeline, öğrencilere, öğrenci velilerine aşılamayı ZORUNLU tutmazsa, olacak olan bugüne kadar olandır.

Yamalı bohça eğitim!

Görünen o ki eğitim işi son 3 dönem olduğu gibi yine “velilerin” sorumluluğuna, onların sırtına kalacak!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

01

Albatros - Sayın yazar

Sizi neden bu kadar ırgaladı bu Pcr testi olayı?

Gayet tabi ki benim aşılı çocuğumla aşısız öğrenciler aynı yerde eğitim almamalı..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Ağustos 19:13


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?