Bu şehrin benimle 25'inci yılı (2)

Bu şehrin benimle 25 yılını yazma nedenim geçenlerde yapılan bir anketin Sakarya’mızı Türkiye’nin en mutlu 15 ili içerisinde göstermesi.

Bu Şehrin insanlarının mutlu olmasının nedeni eşi dostu çevresidir. Yoksa bu şehrin insanına kattığı değer gün geçtikçe azalmaktadır.

Deprem öncesi ve sonrası yaşananlar bu şehre mutluluk katamadığı gibi maalesef “Adapazarlıyız Hafız(!)” kültürünü bile pekiştirememiştir.

Herkes kendine sorsun bakalım bu şehrin ortaklaştırdığı bir kültür var mı diye…

Bence olmadığı gibi 1954’den beri oluşturulmaya çalışılan kültür birliği de geriye arşınlamaya başlamış adımlarını…

Bu Şehrin benimle 25 yılının birinci bölümünü okuyanlar hatırlar deprem öncesini ve o arada olan sosyal gözlemlerimi dile getirmeye çalıştım.

Nelerin elimizden gittiğini şimdi daha iyi görebiliyoruz?

Bilmeyenleriniz sorsun bakalım Çark Caddesinde bir kızın yürürken kıyafetinden veya herhangi bir davranışından ötürü rahatsız edilmesi hangi sonuçları doğururdu?

Kim mesul değildi komşusunun kızından?

Yalınız yaşayan bir apartman sakininin vefat etmesini komşularının uzun zaman fark etmemesi yaşanmış bir olay mıydı, Sakarya tarihinde?

Bu ilde insanlar birbiriyle tanışırken “hangi milletsin” diye sorardı ve bu soru asla ırkçılık motifleri taşımazdı. 1

4 etnik kökenin yaşadığı ilimizde bir tek etnik köken kavgası görülmemişti.

Geçtiğimiz dönemlerde neredeyse linç kültürüyle anılacaktı ilimiz.

Allahtan ki böyle bir anlayışın kökleri derinden gelmediğinden çabucak aklıselim hakim oldu.

Gene de insanlarımız bu şehirde yaşamaktan mutlu ama insanlarımız mı bu şehre mutluluk katıyor, şehir mi insanlara mutluluk katıyor varın siz söyleyin.

Bu şehrin sahipsizliği hakkında bir şey söylemeye gerek yok.

Siyaset bile bize hangi pencereden baktığını söyleyemiyor.

Tüm milletvekillerini ve yerel yönetimleri aynı partiden seçtiğimiz dönemlerde bir tek bakanımızın olmamasını açıklamak mümkün mü?

Sadece 7 ayını yaşadığımız 2020 yılında diğer illerden farklı yaşadığımız bebek ölümlerini, geçen yıla oranla normal ölüm vakalarının % 40 artmasını İspanyol El Pais Gazetesi Türkiye muhabiri Andres Mourenza olmasa kimden öğrenecektik.

Bu şehir Türkiye’nin mutlulukta ilk 15’in içinde öyle mi?

Şeker Farikasının mı yoksa Tank Paletin özelleştirilmesi mi sağlamış bu mutluluğu…

Yoksa organize sanayide peş peşe yabancılara satılan fabrikalarımız mı?

12-13 yıl bu ilde köşe yazarlığı yaptım.

Özellikle engelli mücadelesine ve eğitimine katkılar verdim. 27 yıl bir ilde yaşarsan oralı olabiliyor musun bilmiyorum.

Ama ben kendimi buralı hissediyorum.

Onun için de bu şehirde yaşanan olumsuzlukları daha fazla uzatmadan kimseye malzeme vermeden bitirmek istiyorum.

Bu şehrin sorunlarının çözümü imkansız değil.

Başka illerden getirdiğimiz örf, anane ve geleneklerle yaşamamız çocuklarımızı doğduğu bu topraklara yabancı kılıyor. Kendi kültürümüzü de öğrenemiyorlar.

Vazgeçmeliyiz ezberlerimizden.

Subaşındaki herkes de popülizm yapmaktan vazgeçsin.

Kafamızı kaldırıp bakmak yeterli…

Aynı coğrafyadaki diğer iller bizi baya solladı gibi.

Ama onlar ne hikmetse mutluluk sırasına girememişler….


.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemil Cebecioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakaryaspor'da ilk 4 haftada kaybedilen 6 puanın sorumlusu kim?