Milli Takım Şaşırtmadı ama ders çıkarmalı

Biz Türklerin en sevdiği şey bir işi zorlaştırmadan hedefe ulaşmamak. Büyük turnuvalara duyduğumuz hasreti dindirmek adına Dünya Kupası eleme gruplarına fırtına gibi başlayan Milliler Hollanda’yı 4-2 Norveç’i 3-0 yenerek bu sefer gümbür gümbür geliyoruz dedirtirken her zaman ters gelen Letonya ile 3-3 berabere kalınca hevesimizde kursağımızda kaldı. Kısacası okyanusları aştık dere de kulaç atamadık boğulma tehlikesini atlattık.
Hiç şüphesiz takımın başında teknik adam olduğu belli bir şekilde oynayan bir ekibimiz var. Çok iyi değiliz ama iyiyiz. Rakiplerin çekineceği bir takımımız da var. Ama bu rehavet yaratmamalı her maça ayrı bir konsantirasyon ile çıkmalı ve oyunumuzu geliştirerek devam etmeliyiz.
Hollanda’yı ve Norveç’i deviren bir takım karşısında Letonya’nın maça tutuk ve kapanarak başlayacağını hepimiz gibi Şenol Hoca’da tahmin etmiştir. Tempolu oynamaya başalayınca daha maçın başında golü bulduk ve Letonya’nın duvarını yerle yeksan ettik.
Letonya baktı ki bu kadar coşkulu bir takıma kapansak delik deşik olacak hafif hafif gelmeye başladı. Yahu tamam bizde hiç gelmesin demiyoruz ama adamlar geldikçe bizim orta sahamız otoban gişesine döndü. Bölgeler arasında o kadar mesafa bıraktık ki Letonya özgüven kazandı.
Hal böyle olunca orta sahada gaza basan Letonya vitesi de yükseltti geldi de geldi.O gelişler defansımızı abondane etti ve kalemizde pozisyon görüyorduk gol de görmeye başladık maalesef…
İlk yarı öyle böyle önde tamamladık. Biraz daha silkinip kendimize gelmiş olsak maçı koparırdık.
Hakan, Burak ve Kenan üçlüsü girdikleri pozisyonları değerlendiremeyince ve yoğun maç temposu neticesinde yorgunluğu sahada hissettirince ikinci yarı penaltı pozisyonu olmasa rakip kalede görünemeyecektik neredeyse.
Genel anlamda umut vaat eden bir jenerasyon ve uzun zamandır izlediğimiz bir kulübeye sahibiz.Egoist olmaması ve hakkaniyet sahibi teknik ve taktik bilgisi olan bir teknik adam ile bu yolculuğa çıkmanın avantajını yaşıyoruz ülke olarak.
Yusuf Yazıcı’nın çıkması konusunda tereddütlerim var ve tabiki hocanın Caner’e neden bu kadar sabrettiğini çözemedim ancak grup liderliğinde iddialı iki takımı bol gollü ve dinamik bir oyunla deviren Milliler’in içerde Letonya’ya maç vermiş olması ufak bir burukluk yarattı.
3-1’den 3-3’e içerde puan verip avantajımızı sekteye uğratan rehavete Şenol Hoca’nın bir çözüm bulmasını temenni ediyorum ve bulacağına da inanıyorum.
Milli Takımın yine de bu maçtan hataları noktasında çıkarması gereken dersleri çıkarıp turnuva boyunca bu tarz ger dönüşleri kendisinin yapabileceğine ve akıllarda kalacak bir başarı hikayesi yazabileceğini düşünüyorum. Geçtiğimiz travmalarının ardından, performansın bile çok büyük başarıların başlangıcı olduğu kanaatindeyim. Rövanşı kazanacağımızı kayıbı telefi edebileceğimize inancım tam. Son yıllarda prim krizleri,mafyavari teknik adamlar ve ego savaşlarına kurban edilen turnuvalarda özgüveni yerle bir olmuş bir takım olarak bu travmayı atlatabilmek, hemen yepyeni bir planlama ile ortaya çıkabilmek hem de Hollanda ve Norveç gibi olağanüstü ve turnuvanın gediklisi rakiplere karşı 6 puan almakta bana göre çok büyük başarıdır.
Başarısı olmadan şakşakçılarının gazı ile toplum nezdinde büyütülen veya büyütülmeye çalışılan isimler yerine Şenol Güneş ve öğrencilerini, bunu yapabildikleri için kutlamalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kaan Çetin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce okullar açılmalı mı?