En sonbahar

Ocak ayıyla başlamaz sınıf duvarımızda yer alan mevsimler panosu sonbaharla başlar.

Eylül ayında serçeler okullarına dönerler.

Bu yıl böyle olmadı ama.

Bekledik bekledik bekledik...

Belki korona virüsünü atlatırız dedik.

Tam yedi ay sonra 12 Ekim’de belirlenen program çerçevesinde okulumuza döndük.

Üstelik virüs yine her yerde, yine gündemde, yine başrollerdeydi.

Dünyanın gündeminde, zihnimizin gizlenen çekmecelerindeydi.

Maskemizi taktık, gözlerimizle kucaklaştık çocuklarımızla.

Sosyal mesafe diye uyarıda bulunmama gerek kalmadı hiç.

Serçelerimin kendi kendilerini kontrol edebilmeleri yüreğime su serpti.

Eğitim yüz yüze olduğunda filizlenir, hayat bulurdu.


Sonbahar, içine acıları, hüzünleri, özlemleri, ayrılıkları tıkıştırdığımız bir bavul gibi, pesi sıra sürüklediğimiz...

Nereye gidersek yanı başımızda olan bir valiz, ağırlığını yüreğimizin kaldıramadığı.

Annemi bir ekim günü kaybetmiştim.

Bu yıl ekim ayı anıları ve özlemleri ile sarmaladı beni.

Sararan bir yaprak düştü bahçede.

İçimden bir yaprak daha…

İzmir depremini ve yitirdiğimiz canları izlerken pusuda bekleyen umutsuzluğa yüz vermedim hiç.

Ayda bebek ona uzanan bir ele sıkıca tutunmuştu çünkü.

Hepimiz yaralarımızı sarmalıydık hızlıca.

Depremi, yaşanılan bölgeye, yaşam şekline göre değerlendirip yarayı kanatanlar olduğunu görmek ne acı.

Depremin bir doğa olayı olduğunu görmezden gelmek İnsanlığımdan utandırdı beni.


Sonbahar doğanın dönüşümünü yaşıyor yalnızca.

Ona anlam yükleyen bizleriz.

Sararan yapraklar, göç eden kuşlar, bahçelerin hasadı, güneşin hafiften saklanması...

Geçen gün bahçede küçük Zehra bir şişenin içine bir sürü yaprak doldurmuş, yanıma geldi. Parmağı ile yaprakları göstererek bu yaz, bu sonbahar bu da en sonbahar dedi.

Sararmış olan yapraktı en sonbahar.

En sonbahar ne güzel bir ifadeydi.

En sonbaharın kasım ayı geldi çattı.

Yaka takmadığımız, kara önlüklerle siren sesini beklediğimiz, Atatürk sevgisiyle içimin titrediği çocukluk günlerim geldi aklıma.

Gülmeye utandığım.

10 KASIM, Atatürk’ün ölümünün 82. yılı.

Gecen günü sınıfça “Atatürk Günü” ilan ettik.

Herkes bir Atatürk posteri hazırladı Beril, kendi cümleleriyle Atatürk’e bir mektup yazdı. Defne ise bir şiir…

Kendi yaka rozetlerimizi kendimiz yaptık.

“Niçin seviyorsunuz Atatürk’üm dedim?”

Ne güzel cevaplar aldım.

“Çok kitap okuduğu icin” diyen oldu.

Zeynep, “hayvanları cok seviyormuş çünkü” dedi.

Çınar “İleri görüşlüymüş, doğayı çok severmiş” dedi.

Ayşe “Atatürk’ün en büyük hayali dünya turuna çıkmakmış” dedi.

“Geometri” kitabını yazdığını söyleyen oldu.

Emir “Demokrasiyi getirdi” dedi.

Yürüyen köşkten bahsetti Poyraz serçemiz.

Deniz, “Biz kızlar, Atatürk'ün sayesinde pek çok hak kazandık” deyince fikirlerin yaşıyor Atatürk’üm dedim içimden.

O sırada dersleri evde online ile takip eden Rıza’nın Atatürk panosunu alkışladık.

Atatürk oratoryosuna çalıştık.

Arkadaşlar!

Lütfen inançla okuyalım şiirlerimizi dediler. Sonra bir de Ata’mız için bir rap yapmaya karar verdik. Çocuklar 10 Kasım’a Atatürk’ümüzü anmaya hazırlar. Çocuklar O’na umutlar...

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. Onun ışığı vursun yüzümüze...

Bahçede yapraklar sararıp düşmeye devam ediyor.

Bahara hazırlanıyor doğa...

Umuda...

Sonbahara küsmeyelim bence.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Ayhan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

01

Selçuk Bektaş - Farklı konuları ustaca harmanlayıp bir potada eriten güzel ve duygu yüklü bir yazı olmuş.

Selçuk Bektaş

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Kasım 12:31
02

Mine Ayhan - @Selçuk Bektaş 01 nolu yoruma cevabı: Selçuk hocam, değerlendirmeleriniz benim için çok kıymetli, desteğiniz için teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Kasım 12:43


Anket Koronanın yayılımı nasıl önlenir?