Longozu Katarlılara satalım

Karasu, Acarlar Longozu gibi bir turizm değerine sahip olduğunu bundan tam 20 yıl önce Türkiye Çevre ve Yeşillendirme Kurumu’ndan (TÜRÇEK) öğrendi.

Longoz, o yıllarda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. (Şimdi Prof.) Barbaros Gönençgil’in başında bulunduğu bir akademik heyetin çabalarıyla ortaya çıkarıldı.

2000’lere kadar Acarlar sadece göl diye anılıyordu. AKP’li bir İl Genel Meclisi üyesi ‘sülüklerin yaşam alanı’ benzetmesinde bilye bulunmuştu.

Karasu’daki ilkokullarda ‘Çevremizi tanıyalım’ ünitesinde küçücük Küçükboğaz Gölü varken bile longoz adı geçmiyordu. (Hala da yok!)

Gönençgil ve ekibi tanıtıma yönelik projelerini, 2005 yılında longoz kıyısındaki Karasu/Karamüezzinler Mahallesi okulunu eğitim birimine çevirip uluslararası bir toplantı ile tamamladılar.


BUNLAR MİSYONER Mİ?

Kısa adı UNIDEP olan Birleşmiş Milletler’e bağlı bir proje destek örgütünün yüzlerce ülkeden temsilcisi 25 Haziran’da Acarlar Longozu’nda buluştu. Eğitim merkezinin açılışına, tanıtım projesini parasal olarak destekleyen İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Michael Roberts de katılmıştı.

Prof. Dr. Barbaros Gönençgil burada yaptığı konuşmada Bizim görevimiz bitti. Longoz artık Karasululara teslim; tanıtımını iyi yaparsanız bölge turizmine büyük bir canlılık gelir’ demişti.

O gün okulun minicik bir odasına çağırılıp ‘Bunlar kim, misyoner olmasınlar?’ sorusuna muhatap olmuştum. Sorguculardan biri dönemin İl Milli Eğitim Müdürü, diğeri de ilçenin tepe yöneticilerindendi.

Bu kuşku o günden bu güne devam etmiş olmalı ki, Gönençgil’in uyarısı hep kulan arkası edildi. Acarlar Longozu’na sıradan ve günübirlik bir gelir kapısı olarak bakıldı.

Karasu’da görev yapmış en başarılı kaymakamlardan olan Dr. İlen Gündüzöz döneminde Acarlar için bir proje başlatıldı. Sonrasında Kaymakam Murat Duru ile devam etti.

2008 yılında günümüze kadar Acarlar’a gelen konuklar o dönem yapılan tesislerde ağırlandı.

Şimdi eski tesisler tamamen sökülüp yeni bir proje uygulanacak. İhalesi bitti, yer teslimi yapıldı.

Ayrıntılarına girmiyorum.

YENİ PROJE O ALGIYI SİLER Mİ?

Bu uzun girişten sonra asıl anlatmak istediğim konuya geleyim.

Mart 2017’de Acarlar Longozu için bir kiralama ihalesi yapıldı. İşletmeciliği için iki talip kıyasıya yarıştı.

İhale haberini alır almaz ilçenin tepe yöneticilerine endişelerimi ilettim. Karasu Haber Gazetesi ve o dönemde yazdığım Yenihaber Gazetesi’nde de görüşlerimi ortaya koydum.

Hep şunu söyledim ve yazdım: “Yüksek bedelli bir kiralama doğru değil. Sorun devletin buradan kaç lira aylık gelir elde edeceği değil, nasıl işleteceğidir.”

Bu uyarılar her zaman olageldiği gibi kulak arkası edildi.

Sonuçta longoz kirası aylığı 40 bin liranın üzerindeki bir bedele bağlandı. İşletmecinin bu parayı ödemekte zorlanacağını ihaleyi yapanlar da, kamuoyu da, kiralayanlar da bal gibi biliyordu.

Bunu ortaya koyan itirazlarıma işletmecilerden tepki geldiğinde kendilerine “Tuzağa düştünüz” demiştim.

Bu gün öğreniyoruz ki, aradan geçen 40 aylık zaman sürecinde sadece Milli Emlak Müdürlüğü’ne sadece bir aylık kira yatırılabilmiş! Dolayısıyla işletmecinin şu anda bir milyon liranın üzerinde borcu bulunuyor.

Devlet Acarlar Longozu’na ‘getiri sağlanacak alan’ gözüyle baktı ve sonuç ortada.

İşletmeci ise her gece ‘Kiramı nasıl öderim’ endişesi ile yatıp ‘Yarın nerelerden daha fazla gelir elde ederim’ hesapları içinde bir o yana bir bu yana kıvrandı.

Bu kiralamayı izleyen süreçte Acarlar’la ilgili yakınmalar bitmek bilmedi. Yiyecek ve içeceklerin pahalı olmasından tutun park parasına ve hizmetin kalitesizliğine kadar onlarca müşteri şikâyetine muhatap olduk.

Sonuçta hem devlet hem işletmeci kaybetti diye kestirip atamayız. Çünkü asıl kaybeden Karasu’dur.

Acarlar’a yönelik yerleşen bu kötü algıyı silmek çok kolay değil. Ekonomik kriz ve pandemi de üstüne geldi.

“Bir daha longoza adımımı atmam” diyenleri kazanmak için yürüyüş yolunu 10 km yapsanız, kuş gözlem kulesini 300 metre yüksekliğinde dikseniz faydası olmaz.

Orada bundan sonra kâr amacı gütmeyen bir işletmecilik ve profesyonel bir hizmet sunumu şart.

İĞNEADA GERÇEĞİ

2011 Aralık ayında bir grup arkadaşla İğneada Longozu’nu da gezdik. Karasu/Kurudere Mahallesi kadar nüfusu olan bu beldede longoz adını kullanan otelde yer bulamadık. Karadeniz kıyısındaki 5 yıldızlı otelin çok parçalı İğneada Longozu’na uzaklığı da en az 5 kilometre. Üstelik longoz kıyılarında tesis filan da yok.

Otel sahibine sadece longoz adına güvenerek böylesi bir yatırıma nasıl cesaret edebildiğini sorduğumuzda, “Kural neyse ona uydum. Tanıtıma büyük paralar harcadım. Önceliğimin kâr etmek olmadığı algısı oluştu” diye yanıt vermişti.

Bitirirken; yazımın başlığına bir açıklık getireyim.

Yeni proje sonrası yeniden kıyasıya bir kiralama hesapları varsa eğer, şartnameye ‘İhaleye sadece Katarlı firmalar katılabilir’ maddesi konulsun.

Yüksek bedelli bir kira, ancak parasının hesabını bilmeyen kişilerden tahsil edebilir.

Veya en iyisi Acarlar Longozu Katarlılara satılsın, olsun bitsin!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Ersöz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce okullar 31 Ağustos'ta açılmalı mı?