Salgınla böyle baş edemeyiz

Sakarya'nın korona verileri hiç iç açıcı değil.

1-28 Kasım tarihleri arasında Sakarya'da korona virüs testi pozitif çıkanların sayısı 40 bini aştı.

Yani durum vahim...

Hastaneler yetmeyince Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi de apar topar pandemi hastanesine dönüştürüldü.

Hastalar, Korucuk'a götürüldü...

Poliklinikler kapatıldı, acil olmayan ameliyatlar ertelendi.

5 Kasım günü köşe yazımda Kasım ayında koronanın ikinci dalgasıyla değil tsunami şeklinde yıkıcı etkisiyle karşılacağımızı belirtmiştim. 

Tam da öyle oldu.

Günlük bin 500'leri aşan pozitif vakalar ve artan korona ölümleri hepimizi çok ürküttü.

Bu salgının bu kadar yayılmasında mutlaka bir çok etken var.

Ama karantina uygulamasında yapılan bir yanlışın salgının bu kadar büyümesinde önemli etken olduğunu düşünüyorum...

Pandeminin ilk döneminde hatırlarsınız korona virüs tanısı konan hasta evine gönderilmiyor yurtlarda izole ediliyordu.

Sonrasında alınan bir kararla evlerine gönderilmeye başlandı.

Oysa bir çok evde korona virüs hastasını evde izole etmek mümkün değil.

Bu yüzden virüs testi pozitif çıktıktan sonra hasta eve gönderiliyor ve tüm ev halkına bu hastalığı bulaştırıyor.

Tüm ev karantinaya girdiğinde bu insanların ihtiyaçlarını karşılayacak bir mekanizma da şu anda yok.

İlk zamanlar oluşturulan Vefa Destek Grupları artık çalışmıyor.

O insanların varsa eşi dostu ihtiyacını karşılıyor.

Yoksa?

Yoksası belli değil...

Salgını önlemek için yeniden öğrenci yurtlarını devreye sokmak ve belki de sahra hastaneleri kurarak pozitif vakaları tam bir izolasyona tabi tutmak çözüm olabilir...

Bir diğer etken, fabrikalar başta olmak üzere işyerlerinde yeterli önlem alınmaması. 

İşverenler çalışanlara maske temini noktasında bile isteksiz davranıyor. 

Mesafe gözetilmeden üretim yapılıyor. 

Halen yemekhanelerini, mola yerlerini salgına göre ayarlamayan işyerlerinden söz ediliyor. 

Servislerde seyreltme yapılmıyor. 

Bu da salgının yayılımını arttırıyor. 

Salgının bu kadar yayılmasının bir diğer nedeni de vatandaş salgının boyutunu tam olarak bilmiyor.

Açıklanan Türkiye verilerini vatandaş kendisine çok yakın gibi görmüyor.

İl il tüm veriler net bir şekilde açıklandığında; emin olun herkes kurallara çok daha sıkı bir şekilde uyacaktır.

Bu süreçte doktorlar ve sağlık çalışanlarının tam bir tükenmişlik sendromuyla karşı karşıya olduğunu belirtelim.

Çalışma koşulları onlar için hiç de kolay değil.

Pandeminin ilk döneminin aksine çok daha fazlası korona virüs kapmış durumda ve aileleriyle ilgili endişeleri had safhada...

Onlara yeniden izole dinlenme alanları oluşturulmalı, otel ve misafirhaneler sağlıkçılara tahsis edilmeli.

Düğünler yasaklanmalı, camiler de bir süreliğine tekrar ibadete kapatılmalı.

Bugün açıklanması beklenen tedbirler arasında hafta sonları ve geceleri sokağa çıkma yasağı olacağı söyleniyor.

Hep söylüyorum.

İlke genelinde alınan tedbirlere ilave Sakarya'ya özel tedbirler de alınmalı.

Bunun için İl ve İlçe Hıfzısıhha kurulları tam bir sorumluluk bilinciyle düzenli olarak toplanıp kararlar almalı ve bu kararların takibini de sıkı bir şekilde yapmalı.

Yazının sonuna Türk Yoğun Bakım Derneği Genel Başkanı İsmail Cinel’in uyarısını ekleyelim:

Herkes bir adım geri çekilsin.

Biz artık dolduk.

Lütfen arabanızı daha yavaş kullanın bu hafta.

Çünkü trafik kazası geçirirseniz yoğun bakım yatağı için beklemek zorunda kalırsınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı'yı başarılı buluyor musunuz?