Köyleri kapatın!

Sakarya’nın Koronovirüs istatistikleri açıklandı.

Düşündüğümün üstünde bir tablo!

Vakaların yüzde 60’ının İstanbul’da oluşu, Kocaeli’ndeki tablonun da yoğun olması

Sezai Matur’un köşesinde belirttiği gibi “kaygı verici”.

Bu durum “yayılma hızı” konusunda ciddi bir baskı altında olduğumuzu, daha yoğun tedbirler almamız “gerektiğini” gösteriyor.

Görünen o ki devletimiz “hayatı durdurmamak” için sokağa çıkma yasağı ilan etmeyecek.

Benim 2 önerim var.

Bunları uygulamak hem zor değil hem de maliyetli değil.

İlk önerim:


424 köyümüz var.

Ancak, Büyükşehir statüsünden dolayı köylerin bir kısmı mahalle oldu.

Onlarla birlikte bu sayı 550’yi buluyor.

“Köylerimiz” şu an için stratejik öneme sahip.

Bu nedenle virüs bulaşmadan dışarıya kapatalım!

Ekimlerin yoğun yapıldığı aylardayız, bir iki ay sonra da hasada başlanacak…

Köylere virüs bulaşırsa alınacak karantina tedbirleri yüzünden hem ekim hem de hasat sekteye uğrar.

Biz de yazın yiyecek ürün bulamayız!

Köye virüs bulaştıktan sonra karantina altına almanın da anlamı yok, ayrıca sonuçları da hepimiz için sıkıntılı olur.

İnsanlar köyde serbestçe hareket etsin, ancak şehirle bağlantılarını keselim.

Çalışma hayatları, gündelik rutinleri devam eder.

İhtiyaçlarını köye gönderilecek görevli araçlarla “düzenli” şekilde karşılarız.

Belki sorun buraya kadar varmaz.

Lakin,

olası virüs bulaşma riskini almaya gerek yok, hepsi hepsi birkaç hafta sabredilecek buna.

“Evden çıkmayın” denmeyecek, sadece şehre gelmesinler!

Sakarya Valiliğinin bu konuda alacağı önlemin, virüsle mücadeleye ciddi bir katkı sunacağını düşünüyorum.


ÇALIŞANLAR RİSK GRUPLARINDAN AYRILSIN


İkinci önerim:


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği gibi hayatı devam ettireceksek yani çalışmaya ara vermeyeceksek, çalışan çocuklarıyla birlikte yaşayan anne babalar ve kronik hastalığa sahip olan yakınlar risk altında demektir.

Şu anda uzmanlar tarafından da en çok eleştirilen husus bu.

Sakarya’da yüzlerce özel yurt ve apart daire var.

Bunlar öğrencilere dönük hizmet veriyor, şu anda üniversite kapalı.

Bahar dönemini de kapattık.

Şu anda bu özel yurtlar ve apart daireler “boş” durumda.

Çalışmak zorunda olup, anne banasıyla birlikte yaşayan ve bu nedenle anne babasını risk altında bırakan çalışanları bu yurtlara ya da apartlara yerleştirebiliriz.

Burada 1 ay kalmaları “virüse önlem” için hayati zaman kazandırır.

Üstelik bu yurtlar ve apartlar, “ev konforunu” aratmayacak imkana sahipler.

Elektriğini, suyunu, doğal gazını ve kişiler ayrıldıklarında temizliğini valilik ya da belediye karşılar, kırılan dökülenler kişilere ödetilir…

Bu çözümün ekonomik ciddi bir maliyeti de olmaz.

Bu çözüm, sokağa çıkma yasağı getirilmemesinin yarattığı büyük riski yani çalışanların anne babaya bulaştırma ihtimalini en aza indirmiş olur.

Olur ya devlet sokağa çıkma yasağı getirirse, 14 gün sonrasında çalışanlar evlerine dönerler.

Ancak, bunun olmama ihtimaline karşı ciddi bir önlem almış oluruz.


Bu iki çözümle virüsün yayılım hızını yavaşlatılır.

Bu, daha az hasta yatağı, daha az yoğun bakıma ihtiyaç demektir.

Böylece sağlık personelinin riskini de yükünü de azaltmış oluruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?