Mantar ve çatapat fabrikasıydı

3 Temmuz Cuma günü tüm Sakarya'yı ayağa kaldıran bir patlamayla havaya uçan Hendek'teki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nın kuruluş öyküsü 1966'da başladı.

Hüseyin Coşkun tarafından mantar ve çatapat( oyuncak tabanca mermileri) üretmek üzere kurulan fabrikada zaman zaman yaşanan patlamalar kamuoyunda tepki oluşturmaya başlayınca, fabrikanın taşınması gündeme geldi.

Yetkililerin zorlamasıyla daha modern bir üretim hedeflenerek harekete geçildi.

Bu süreçte ailede bir bölünme de yaşandı.

2005 yılında Geyve'de Coşkunlar, Hendek'te Büyük Coşkunlar adıyla iki fabrika kuruldu.

Fabrikalarda üretimler 2007 yılında başladı. 

Her iki fabrika da kurulurken merkezdeki fabrika gibi mantar, çatapat ve torpil gibi çocuk oyuncakları üretmek üzere kurulmuştu.

Havai fişek üretimi, bu fabrikaların ruhsat almasından sonra başladı.

Daha önceleri bu firmaların bünyesinde Çin'den getirilen havai fişeklerin satışı yapılırken yerli üretime geçişte bir ruhsat yenilemesi yapılıp yapılmadığı bilinmiyor.

Ancak her iki fabrikanın binalarının havai fişek üretimine ve depolanmasına çok müsait olmadığını net olarak söyleyebiliriz.

Hendek'teki Büyük Coşkunlar Fabrikası'nda biri 2011 diğeri 2014 yılında olmak üzere üzere birer kişinin öldüğü iki patlama yaşanıyor.

Geyve'deki fabrikada 2013 yılında meydana gelen patlama sonrası yerleşim yerine de çok yakın olduğu için üretimden vazgeçiliyor.

Arif Coşkun Niğde'nin Bor ilçesinde YERTAŞ adıyla kurulan bir şirketi satın alıp, şirketin 540 dönümlük arazisine yeni ve modern bir fabrika kuruyor.

Yeni fabrikanın kuruluşunda tüzüğün istediği şartlara olabildiğince dikkat ediliyor.

Buna rağmen 2018 yılında yaşanan patlamada 2 kişi hayatını kaybedince Arif Coşkun, oğlu ve mesul müdürle birlikte tutuklanıyor.

40 gün hapis yatıyorlar ve aldığı 6 yıl hapis cezasından kısa bir süre çıkan afla kurtuluyor.

Hendek'teki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası ise Ali Rıza Ergenç Coşkun ve oğlu Yaşar Coşkun'a ait.

Şirketin merkezi halen E-5 kıyısındaki eski fabrika binasında bulunuyor.

Ticaret Sicil Gazetesinde Ali Riza Ergenç Coşkun ve Yaşar Coşkun şirket merkezinin iki müdürü olarak görünüyor.

Hendek'teki fabrika faaliyeti ise şirketin şube faaliyeti olarak gösterilmiş ve şube müdürü olarak Ali Riza Ergenç Coşkun yetkilendirilmiş.

Ali Riza Ergenç Coşkun ve Yaşar Coşkun'un gözaltına alınmaları da fabrika sahibi olarak değil şirket müdürü olarak taşıdıkları sorumluluk nedeniyledir.

Baba, oğul Coşkunlar'in hem işveren, hem şirketin sorumlusu olarak patlamaların da bir anlamda sorumlusu olarak görülmeleri çok doğal.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı her ikisinin gözaltına alınmasının ardından gözaltı gerekçesini, tutuklanan 4 şüpheli ve 100'ü aşkın fabrika çalışanın ifadesine dayandırdı.

Başsavcılık açıklamasında çok açık belirtilmese de tutuklananlar dahil çalışanların patlamayla ilgili Ali Riza Ergenç Coşkun ve Yaşar Coşkun'u sorumlu tuttukları anlaşılıyor.

Peki bu patlamaya yol açan ihmal neydi?

İşçiler üretilen malzemelerin kızıştığını ve bununla ilgili alınan önlemlerin yetersizliğini defalarca yetkililere iletmelerine rağmen çözüm üretilmediğini söylüyor.

Adli ve idari soruşturma çok yönlü soruşturuluyor.

Soruşturmalar sonuçlandığında mutlaka patlamanın nedeni kamuoyuna duyurulacaktır.

Ancak kamuoyu bu konuda merak içinde.

Birkaç gündür bir türlü fırsat bulup yazamadım ama konuştuğum herkes patlamaların nedeni merak ediyor.

Ulaştığım bazı iddialar var.

Birinci iddiaya göre patlamaya yol açan ürün yeni bir ürün.

Kosova'dan Türkiye'de torpil diye bilinen ürüne benzer bir ürün siparişi alınmış.

Türkiye'de üretilen torpil için bilinen formülden farklı bir formülle bu ürün üretilmeye başlanmış.

Aliminyum ve magnezyum karışımında elde edilen bu yeni ürün paketlenip, jelatinlendikten sonra ısınmaya, işçilerin değimiyle kızışmaya başlamış.

Tedbir olarak güneşe serilip kurutulmuş.

Ancak yeniden paketlenince kızışma devam etmiş.

İlk patlama bu ürünlerin üretildiği noktada yaşanmış...

Üretilen ürünlerin çok az miktarda üretim yerlerine tutulması gerekirken çok fazla tutulmuş ve üretim binaları ile depolar arasındaki mesafe çok yakın olduğu için ilk patlamadan çıkan kıvılcımlar depolara sıçramış. İlk patlamada çalışanlar kendilerini dışarılara atmış. Tüm Sakarya'yı sarsan patlamalar ilk patlamadan 3-4 dakika sonra yaşanmış.

Bu da can kayıplarının 7 ile sınırlı kalmasına neden olmuş.

İkinci iddia ise ilk patlamanın bu yeni ürünün karışımları belirlenirken laboratuvarda meydana geldiği yönünde.

Ölüm ve yaralanmaların da bu bölgede yoğunlaşması bu iddiaya inananların sayısını da arttırıyor.

Facianın nerede başladığını öğrenmek için işçilerin ifadeleri kadar kamera kayıtları da önemli.

İşçiler bildiklerini ifadelerinde anlattı ve anlatacaklar.

Fabrikanın kamera sisteminin ise böylesine tehlikeli bir tesiste olması gereken kalitede olmadığı belirtiliyor.

Çok uzun yıllar önce kurulan sistemde hangi kameranın çalışıp, hangisinin çalışmadığı yıllardır kontrol edilmemiş.

Bu yüzden kameralardan çok sağlıklı bir bilgi çıkmama durumu da var.

Ben tüm olumsuz koşullara rağmen yargı sisteminin bu acı olayın sorumlularını bulup hak ettikleri cezayı vereceğine inanıyorum.

Benim kafama takılan sorular var:

1-Mantar ve çatapat üretimi için kurulan fabrikada havai fişek üretmek ve buna izin vermek ne kadar doğrudur?

2-Son derece değerli orman arazisi sınırında bu fabrika kurulurken kim nasıl muvafakat verdi?

3-O fabrikada izni alınmamış başkaca üretimler var mıydı?

4-Denetimler işçilerin TV kanallarına beyan ettiği gibi yemekhanelerde(!) yemek yenerek mi yapılıyordu? Böyleyse o denetim elemanlarıyla ilgili de soruşturma başlatılacak mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

02

Nasıl - Sezai Bey hem tmgd hem isg uzmanlığı aynı anda yapılamaz. Kendi tmgd firması sahibi olup başka birine ait osgb bünyesinde, bir fabrikaya isg uzmanlığı hizmeti vermesine nasıl izin verilmiş? Ayrıca çok tehlikeli sınıfında yer alan iş yerlerinde A sınıfı uzman bulunmak zorunda B sınıfı uzman değil. İsg uzmanlarını devlet atamalı.İşini iyi yapan İsg uzmanlarına çok ihtiyaç var.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Temmuz 14:35
01

Las Palmas - Acar gazeteci Matur! Müsiad seni bitirebilir rüzgarlı havada saçak altına oturma kafana kiremit düşebilir...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Temmuz 22:14


Anket Sizce Sakaryaspor'da ilk 4 haftada kaybedilen 6 puanın sorumlusu kim?