Vali Bey ve safari!

Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım geçtiğimiz hafta geldiği Karasu’da belediyenin turizme yönelik bazı projelerine ait çalışma alanlarında incelemelerde bulundu.

İl basınımız bu projeleri pas geçerek, Sayın Vali’nin Karasu kumullarında gerçekleştirdiği mini safariyi ön plana çıkarmayı tercih etti.

Sayın Kaldırım arazi aracıyla gerçekleştirdiği safarinin fotoğraflarını sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Bunu hiza alan muhterem basınımıza da şöyle bir manşet çekmek kaldı:

 “Kum safari başlıyor, maceraya hazır olun!”

Bir süre 4x4 araçların lastiklerince kaldırılmış toz bulutunun dinmesini bekledim ki,  sevgili basınımız kendini “Maceraya atılmak doğru mudur değil midir?” diye bir iç sorgulamadan geçirsin.

Kum zambağını  -onu da lütfen- hatırlayan bir haber sitesi dışında ses çıkmadı.

Benim bildiğim safari, uçsuz bucaksız kumullarla kaplı çöllerde gerçekleştirilen, yarı spor ve daha çok marka parlatma amaçlı bir etkinliktir. Örneğin Dubai’nin bu iş için çok uygun olduğu söylenir.

Google Teyze’ye başvurursanız, Dubai çöllerinde son model arazi araçlarıyla düzenlenmiş safari maceralarını doya doya izleme fırsatınız olur. Kendinizi gıcır gıcır araçların içinde hayal etmenizin kimseye bir zararı da olmaz ücreti de yoktur!

“Peki, Karasu kumulları bu işe uygun mudur?” diye sorarsanız, orada durun derim.

İnternet ortamına ‘Karasu kumsalları’ diye bir giriş yapın, karşınıza bu konuya ilişkin onlarca bilimsel inceleme ve araştırma raporları ile Prof. onaylı yüksek lisans tezleri çıkar.

Günümüze kadar gelen süreçte bizim sahillerle ilgili 19 akademik inceleme ve araştırma buldum. Araştırmaların en eskisi 1942 tarihini taşıyor.

Sakarya’nın kuzey sınırında Karadeniz’e yaslanmış üç ilçesi var. Doğu ucunda Kocaali, ortada Karasu, batıda Kaynarca…

Her üç ilçe, yer yer genişliği 2 km’yi bulan kumullara sahip. Plaj olarak kullanılan ortalama 200-250 metre genişliğindeki kumsalların geri planındaki kum tepelerinin safari için iştah kabarttığı anlaşılıyor.

Turizmi çeşitlendirmek anlamında bu tür fikir yürütmeler, - hele yönetici kadrolar söz konusu olduğunda- olağandır, hatta gereklidir.

Ama uygulamaya geçmeden önce bilimsel araştırmalara göz atmak, akademik çevrelerin görüşünü almak, yüz yılı aşkın süredir yörede yaşayan insanların gözlem ve deneyimlerine kulak kabartmak gerekir.

Göz gezdirdiğim söz konusu raporlarda ortak bir görüş var, şöyle:

“Kumullar, insan eli değdikçe bozuldu!”

Bu görüşü doğrulayan en iyi örnek Karasu sahilleridir.

Ne zaman ki kıyılara insan müdahalesi ile yeni biçimler verilmek istendi, felaket de işte o gün filizlendi.

Geri planda yapılaşmanın yoğunlaşmasıyla ve kumsallara yönelik keyfi veya -liman gibi- zorunlu müdahaleler sahillerin adım adım daralmasına yol açtı.

Denizköy ve Camitepe sahillerinde kışın esen deli rüzgârlar yardımıyla güneye taşınan kumlar, sıra sıra tepeler meydana getirmeyip, bölgedeki dereler denize akmaya devam etseydi…

Bu gün dünyaya turizm değeri diye pazarlamaya çalıştığımız Acarlar Longozu olmayacaktı.

Karasu sahilindeki kum tepeleri iş makineleri yardımıyla ortadan kaldırılmasıydı, milyonlarca lira harcayıp denizi kayayla doldurarak dalgakıranlar yapmamıza gerek kalmayacaktı.

Bir başka konu…

Üç ilçenin 45 km uzunluğundaki kumsalında, bu güne kadar tespiti yapılmış yaklaşık 75 tür bitki var. Bunların bir kısmı kum zambağı gibi endemik bitki ve yok olmaya yüz tutmuş durumda.

Bunların tümünün özelliği, hem kıyıda kum tutarak tepeler oluşturmak, hem de bölgeye estetik bir güzellik katmak.

Bir ara Karasu-İhsaniye ve Kocaali plaj mevkiinde beşer dönüm alan kum zambağını koruma adına tel çitle çevrilmişti. İki yıla varmadan ne direk kaldı ne de çit!

(Bu garip koruma gösterisini, tutuklu ve hükümlülere işkenceyi adet edinmiş cezaevi müdürünün, odasında yetiştirdiği saksı çiçeklerine yönelik sahte muhabbetine benzetirim.)

Ve biz bu kumul bölgesine dört çekerli arazi araçlarıyla safari davetiyesi çıkarıyoruz.

Bu maceraya girişmeden önce -zahmet edip- 5 Şubat 2012’de Karasu’da düzenlenen risk altındaki kıyı alanlarını konu alan ‘Kıyı Mühendisliği Çalıştayı’ raporlarına bakılsa iyi olur derim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Ersöz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'nın yeni OSB'lere ihtiyacı var mı?