Şişede kuyu suyu mu var?

Türkiye çok büyük bir kuraklık yaşıyor.

Barajların doluluk oranları kritik eşiğin altına indi.

Dünyanın sayılı büyüklükteki doğal içme suyu kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü bile çok büyük bir tehdit altında.

Sapanca Gölü aslında sadece kuraklık nedeniyle değil, beslendiği dereler üzerine kurulan su fabrikaları ve Sapanca ormanlarındaki betonlaşma nedeniyle büyük tehdit altında.

Son on yılda orman içindeki nasıl olmuşsa tapulu olan tüm araziler beton yığınlarıyla dolduruldu.

Son 20 yılda ise 20'ye yakın su fabrikası kuruldu Sapanca ormanlarının içinde...

Bu su fabrikalarıyla ilgili yıllardır yazıyoruz.

Büyük bölümü kiraladıkları sudan daha fazlasını şişeleyip satıyorlar...

Bunu ispat etmek çok kolay...

Ancak denetim işi hiçbir dönem gerektiği gibi yapılmadı.

Sadece Sapanca değil Akyazı ve Hendek'teki su fabrikalarında denetim eksikliği nedeniyle fabrika sahipleri haksız kazanç elde ederken, Sakarya'nın su zenginliği birilerinin zenginliğine dönüşüyor.

Geçmişte bir Sapanca Başsavcısı su fabrikalarıyla ilgili gelen ihbarlar sonrası harekete geçti.

Gerçekleştirilen baskında bir su fabrikasında artezyen suyunun şişelenip satıldığını tespit eden Başsavcı iddianamesini hazırlayamadan tayin şoku yaşadı...

Daha sonra aynı fabrikayla ilgili defalarca ihbar mektubu yazıldı.

Yıllar önce resmi bir şekilde kayıt altına alınan bir ihbar mektubunda sektördeki ve bir firmadaki usulsüzlükler çok ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştı:


Bu firma yaklaşık 40 adedin üstünde değişik su kaynaklarının yanında eski ve yeni fabrikasının çevresinde açtığı çeşitli kuyulardan elde ettiği suları Terz Ozmoz sisteminden geçirerek ve bu işlemin anlaşılmaması içinde de ham su ile karıştırarak elde ettiği suları Doğal Mineralli su ya da doğal kaynak suyu etiketi ile satışa sunmakta ve milyonlarca insanımızı aldatmakta, bu durumu bütün teferruatları ile bilen... yıllardan beri bu durumu örtbas etmektedir.

Söz konusu firmanın doğal mineralli ve ya da doğal kaynak suyu ruhsatı ve etiketi ile satılan bütün suları ilgili yönetmeliklerimiz gereği acilen içme suyu ruhsatı ve etiketine çevrilmelidir.

... markalarının kaynağındaki doğal yapıları ile ambalajlanmadığı bu sorulara yönetmeliğe aykırı çeşitli işlemler uygulandığı, piyasadaki suların iletkenlik ve toplam minerilizasyon değerlerinin bu suların etiketlerindeki değerlere hiçbir ilgisinin bulunmadığı bu suların piyasadan alınan ürünlerinin ölçümleri ile kolayla anlaşılacaktır.

Bu iddiaların öncesi de var sonrası da...

Hiçbiriyle ilgili titiz bir inceleme yapılmadı ve sistem hiç değişmeden bugünlere kadar geldi.

Fabrikaları denetlememin kolay ancak uygulanmayan yöntemleri var.

1-Piyasadaki sulardan örnekler alınarak suların iletkenlik ve toplam minerilizasyon değerleri ölçülerek kaynağındaki ve ruhsatındaki ölçüm değerleri karşılaştırılmalı.

Aradaki farka göre gereken işlem yapılmalı.

2-Fabrikaların kiraladıkları su ile faturalandıkları su miktarı karşılaştırılmalı.

Aradaki farka göre işlem yapılmalı...

Aslında bunun çok basit bir yöntemi var.

Kaynaktan fabrikaya girişe sayaç takılırsa fabrikanın kaynaktan ne kadar su aldığı ortaya çıkar.

Bu basit yöntem nedense tercih edilmiyor.

3- Su fabrikalarını yıllardır denetleyenler (Bakanlık ve Müdürlükte ) hep aynı kişiler.

Su fabrikalarına giden kamu görevlileri pek değişmiyor.

Bir çapraz denetim mekanizması su fabrikaları ile kamu görevlileri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkartabilir.

Kısaca söylemek gerekirse denetleyenler denetlenirse sorun kendiliğinden çözülür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

02

Hanbey - Beyaz adam ve annesi; toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir.

Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur. Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpınışları duyulamaz.

Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak...

Kızılderili Şef Seattle - 1853

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 10:59
01

Hasan - Denetimler çapraz denetim şurada dursun, bir maniniz yoksa denetime gelmek istiyoruz şeklinde olunca so uç daha ne olabilr ki.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 04 Ocak 19:54


Anket Sizce okullar açılmalı mı?