Sonrasını sonra düşünmek

Hapsedildiğimiz günler sene-i devriyesini doldurmak üzere.

Bu dönem özellikle umutsuzluk ve güvensizlik mi pompalanıyor anlamıyorum. Her gelen haber, bilgi kirliliğiyle dolu. İnsanlar “ aşı bulundu” söylemine de aşının yararlarına da kaygıyla bakıyorlar. Bir süre sonra da “ bakarız bir çaresine “ mantığıyla alışıveriyorlar güvensiz ortamlara…..

Gerçi insanoğlu bu, belli ki her şeye alışıyor. Komşulara gittiğimiz, acık havalara çıktığımız günle hiç olmamış gibi. Oysa bir saat elektrik kesilse veya ebeveynlerimiz “bizim işimi var bir saat evde oturacaksınız” deseler dünyamız kararırdı. Keşke direnç noktamız daha yüksekler de olsaydı da bu günlere de bu kadar çabuk alışmasaydık….

Gerçek özgürlüklere insanların ne bedeller ödeyerek kavuştuğunu hiç öğrenemeyen toplumlardan biriyiz. Özgürlüklerimize biraz değer versek bu dönemi biraz daha disiplinle daha çabuk ve daha az zayiat vererek atlatabilir, özgürlüklerimize kısa zamanda kavuşabilirdik. Oysa geri dönmecesine alışmaya çalışıyoruz yeni hayatımıza. Kendime soruyorum bazen neleri özledim diye. Binlerce yıl geçmiş gibi… Çok bir şey hatırlamıyorum özlediğim. Bir tek dostlarımla aramıza koymak zorunda olduğumuz mesafe zor geliyor onu da telefondu, görüntülü konuşmaydı atlatıyoruz. Gerçi bize ihtiyacı olan yakınlarımızın yanında olamamak bazen kesiyor nefesimizi ama görünüş odur ki ona da alışacağız.


Son zamanlarda aşıydı, normale dönmekti diye bir takım kulak kabartacağımız şeyler duysak ta nedense ben panik olmaktayım biraz. Malum; bu durumumuz virüse karşı bir savaş. Ancak her savaşta olduğu gibi savaştan daha zoru, savaş sonrası açılan zararları telafi etmek. Sanki hiçbir hazırlığımız yokmuş gibi geliyor virüs sonrasına…Korkuyorum.
Oysa hemen başlamalıyız pandemi sonrası yaşam hazırlıklarına… Belli ki insanoğlu öncelerde olduğu gibi bunu da atlatacak. Sonrasını sonra düşünemeyiz. Ekonomik düzeyi ne olursa olsun bir ülke eğer pandeminin hemen sonrası yeterince üretemez ise emin olun çekilecek acılar pandemi döneminden daha beter olur. Peki, üretime hangi sektörden başlamamız gerekecek? Elbette önce hayatta kalabilmenin yolu olan yiyecek yani tarım ve hayvancılık sektöründen başlanmalı. Bunun için acil tedbirler şimdiden alınmalı ve boş bir dönüm tarım alanı bırakılmamalı. Ekmenin biçmenin ve ekileni biçileni pazarlamanın önünde ki engeller derhal kaldırılmalı. Hatta yeterin fazlası verilmeli. Gelecek yıllarda ancak böyle ayakta kalabiliriz.

Elbette diğer sektörler için de gerekli tedbirler alınmalı. Mesela kredi borçlarının ertelenmesi veya faizlerin devre dışı bırakılmasını düşünülebiliriz. İnsanlar bu dönemden kalan borçlarına mahkum edilip üretimden düşürülmemeli. Bana sorarsanız acil olmayan altyapı yatırımlarına derhal son verilmeli.


Ben umut diyorum. Kimse kesmemeli umudunu en zor anlarda bile. Yaşlı dünyamız bundan daha kötülerini de gördü. Avrupa’nın tarihine bir bakın, kaç milyon insan gitmiş koleradan vebadan. Anlamsız savaşları saymıyorum bile… Ama gelinmiş sonunda her sorunun üstesinden. Yeter ki bizler yaşadığımız her şeyden yeterince ders çıkaralım.

Malum insanoğlu eninde sonunda galip gelecektir doğaya, amaç çekilecek acıları azaltmak…


…...


.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemil Cebecioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?