Eğitimde imkan ve fırsat eşitliği

Covid 19 ile başlayan süreç maalesef “Eğitimde Fırsat ve İmkan Eşitliği” ilkesini yeniden tartışılır hale getirmiştir. Şüphesiz bu 1973 tarih 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre milli eğitim sistemimizin temel ilkelerinden birisi olmasına karşın sürekli tartışılan bir kavram olmuştur. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 8. maddesi, “Fırsat ve imkân eşitliği” başlığında şu şekilde ifade edilmektedir: “Eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkân eşitliği sağlanır. Maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek eğitim kademelerine kadar öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla parasız yatılılık, burs, kredi ve başka yollarla gerekli yardımlar yapılır.”


Yukarıdaki kanun maddesine göre bu eşitsizlik, öncelikle cinsiyetçi ve ekonomik açılardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Daha sonra bu sürece kır ve kent farkı da dahil olmuştur. Peki bu eşitsizliği gidermek neden bu kadar önemlidir? Olmasa da olur diyebilir miyiz? Şüphesiz bu sorulara yanıtım, mümkün değil şeklinde olacaktır. Eğer sürdürülebilir kalkınma istiyorsak Türkiye’de gelecekte olacak insan kaynaklarına bütün olanakları -ki buna artık internet de dahildir- eşit olarak sunmak zorundayız. Sunmadığımız takdirde yatay bir hareketlilik ve sınıf oluşumuna yol açarız. Halbuki kalkınmış toplumların hepsinde sosyal yapının oluşumu ve gelişimde dikey hareketlilik olması zorunlululuktur. Hatta yasal düzenlemelerle bu garanti altına alınmıştır. Bizde de Anayasa’nın 10 ncu maddesi ve METK nun 8 nci maddesi “EŞİTLİK” ile ilgilidirler ve bu eşitliğin her alanda teminini zorunlu kılarlar. Şüphesiz bu eşitliğin temininin garantörü Eğitimde Fırsat ve İmkan Eşitliği ilkesidir. Eğitim ise bunu zeka seviyeleri ve yapılarına göre şekillendirir. Eğitimde fısat ve imkan eşitliği ilkesine göre eğitsel süreçlerin düzenlenmesi demek, Türkiye’deki gelecek insan kaynaklarının çağın gelişimine uygun eğitilmesi anlamını taşır. Bu nedenle devletimiz “parasız yatılı olanakları, burs imkanları, Yatılı Bölge Okulları, köylerin ve kırsal bölgelerin zeki çocuklarının yatılı olarak ücretsiz okutulması vb” uygulamalar sayesinde bu ilkeler önemini korumuş ve kısmen sıkıntılar da olsa başarı ile uygulanmıştır. Ancak Covid 19 süreci ile bu duruma yeni bir boyut kazandırmıştır. Verilecek eğitimlerin internet merkezli EBA uygulamalarına dayalı olmasını zorunlu kılması ve hala birçok köyümüzde internetin olmaması yada yeteri hızda olmaması yeni eşitsizliklerin temelini oluşturmaya başlamıştır. Köy kökenli birisi olarak, memlekete gittiğimde internetin batıdaki düz arazi üzerinde sayılabilecek benim köyümde de internetin yeterince çekmediğine şahit oluyorum. Ya dağlık bölgelerde durum nedir? sorusu yanıtını siz verin lütfen. Daha da vahimi halen ikamet ettiğim Sakarya’nın en kaliteli bölgesi olarak adlandırılan Serdivan da dahi 16 MBS daha hızlı internet altyapısı olmaması da şehir de dahi yeterli internet altyapısı olmadığının açık delilidir. Şüphesiz köylerde görev yapan okul müdürü öğrencilerim maalesef aynı durumların Sakarya İli’ne bağlı köyler için de sorun olduğunu belirtmektedirler. Keşke en yaygın teknoloji olan TV ye dayalı olarak, her sınıf seviyesi için bir EBA TV açılsa idi ve bu süreç daha az fırsat eşitsizliği sorunu olarak kalsa idi.


Yine sorunun başka bir boyutu da internet hızızndaki yavaşlıktır. Avrupa ülkeleri içerinde her saniyede www.speedtest.net internet sitesine göre ortalama saniye başı 24 MBPS ile Avrupanın en düşük internet hızına sahip olmamız da bu eğitimde fırsat ve imkan eşitliğini bilişim teknolojilerine dayalı olarak sağlayabilmemizin mümkün olmadığını ve daha da arttırdığını öne sürebiliriz. Bu internet hızları, İngiltere de ortalama 67 MBPS, Almanya’da 91 MBPS, İspanya’da 126 MBPS, Fransa’da 128 MBPS, İsveç’te 137 MBPS iken en yüksek ülke olan Romanya’da ise 152 MBPS olarak görülmektedir. Eğer dünya ile ekonomide de rekabet edecek isek, nitelikli insan gücünü üretmeliyiz. Bunun temeli de köy kent, kırsal şehir ayrımı yapmadan her kesime çok daha yüksek hızlı interneti sağlamak ve köylerdeki çocuklarımızı da bu zor dönemde eğitmeye devam etmek zorundayız. Eğitim sosyal bir olaydır ve sosyal tabakalarla ilişkili bir kavramdır. Eğer bu internet altyapıssını en ücra köye kadar götüremezsek, birçok zeki çocuğumuzu harcamış olma olasılığımız yüksektir. Hatta daha vahimi, acaba yeniden KAST sistemi gibi sosyal sınıf mı üretmiş olacağız ? “Fırsat ve imkân eşitliği”, “Genellik ve eşitlik”, “Eğitim hakkı” ve “Karma eğitim” gibi ilkeler eğitimde fırsat ve imkân eşitliğine destek sağlayıcı ilkeleri oluşturmaktadır. Covid 19’un yarattığı bu süreçte, mevzuatı da farklı sosyal tabakalarda bulunan çocuklara, dikey hareketlilik yapmalarını sağlayıcı fırsat ve imkânların nasıl sunulacağını yeniden ve hızlı bir biçimde düşünmek ve uygun çözümler üretmek zorundayız. Bu kavram ve ilkelerin beklentilere uygun olmadığı ya da yetersiz olduğu ve yeteri düzeyde teknolojiye ve internete ve hatta yeterli internet hızzına sahip olamayan öğrencilerbu süreçte dezavantajlı duruma geçmişlerdir. Halihazırda uygulamaya konan EBA Destek Noktası gibi uygulamalar işlevsel ancak çok yetersiz uygulamalar olarak değerlendirilebilir. Birçok okul müdürü de pansuman bir uygulama olarak görmektedirler. Çok daha fazla kırsalda yaygınlaştırılmalıdır. Ama asıl çözüm ise tüm Türkiye’de internet altyapısısnın güçlendirilmesi, olanakları olmayanların hızlıca belirlenmesi, bilgisayar ve tablet dağıtımının MEB kontrolü altında ihtiyacı olanlara ulaştırılmasının sağlanması ve bu ihtiyaç sahibi eşitsiz durumda olan öğrenci ve ailelere ücretsiz internet sağlanması ile gerçekleşebilir.

Saygılarımla
Prof.Dr. Osman TİTREK
otitrek@sakarya.edu.tr

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Titrek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakaryaspor'da ilk 4 haftada kaybedilen 6 puanın sorumlusu kim?