Bay Wili Wonka

Tatile çıkmadan önce öğrencim Ayşe’den bir video aldım.

Roald Dahl’ın” Çarli’nin Çikolata Fabrikası” adlı kitabını anlatıyordu. Mor ceketi, bembeyaz dişleri ve şapkasıyla Bay Wili Wonka gözümün önüne geliverdi.

1964 yılından beri çocukların yakından tanıdığı Bay Wili Wonka Ayşe’yi de kendi büyülü dünyasına alarak ona muhteşem bir yolculuk yaptırmıştı.

Peki Çarli’nin Çikolata Fabrikası hakkında neler biliyoruz?

İngiliz yazar, bir yatılı okulda okumuş.

Dokuz yaşından itibaren her hafta annesine mektuplar yazmış. Babasının yönlendirmesiyle günlük tutmuş.

Otuz iki yıl boyunca annesine ve çocuklarına mektuplar yazan Roald Dahl, bir gazetede yazdığı savaş anılarıyla yazarlığa adım atmış.

Çocuklarına yatarken anlattığı öyküler, ilk çocuk kitabı olmuş. Ardından Çarli’nin Çikolata Fabrikası gelmiş.

Gerçekte de çocukken okulu bir çikolata fabrikasının yanındaymış. Fabrika, ürünleri denemek için okula sürekli çikolata gönderiyormuş. İşte çocukluktan kalan bu tat, bu koku, bu düş gücü yazara bu şahane eseri yazdırmış.

Yaklaşık yetmiş yıldır da tüm dünyada aynı heyecan ve merakla okunan bu kitabın sekiz yaşındaki öğrencim tarafından okunması ve etrafına akıcı bir dille anlatması öğretmeni olarak beni de mutlu etti. Çünkü ben bir kitap tutkunuyum.

Kitabı koklamayı, satırların arasında kaybolmayı çok severim.

Elimin altında bir kitabım vardır mutlaka…

Şu an Edgar Allan Poe’nun Tüm Hikayeleri’nin olması gibi

1719 yılında yayımlanan Robinson Cruseau , 1726 yılında yayımlanan Gulivver çocuk edebiyatının başlangıç kitapları olarak kabul edilir. Daha sonra 19. Yüzyılda Jules Verne’nin düş gücü ve bilime merak uyandıran kitapları gelir.

Bizim jenerasyon da okumuştur “Dünyanın Merkezine Yolcukluk’u”, “Seksen Günde Devri Alem’i”…

Kızımın ortaokulda elinden düşürmediği Afacan Beşler, Gizli Yediler ise 20. yüzyılda yazılmış eserlerdir.

Benim çocukluğumda okuduğum, günümüzde bazen zayıflık olarak değerlendirilen duyguların hakim olduğu Pollyyanna da 20. Yüzyılda yayımlanmıştır.

Pollyyanacılığı severim.

Bu kitabın etkisiyle köyde oturan yaşlı bir nineciğe anneme hazırlattığım erzak çantasını yarım saatlik bir yürüyüşten sonra götürmüş, ninenin dizinin dibine oturup sohbet etmiştim.

Pinokyo ile de bu yüzyılda tanıştı tüm dünya…

Yalan söyleyen kuklanın maceralarını bilmeyenimiz yoktur.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Exupery’nin yazdığı Küçük Prens bugün de bizlere “Ben üzgündüm ama onlara yorgunum dedim.” demeye devam ediyor.

Burada İranlı yazar Behrengi’nin Küçük Kara Balık ‘ını da hatılamazsak olmazdı.

Bir de bizim dönemin çocuklarına acımayı, fakirliği, haksızlığı ve ağlamayı vicdanlarımıza nakış gibi işleyen Kemalettin Tuğcu’yu…

Daha pek çok değerli yazar ve eserini buraya sığdırmak mümkün değil…

Eminim sizler de çocukken okuduğunuz kitapları ve yazarları hatırlayıp gülümsemişsinizdir.

Benim çocukken okuduğum bir kitabın bugün öğrencim tarafından okunması, o kitabı yaşatıyor.

Bana kattıklarını, bugün de çocuklara katmaya devam ediyor.

Kitaplar ölümsüzleşiyor.

Çocuklar, kitaplarla tanışmalılar…

Günümüzde kitaplara olan ilgi azalıyor gibi görünse de ben kitapların ve çocukların gücüne inanıyorum.

Bir kitaba sahip olma duygusu yönünde güdülenmesi gerekir çocuklarımızın…

Belki kendi kitaplıklarını oluştururlar.

Okumak istedikleri kitaplara kendileri karar verirler.

Bay Wili Wonka ‘nın fabrikası çikolata üretiyor.

Ya fabrikada silah üretiliyor olsaydı, Çarli ne yapardı?

Kötülük olmaz çocukların dünyasında.

Bacasından çikolata kokuları yükselir.

Çocuk kitaplarında sevgi vardır.

Barış ve dostlukla harmanlanır olaylar.

Yüreğe dokunur kısacası. İnsanın ihtiyacı olan iyilik aşılanır kitaplarda.

Çocuklar, nitelikli kitaplarla buluşmak zorundalar.

Küçük yaşlarda kazanılan okuma alışkanlığında, aileler ve öğretmenler önemli rol oynuyor.

Raflarda Pinokyo, Alice, Oliwer Tvist, Pollyyanna, Küçük Prens ve daha nicesi okunmak için çocukları bekliyor.

Bu tatil kitaplarla dost olmak için en güzel fırsat…

Bir de şunu eklemek isterim.

Bay Wili Wonka orijinal kitapta siyahiymiş.

O iflah olmaz kibir ve ego teninin rengini değiştirmiş.( Yayımcının kararı ile)

İnsan olmak ne kadar zor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Ayhan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakaryaspor'da ilk 4 haftada kaybedilen 6 puanın sorumlusu kim?