Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi Ve Sakaryaspor

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki bu yazıyı kongre süreci öncesinde yazsaydım Akkuş’un adamı ilan edilirdim ve inandığım doğrular gölge de kalırdı. O nedenle şimdi yazmayı uygun gördüm.

Cevat Ekşi ve yönetimine yeni sezonda başarılar dilerim.

Ekrem Başkanın tutumunu da doğru bulmadığımı ve Sakaryaspor’un kalıcı gelir ihtiyacını gidermek yerine yine günü kurtarmaya yönelik bir hamle yaptığını düşünüyorum.

Sakaryaspor’da bir şirketleşme olacaksa Sakaryalı bir iş adamı ile olmalı illa Sakaryalı olmayacaksa en azında daha sıkı ilişkileri olan bir iş adamı olmalı diye düşünüyorum.

Dünya’nın en popüler spor dalı tartışmasız futboldur. 7’den 70’e herkesin bağlandığı, kulüpleriyle özdeşleştiği, sporcuları ve yöneticileri en çok popüler olan hem ulusal hem de uluslararası alanda en çok seyredilen, özellikle ülkemizde zaman zaman siyasetle de iç içe olan ve ülkelerin tanıtımına da katkıda bulunan ve ülkemizde herkesin kendini bu işin en iyisi olarak gördüğü bir spor dalıdır.

Hal böyle olunca bu spor dalının yaratmış olduğu katma değerin milyar dolarlara ulaşması ve kitleler üzerindeki artan etkisi kendi ekonomisini yaratmasına imkan verdi. 

Günümüzde futbolun ticarileşerek kendi endüstrisini yaratması, küresel anlamda bir pazar olması nedeniyle kulüpler profesyonelleşme, kurumsallaşma, gelirlerini artırma, sermaye piyasalarından daha ucuz ve daha uzun vadeli fonlar sağlayabilmek gibi amaçlar için şirketleşmeyi ve devamında halka açılmayı tercih etmişlerdir. Bu durum neticesinde kulüplerin bilet geliri ve büfe geliri gibi klasik gelirleri yerini ulusal ve uluslararası medya gelirleri, sponsorluk , reklam, ticari ürün ve isim hakkı gelirleri gibi daha çok endüstriyel niteliği olan ve katma değer yaratan gelir kaynaklarına bırakmıştır. 

Futbol Kulüplerinin idari ve mali yapılarının profesyonel ve bütünlük içinde yönetilmesi çağdaş ve gelirleri arttırıcı bir kurumsal yapıya kavuşması ve hızlı karar alma özellikleri ile dinamik bir işleyişe sahip olması ancak şirketleşme ile elde edilebilecek kazanımlardır. Futbol kulüplerinin de bu kazanımları ve sağlam bir mali yapıyı elde etmeleri için şirketleşmeyi takvimlerine almaları kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

Derneklerin ticari işletmeler kanalı ile ticari faaliyet göstermelerinden çok daha esnek ve etkili ticaret yapılmasını sağlayacak bir yapı olan anonim şirket yapılanması ile hem faaliyet alanları genişletilebilir hem de gelir çeşitliliği sağlanır.

Kurulacak Anonim Şirket’in esas sözleşmesi geniş bir düzenleme neticesinde her defasında değiştirilmesi açısından zorluklar içeren dernek tüzüklerinden daha tercih edilebilir bir durumu karşımıza çıkarır.

Anonim Şirketlerde esas sözleşme ile belirlenmiş faaliyetlerin yürütülmesi neticesinde gelir anlamında bir rahatlığı da beraberinde getirecektir.

Günümüz futbolunda şirketleşmeyi tercih eden kulüplerde hem idari, hem mali hem de sportif başarının bir arada gelmesi tesadüf denemeyeceği kadar gerçekçi bir tablo olarak karşımıza çıkıyor.

Bunun nedeni ise kulüplere yatırım yapan ve her anlamda bu işten sorumlu olan bir patronlarının yani anonim şirket yönetim kurulu başkanının olmasıdır.

Şirketini ayakta tutmak adına mesai harcayan ve canla başla mücadele eden başarısızlık halinde şapkasını alıp gitmeden karından olduğu gibi zararından da nasibini alacak patronların olmasıdır.

Genel kurulda el kaldır indir ibra et formülünden yatırım, planlama ve başarı üçlemesine geçişin en önemli ayağı planlı ve doğru yapılanma ile şirketleşmedir.

Bugün üç büyüklerde dahil olmak üzere Sakaryaspor , Kocaelispor, Eskişehirpor gibi köklü camiaların borç yükü altında ezilmelerine neden olan tek sebep profesyonel mantıkla yönetilmemeleridir.

Avrupa standartında mücadele içinde olacaksak özellikle şirketleşme üzerine eğilmek zorundayız. Profesyonellikle yönetilirsek ancak o zaman yarışmacı bir ülke futbolunu mümkün kılabiliriz.

Bu nedenle Türkiye’de büyük ölçüde kulüplerin şirketleşmesi taraftarıyım.

Yıllar evvel bu dernek statüsü olmuş ve genel kurul’da delegesi bol olan gelmiş başkanlığa oturmuş üstüne de paraları harcamış bir güzel kulübü batırmış ama sükseli transferlerini de yaparak reklam yapması da cabası.

Ülkemizde Başakşehir , Göztepe ve Samsunspor örneği iyi irdelenmeli.

Bu camialardan çok önce şirketleşen Sakaryaspor ‘un ise içler acısı durumu tartışılmalı.

1998 Eskişehir Play-Off finalinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İBB başkanı olduğu dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u yenerek şampiyon olup Süper Lig’e çıkan Sakaryaspor’un şirketleşmesi gündeme geldi. O sene yine aynı böyle tartışmalar arasında Sakaryaspor’un yüzde 51 hissesi MEPAŞ Holding’e verildi.MEPAŞ Holding o yıllarda CINE5 ve Show TV’nin de sahibi olan Erol Aksoy’un şirketiydi.MEPAŞ, Sakaryaspor’u devralırken yıldız transferler ve büyük başarılar vaat etti.Taranoğlu ve ekibi bu oluşumu dizayn ederken Sakaryaspor Anadolu kulüplerinin yapamadığı bir konuda öncü oluyordu.

O Sakaryaspor ligin ilk yarısında 9, sonunda ise 35 puanla küme düşerek şirketi ve oluşumu gönüllerde iflas ettirmiş oldu.Şirketleşme hayali ve büyük başarılara yelken açmak başka bahara kaldı.

2000/2001 sezonunda ise başka bir ANAP’lı Bakan Tantan organizasyonunda Sakaryaspor’u yaklaşık 3 milyon Dolar vererek Sakarya Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan BELPAŞ satın aldı. Senelerdir hem dernek hem AŞ kötü yönetiliyor.

Sakaryaspor A.Ş. olmasına rağmen profesyonelleşemeyi beceremedi.

Peki ama Göztepe ve Samsun bunu becerebilirken biz neden sınıfta kaldık?

Bunun muhakamesini şehir olarak yaparak artık profesyonel bir şirket olarak yeni ufuklara yelken açmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kaan Çetin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakaryaspor'da ilk 4 haftada kaybedilen 6 puanın sorumlusu kim?