Siz hiç Ağustos Böceği gördünüz mü?

Bazen bir olayı anlatmaya çalışırken kelimelerin yetmediğini görürsünüz. Tıpkı şu an benim başıma gelen gibi. Ne yazarsanız ne söylerseniz eksik kalacak sanırsınız.

Evet, engelli istihdamından bahsedeceğimi eminim hemen fark etmişsinizdir. Özellikle de engelli oluşları yüzlerinden belli olmayan hafif düzey engelli bireylerin istihdamından…

İstihdamın literatürde ki tek karşılığı bireye sağladığı ekonomik özgürlüktür. İş bulacak yani “istihdam” kazandığı parayla da özgürleşecek, o kadar… Oysa engelli bireylerde istihdam, yaşam alanlarının genişletilmesidir.

Yani birine bağlı olmadan yaşayabilme

Yani ben de varım ve bu toplumun bir parçasıyım diyebilme

Yani engellilere ait tüm dezavantajları elinin tersiyle itebilme

Yani ailede asalaklıktan üreticiliğe terfi etme

Yani sokağa, parka, bahçeye, sinemaya hatta arkadaşlarla buluşmaya tek başına gidebilme

Yani bir öğrencimin dediği gibi “hem evdeki bireyler arasında hem de dışarıda statü değiştirebilmektir.”

Bir kitapta mı yoksa bir film repliğinden mi aklımda kalmış hatırlamıyorum. “Sen hiç ağustos böceği gördün mü?” diye soruyordu. Sanki görse tüm Dünyanın yükü kalkacak üzerinden. Ben de öyle zannederek soruyorum; “Siz hiç çalışan bir zihinsel engelli birey gördünüz mü?” Onun gözlerindeki mutluluğu ve kendine olan güvenini fark edebildiniz mi? Gördüyseniz her şeyi yazsam da eksik kalacak sandığım yazımın anlaşılırlığından emin olurdum.


Beni böylesine karmakarışık duygulara iten olay 15 yıllık verdiğim emeğin karşılığı olan istihdam edilmiş 300 zihinsel engelli bireyin pandemi döneminde işten çıkarılmaya başlanmış olması. Birer birer kaybediyorlar işlerini. Hem de nedenini anlayamadan.

Elbette bu zor zamanlar kimse için kolay değil. Neticede istihdamı sağlayan firmalar da ayakta kalabilmek uğruna her yolu deneyecekler. Burada sorun, benim zihinsel engelli bireyimin işten çıkarılma nedenini hiçbir zaman anlayamayıp olayı kişiselleştirecek olmasıdır. Şöyle soracak mesela: “Ben yanlış bir şey yapmadım ki beni neden işten çıkardılar?” Çünkü o çalıştığı işyeri onun belirli bir süre sonra hayat damarı oluyor. Yani yaşama sevinci… Şimdi gel de bu olayı açıkla. Zorunluluktan, Covit 19, Koronavürüs, Pandemi, herkesi çıkardılar falan….


Elbette kimseyi suçlamıyorum. İşveren herhalde böyle bir durum olsun da bu insanları işten atayım diye bir planlama yapmadı. Hepimiz için istisnasız özel bir durum. Ancak örgütlü yapılanmalar bu gibi durumlarda çaresiz kalmamak için vardır. Mutlaka önceden tedbir alınmalıdır. Anlaşılan bu bireyler çaresizlik içinde kaderlerine terk edildiler.

Oysa çözüm çokta zor değil. Burada sosyal devlet devreye girecek birey çalışırken de ücretli izine çıkarılmışken de mali yüküne ya ortak ya da hepsini kendi karşılayarak sorunu çözecek. Yoksa sorunun bu şekli giderek katmerleşip ailenin de eğitimin de sivil toplum kuruluşlarının da onca emeğini yok sayıp toplumsal bir yaraya dönüşür.. Unutulmamalı ki böyle bir yaşanmışlığın da, bu olumsuzlukları yaşayan bireyler için de geri dönüşümü yoktur. Sonuç kaybedilmiş bireyler, katmerleşmiş sorunlar, çaresizlik içinde kıvranan aileler...

Hepimiz biliyoruz ki kriz dönemlerinin asıl mağdurları toplumun dezavantajlı kesimleridir. Orada ki yara katmerleşir. Çünkü aysbergin görünen yüzüyle meşguldür sorun çözümleyiciler… Belki sesimizi duyan olur ve yasal statüsü nasıldır bilmem ama sorunun çözümsüz olmadığı anlaşılır.

Unutmamak lazım ki yasaklar ve zorlamalar sorunu çözmez. Sorunları tarafların paylaşması çözer.

Lütfen “Ben yanlış bir şey yapmadım ki beni neden işten çıkardılar” feryadını duyun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemil Cebecioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce okullar 31 Ağustos'ta açılmalı mı?