Babamla kamptaydım


( Not: Bu yazıyı oğlum Çınar Matur yazdı)

Babamla bu yazın başından beri, çadır kampı hayali kuruyorduk. Ablam ve annem böceklerden korktuğu için “bize göre değil” diyorlardı.

Bir akşam babam “Çınar hazır ol, kampa gideceğiz. Hem de Macera Park'ta.” dedi.

Babalar ve oğulları diye bir kamp varmış.

Oraya gidecekmişiz.

Macera Park'ı gittiğim kurslardan biliyorum. Kursa gittiğimizde bahçesinde oynamadan dönmezdik. Bu nedenle babamın verdiği habere çok sevindim.

Kamp gününe kadar hep heyecanlıydım. Çadırda hiç kalmamıştım. Nasıl olacağını merak ediyordum?

Daha önce okuduğum Poyraz Kampta kitabımı bir daha okudum.

Kitabı okurken kendimi Poyraz'ın yerine koydum hep...

Babam bana hep “çadır arkadaşım” diye takılıyor, beni kampa hazırlıyordu.

Kamp günü babam işe giderken “akşama hazırlan, ben erken geleceğim ve kampa gideceğiz” dedi.

Dediği gibi yaptı.

Bizi kampa annemle ablam götürdü. Bizi bırakıp döneceklerdi.

Kampa gittiğimizde mangaldan çıkan dumanlar heryeri kaplamıştı.

Akşam yemeği için hazırlanmaya başlamışlardı.

Önce biz çocukları çağırdılar.

Babamın arkadaşı Yılmaz amca kampın kurallarını anlattı.

Çadırların kurulacağı yerleri gösterdi.

Biz çadırımızın nasıl kurulacağını bilmiyorduk.

Yanımızdakiler hızlı bir şekilde çadırını kuruyordu.

Babam onlara sordu.

Gelip anlatınca babamla birlikte hemen çadırımızı kurduk.

Çok da eğlenceliymiş.

Sonra babam çadırın içinde yatacağımız yerleri ayarladı.

Yemek saatinin geldiği duyurulunca koşarak sıraya girdim.

Ekmek arası köfte ve limonata verdiler.

Çadırın başına geldim.

Sonra babamlar sıraya girdi. Onlar da yemeklerini alıp geldiler.

Ben annemler gitmesin istedim ama kampın adı Babalar ve oğullarıydı.

Onlar biz film izlerken gitmişler.

Oysa kampta kızlar da vardı.

Filmden sonra Belediye Başkanı Ekrem Yüce gelip kamp ateşini yaktı.

Ateş biraz zor yandı.

Sonra bir konuşma yaptı.

Babamla Onun yanına gittik.

Biraz sohbet ettik.

Gece babamlar ateşin önünde oturup sohbet ettiler.

Benim uykum geldi. Çadıra gidip uyuduk.

Sabah erkenden kalktık. Ben saate bakmadan “ Her şeyi kaçırdık mı” diye sordum

Babam daha erken dedi.

Dışarı çıktık.

Elimizi yüzümüzü yıkadık.

Ateşin içinde patates közlemişler.

Bir tanesini alıp, babamla yedik. Çok güzeldi.

Çoğunluk çadırlarında yatıyordu.

Hababam Sınıfında izlediğim gibi yüksek sesle uyandırdılar. 

Herkes hazır olduğunda doğa yürüyüşü için çağırdılar.

Elinde bastonuyla bir kamp öğretmeni bize yürüyeceğimiz yolu anlattı.

Yol tehlikeli ve çamurluymuş.

Oysa yürüdüğümüz yol çamurlu değildi. Bir tehlike görmedim.

Doğada yürürken bağırmak gerekiyormuş. Biz de öyle yaptık. Yol boyunca izci marşları söyledik.

Dönüşte karnımız iyice acıkmıştı. Kahvaltı hazırdı. Hemen sıraya girdik. Babam verilen tabaklardaki peynir ve domateslerden bana sandviç yaptı.

Kahvaltı sonrası macera parkuruna çıkılacaktı.

Babamla çadırımızı topladık.

Ben cesaret edemediğim için parkura çıkmadım.

Yeni tanıştığım arkadaşımla futbol oynadım.

Öğlen yemeğimizi yedikten sonra kamp bitti.

Sonra çöp toplama yarışı yapıldı. En çok çöp toplayanlara ödüller verildi.

Yavaş yavaş herkes dağılmaya başladı.

Annemle ablam gelince daha küçükken oynadığım oyun alanlarında yeniden oynadım.

Kimse kalmamıştı.

Biz de Yılmaz Amcaya teşekkür edip ayrıldık.

Çok güzel bir kamptı. Yılmaz Amca babama anlatıyordu.

Bundan sonra dedeler ve torunlar için bir de anneler ve kızlar için kamp olacakmış.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

06

Kültigin Yılmaz - Çınar Bey,

İnanın yazınızı keyifle okudum. Babanızdan çok daha iyi yazdığınız kesin. Ve sizin yazılarınız babanızın ki gibi sıkıcı değil. Yazmaya devam edin lütfen!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 16 Temmuz 00:01
05

İnci - Çınar yaşadıklarını çok güzel kaleme dökmüş.Maşallah.Babasıyla birlikte hiç unutamayacağı güzel anılar biriktirmiş. Her satırını keyifle okuduğum samimi ve sade yazı dilinden dolayı Çınar'ı kutluyorum.Çok başarılı bir köşe yazısı olmuş.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 11:58
04

İlhan Salur - Ne güzel anlatmış, bravo Çınar'a. Güzel bir deneyim olmuş. Artık bizimle Sakarya yaylalarina yaptığımız kamplara gelebilirsiniz. Senin ve Çınar'ın çok keyif alacağını düşünüyorum. Haberleşelim.?️????

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Temmuz 14:54
03

İlhan Şerif Aykaç - Maşallah Çınar yine bekleriz.Büyükşehir Belediyesi olarak çoçuk ve gençlerimizin ilgilerine göre etkinliklerimiz devam edecektir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Temmuz 12:18
02

Osman Güngür - Sevgili Torunum Çınar öylebir yazı yazmışınki sanki bende o heyecanı yaşadım çadır hayatını yaşaman beni çokmu çok memnun etdi arasıra böyle heyecanlı günlerin olması çok güzel çok daha iyi günlerin olsun İnşallah ...Deden..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Temmuz 11:40
01

Kadi̇r Erkaya - Maşallah Çınar bey kalemini konuşturmuş. Bence yazmaya devam etmeli. Tebrikler Çınar bey.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 13 Temmuz 01:22


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?