Depreme hazır mıyız?

Tüm Marmara'yı etkileyen 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden tam 22 yıl geçti.

Bu 22 yılın 20 yılında mevcut iktidar partisi görevdeydi.

Şehrimiz ne yazık ki geçen 22 yıl içinde olası yeni depreme hazır olamadı.

2003 yılında Bakanlar Kurulu, Sakarya'da toplandığında çok umutlanmıştık.

Elbet ağır hasarlı binaların yıkılması, orta hasarlı binaların güçlendirilmesi gibi acil yapılması gereken bir çok şey, bu geçen süreç içinde ağır aksak da olsa yapıldı.

Şehirde depremi görmüş ve olası depremde yıkılacağına kesin gözüyle bakılan yorgun yapı stokunun yenilenmesi için ise kayda değer bir çalışma yapılmadı.

Depremde öldürecek olan da bu binalar.

17 Ağustos sonrası hep “ deprem öldürmez bina öldürür” demedik mi?

Dedik ama binalarımızı depreme hazır hale getirmek için kılımızı kıpırdatmadık.

Deprem Sakarya'ya çok uzak değil.

Sakarya, yakın bir zamanda iki fay hattında deprem bekliyor.

Biri beklenen büyük İstanbul depremi...

Diğeri enerji biriktiği söylenen Göynük- Geyve hattında meydana geleceği söylenen deprem...

Her ikisinin de bu yapı stokuna büyük zarar vereceği ve büyük acılara yol açacağı söyleniyor.

Uzmanlar, çok net bir zaman veremese de her iki depremin de hızla yaklaştığını ifade ediyor.

Peki şehir olarak biz neden depreme hazır değiliz?

Depremden sonra şehirde görev yapan Valiler de, belediye başkanları da şehrin bu deprem gerçeğini görmediler veya görmek istemediler.

Milletvekilleri de bu konuda sorumluluk üstlenmediler.

22 yıl önce çevresindeki illerle birlikte çok büyük acılar yaşayan Sakarya'nın halkı da ne yazık ki o acılarla bir deprem bilinci elde edemedi.

Tüm bunların anlamı şu üç kelimede özetlenebilir:

Depreme hazır değiliz.

Peki deprem sonrasına hazır mıyız?

Ne yazık ki bir süredir yaşadığımız afetler sonrası yaşanan karmaşayı görüyoruz.

Bakanlar, afet bölgelerine gidip oralarda kendi alanlarıyla ilgili çalışmalar yapıp, peşpeşe açıklamalarda bulunuyor.

Geçen yıl İzmir'de yaşanan küçük ölçekli depremde bile kurtarma çalışmalarının günlerce sürdüğüne şahit olduk.

Görüyoruz ki ülke olarak da ne afetlere, ne afet sonrasına hazır değiliz.

17 Ağustos sonrası depremlere hazırlıkta kullanılmak üzere bir iletişim vergisi konmuştu.

O vergiyle toplanan onlarca milyar bu amaçla kullanılmadı.

Önerim şu:

Bir Afet Bakanlığı kurulsun.

AFAD ve benzeri kurumlar bu bakanlığa bağlansın.

Başına dirayetli, ne yaptığını ve ne konuştuğunu bilen bir bakan getirilsin.

Bakanlığın öncelikli görevi afetlere hazırlık olsun.

Afet sonrasında afet bölgesinde yapılacak işlerle ilgili tüm bakanlıkların ve hatta yerel yönetimlerin koordinasyonu bu bakanlığa verilsin.

Emin olun, çok daha hızlı ve acil müdahale imkanı bulunur. 

Umarım, birbiri ardına yaşadığımız felaketler ders olur ve Afet Bakanlığı kurulur, Bakanlık gerekli tüm tedbirleri en kısa zamanda alır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

02

Farabi - Boşuna panik yapmayın hükümet tüm tedbirleri aldı alıyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 16:31


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?