En kötü senaryoya hazır mıyız?

Sokağa çıkma yasağı halen tartışılıyor.
Bunun için geç kalmış bile olabiliriz.
İtalya’dakine benzer bir durumla karşılaşmamız, tedbirler konusunda gevşekliğimiz ve sürecin seyri dikkate alındığında çok mümkün.
Eğer böyleyse bunun için işlerin bizim için “kötüleşmeye başlayacağı” tarih, önümüzdeki hafta.
Şimdiden “olası” en kötü senaryo için hazırlık yapmamız gerek.

Bu tür krizlerde “ merkezi yönetimin” şehirlere katkısı sınırlı oluyor, iş yerel yönetimlere ve bölge halkına düşüyor, İtalya örneğinde gördüğümüz gibi.
Bu nedenle artık Ankara’ya bakmayı bırakıp,
şehrimizle ilgili “olası” en kötü senaryo için simülasyon hazırlamak gerek.
Simülasyon için öncelikle bu şehirde “risk altında” olan kişi sayısının tespit edilmesi gerek.
Virüsün “risk grubundaki” kişilere yayılma hızını,
bu grubun
“ne kadarının ne kadar zamanda içinde enfekte olacağını, ne kadarının hayati tehlike yaşayacağını ve bu kişilerin sağlık sistemine hangi zaman aralıklarıyla dahil olacağını” ön görmemiz gerek…
Virüsün pik seviyesi neresi olacak, nereden itibaren yavaşlayacak.
Tepe noktasına vardığımızda, hangi alanlarda;
insan, mekan, eşya, alet, edevat yani neye ihtiyacımız olacak…
Bunun için şimdiden hazırlık yapmalıyız.

Şehri yönetenlerin bunlarla ilgili simülasyonları ve planları vardır.
Ben yine de ben birkaç hususa değinmek istiyorum…

Bugünden itibaren hemen bir kriz masası kurulmalı.
içerik için tıklayınız" target="_blank">Büyükşehir Belediye Başkanı ya da İl Sağlık Müdürü… yetkisi olan bir yönetici tarafından koordine edilip, yönetilmeli.
Bu masa Camili’ de değil,
“hem herkesin kolay ulaşabileceği hem de masayı yönetenin herkese kolay ulaşabileceği” bir noktada olmalı.
Bu yetkili her gün en az bir basın toplantısı düzenleyip, Sakarya kamuoyunu bilgilendirmeli.
Hangi hastanede kaç pozitif hastamız var,
Evde karantinaya gönderilenler,
İyileşenler,
Yoğun bakımda yatanlar,
Hayatını kaybedenlerle ilgili bilgiler bu toplantıda Sakarya kamuoyuna açıklanmalı.

Virüsün hangi mahallelerde yoğun olduğunun tespiti, mahalle içi ya da dışı izolasyonlar için muhtar, muhtar heyeti, okul/cami dernek yönetimleri gibi o yöredeki aktif haldeki STK’lardan destek alınmalı, onlarla bir iletişim ağı geliştirilmeli.

Mümkünse tüm köylerde şimdiden “ karantina uygulamasına” geçilmeli,
virüsün şehrin geneline yayıldığı durumda virisün “bulaşmadığı” köyler karantina altında kalmalı.

Yerel basına özellikle de dijital basına yoğun ihtiyaç duyacağımız günler yaşamamız olası. Yerel basın halk ve idareciler arasındaki bağlantının kurulması için çok önemli.
Bu nedenle, şimdiden onlarla birlikte iletişimle ilgili olasılıklar ve imkanlar üzerinde tartışmalı.

Tüm bunlardan önemlisi,
“en kötü senaryoda” muhtemelen kamu gücü bu süreci yönetmek için yeterli olmayacaktır.
Bunun için farklı meslek gruplarından gönüllülere ihtiyaç duyulacaktır.
Bu nedenle,
süreci seferberlik mantığıyla yürütüp, şimdiden bir “gönüllü ordusu” kurulmalı.
“Risk grubunda olmayan kişilerden” seçilmiş şehir sakinleri, mesleklerine göre sınıflandırılmalı.
Tablo ağırlaşıp, süre uzarsa “her meslekten” insana ihtiyaç duyabiliriz.

İtalya örneğinde gördük, görüyoruz...
Umarım benzer süreç yaşamayız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?