Gidenlerin ardından

Şimdi de yaparlar mı bilmiyorum.

Eskiden televizyonlar geçen yılın önemli olaylarını derleyerek gösterirlerdi.

Biz de bir yıl içinde neler yaşadıksa tatlı bir tebessümle seyreder iç geçirirdik.

Öncelikle rica ediyorum bunu yapmasınlar.

Yapsalar da izleyen olur mu bilmiyorum ama benim elimden gelse son yılı yaşanmamış sayardım.

Bunu sadece virüs ve yaptırımlarına da bağlamıyorum.

Bir dostumun dediği gibi “En çok bu yıl sıkıldım, en çok bu yıl üzüldüm, en çok bu yıl ağladım, en çok bu yıl sevdiklerime dokunamadım.”

Tabi bunların üzerine bir sürü “en” daha ilave edebiliriz.

Mesela en çok bu yıl umutsuzluğa kapıldım.

Oysa ben içinde umut olmayan suyu da içmem, türküyü de dinlemem.

Yani benim için umut hep vardır.

Ama bu yıl umudun peyder pey azalmasına şahit oldum.

Aslında bunca olayın unutulan ayrıntılarını da hatırlamak istemiyor değilim.

İçinde bulunduğum coğrafyanın - ki kızım bu coğrafyayı “ölüm kokan coğrafya” diye tanımlıyor- sürekli kanaması.

Zirve yapan kadın cinayetleri, ahlaka mugayir işlerin olumsuz yönde seyretmesi, her şeyden evvel fikirlerin bulanması, hepsi de sanki bu yıla denk gelmiş gibi.

2019 Yılının sonunda nasıl bir mesaj almışlarsa Adanalı bir gurup genç internet üzerinden “Biz 2020’ye girmek istemiyoruz “ diye deklarasyon yayınlamıştı.

Ne çok dalga geçilmişti. “Siz girmeseniz de olur” denilerekten. Şimdi onlara her kesimden özür var: “Keşke biz de girmeseydik” diyerek.

Ne çok dost kaybettik hem de çoğuna son görevimizi yapamadan.

Her ölüm erken ölümdür insanın içini acıtır ama ben üç dostumun ölümünü bir türlü kabullenemedim. Beraberde görev yaptığımız Emekli Öğretmen Mustafa SALİHOĞLU, kısa süre tanışıp uzaktan yazıştığımız Prof. Dr. Orhan KURAL, Eğitim Sen’de yönetici olduğum dönemlerde tanıştığım Sakarya’nın güzide basın emekçisi, Murat SOLMAZ. Üçünün de yüzlerinden en zor şartlarda bile tebessüm eksik olmazdı. Ne diyelim Allah hepsini nur içinde yatırsın..

Neyse, nihayet bitti.

Umudum odur ki yeni yıl her konunun hakkından gelebileceğimiz fırsatları yaratacaktır.

Yeter ki ne yaşadığımızı, olaylara nelerin sebep olduğunu kavrayabilelim.

Anladığım kadarıyla bu yaşanılanlar bundan sonra farklı biçimde tekrar yaşanılacak.

Doğayı rant hesaplarıyla paramparça edip dengesini bozanlar, geleceğimizi mahvettiklerinin farkına asla varamayacaklar. Ancak bizim çevre bilincimizin ve direnişimiz onlara geri adım arttırır.

Önce ağaçları kesip sonra yağmur duasına çıkmayı kabullenmem mümkün değil.

Ben yağmur duasına karşı değilim yağmurun yağması için alınmayan tedbirlere karşıyım.

Var olan bir sürü güven bunalımına karşı gene de virüs aşının bulunduğunu ve bu aşının kısa süre sonra bizi normale döndüreceğine umudum devam ediyor.

Dedik ya bu coğrafya daha fazlasını da gördü.

İnsanlarımız yeniden dönecek işlerinin başına ve üretmeye başlayacağız.

Günün birinde birisi “eski güzel günler” diye lafa başlasa asla kabul etmez, içinde “bir adım öne” cümlesini duymadan sakinleşmezdim.

Şimdi normale dönmek bile on adım ileri atlamak gibi geliyor.

Büyük konuşmamak varmış..

Kısaca tüm insanlığın barış, kardeşlik, sağlık ve esenlik içinde yeni bir yıla girmesini dilerim…..

Mutlu yıllar.


.


.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemil Cebecioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı'yı başarılı buluyor musunuz?