Hafta sonu yasağı ne kadar faydalı olur?

“Birçok arkadaşım, danışanım yazdı.

“Evden çıkmıyordum kaç haftadır.

2 gün yasak geldi, patladım evde.

Kendimi dışarı atmamak için zor tutuyorum!”

Engellenmek kamçılanma yaratır.

Engellendiğiniz de istemediğiniz bir şeye bile arzu duyar olursunuz.

Hafta sonu 2 gün sokağa çıkma yasağı getirdik.

Pazar gecesi insanlar kendini sokağa attı.

Pazartesi günü şehir merkezi insan kaynıyordu.

Herkesin ağzında bir maske, maskenin yarattığı yalancı bir güvenlik hissiyle ihtiyaç görmek için değil, gezmek dolaşmak için sokağa çıkmışlar, ben öyle gözledim…

Geçen haftanın neredeyse 2 katı insan vardı sokaklarda.

Konuşurken maskeyi çene altına indirip, sustuklarında ağızlarını kapatanlar,

maskeyi çene altında indirip sigara içenler…

Tuhaf tuhaf görüntüler!

İnsanların bu davranışları “gereksiz” olarak tanımlamaya, kimseye kızmaya hakkımız yok.

Her insan bir değil.

“Neden kilo aldın”,

“Neden sigara içiyorsun” diye kızabilir miyiz insanlara.

Virüsle ilgili süreci “sigara bırakma kampanyası” gibi yürütmeye çalışıyoruz, başka nasıl bir sonuç beklenebilir ki?

İnsanlara “cahil, aptal” demekse kendimizi avutmaktan başka bir şey değildir.

Cumhurbaşkanı hafta sonu yine yasak geleceğini söyledi.

Sanırım süreci böyle yönetmeyi düşünüyor.

Bu hiç rasyonel bir yöntem değil.

Bırakın işe yaramamasını sorunu daha da büyütecektir.

Sokağa çıkmak yasaklanmalı mı, yasaklanmalı ise ne kadar süreyle ne zaman ne şekilde olmalı, süreç nasıl yönetilmeli;

Devleti yönetenlerin bunları uzmanlarla belirlemesi gerekir.

Sokağa çıkma yasağı insan davranışlarını yönetmeyle ilgili bir süreci içerir.

Bu sürecin Psikolog, Psikiyatr ve Sosyologlarla yönetilmesi gerekir.

Hafta sonu yasak hafta içi serbestliğinin insan davranışları üzerinde nasıl bir etki yapacağının tartışılması gerek.

Bunu yapmadık, sonuçları ortada,

halen bu konuda ısrar edilmesi benCE anlaşılır değil.

Engelle-bırak, engelle-bırak.

Bu davranış kişinin “engellendiği” şeye karşı arzusunu kamçılar.

Başka da bir işe yaramaz.

“Yoksun bırakmayı” biz mesleki olarak kullanırız, arzu yaratmada etkin bir yöntemdir.

Hafta sonları yasak koyar hafta içi açarsak, hafta içi dışarı çıkmak için insanları kamçılamış oluruz.

Bu mudur yapmaya çalıştığımız?

İnsanları sokağa dökmeye mi çalışıyoruz?

Her şeyi yaşayarak öğrenmeye gerek yok, bunu çocuklar yapar.

Yetişkin bilgi üretir, ortak akıl geliştirir, fikre önem verir.

Bizden önce bu yolu yürüyen pek çok ülke var.

Hiç mi ders almıyoruz?

İçimizde bu konulardan anlayan uzmanlar var.

Neden sormuyoruz?

Önceki yazımda belirttiğim gibi “ekonomi bozulmasın ama virüs de yayılmasın” mantığıyla yürümüyor bu iş.

Cuma akşamı yaşananlar ortada.

1 ay uğraş, ürettiğin her şeyi 2 saatte heba et.

Hafta sonu 2 gün yasakla, pazartesi başa sar.

Sağlık Bakanı, Bilim Kurulu, sağlık çalışanları 1 aydır kendini yırtıyor.

İnsanlar heder oldu sosyal mesafe demekten!

Sonuç?

2 saatte emek çöp oldu!

Berberlerin, restoranların, kafelerin, kahvehanelerin, okulların, iş yeri kapanan bir sürü insanın suçu ne?

Kapanan bu iş yerlerinde işinden olan milyonlarca insanın suçu ne?

Bu insanlar “virüs engellenecek” diye iş yerlerini kapattı, işlerinden oldu, sabretmeye çalışıyorlar.

Bir an önce süreç kontrol altına alınsın, işlerine dönsün istiyorlar.

Bu yapılıp edilenler ise süreci uzatmaktan başka işe yaramıyor.

Başa sarıyoruz sürekli…

Tüm bu garipliğin üstüne pazar akşamı olanlar saç baş yoldurttu.

Gece yarımda millet sokağa çıktı “bunun ertesi günü nasıl olacak, nasıl çözüm bulacağız” diye düşünmemiz gerekirken,

İşi gücü bıraktık “Bakan istifa etti mi etmedi mi” diye kafa patlattık.

Günün sonunda Bakanın istifa etmesi erdem, kabul edilmeyip görevine devam etmesi zafer gibi sunuldu kamuoyuna.

Kimse kusura bakmasın;

Kaygıya saplanmış, rasyonellikten uzak bir devlet yönetiminin dışarıya yansıması ciddiyetsizlik oluyor!

Yapmayın!

Yazık ediyorsunuz, kendinize de bize de!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?