Sokağa çıkma yasağı için daha ne bekliyorsunuz?

İtalya’da ilk vakanın ortaya çıkışından bu yana 35 gün geçti.

Hal ortada, görüyorsunuz.

Türkiye’de ise ilk vakadan bu yana 16 gün geçti.

Üstelik, İtalya’nın 20’nci gündeki rakamını 16’ncı günde geçtik.

Habertürk Televizyonunda Didem Aslan Yılmaz’ın konuğu olan algoritma çalışan uzmanlar, Türkiye’nin bu hafta sonuna kadar vakti olduğunu, sonrasında sürecin “kontrolden çıkacağını” söylediler.

Hal böyleyken,

Neden “sokağa çıkma yasağı” ilan etmiyoruz?

Coronovirüs’le mücadele yerelden “kopuk” bir şekilde yürütülüyor.

82 Milyon, Sağlık Bakanı’nın ağzından çıkacak sözleri bekliyoruz.

Oysa virüs Ankara’da değil, burada… hayatımızın içinde.

Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi karantina hastanesine çevrildi.

Toyota Hastanesi malum.

Arifiye Öğretmen Lisesi, Yurtkur’un yurtları yurt dışından gelenler için karantina alanı oldu. Bu tablodan endişelenmeli miyiz?


Soru var, ama cevabı yok…

Çünkü soruyu yanıtlayacak bir “yetkili” yok karşımızda.

Tek yetkili class="tag-link" title="Sağlık Bakanı etiketli tüm içerik için tıklayınız"> Sağlık Bakanı.

Böyle dönemlerde devlet kurumlarının yerel yetkilileri halkla muhataptır.

Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayır,

Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce,

İl Sağlık Müdürü Aziz Öğütlü…

Bizim onlarla iletişim halinde olmamız gerek.

Lakin, kimse bilgi vermiyor.

Kaç Koronovirüs vakamız var?

Kaçı evde?

Kaçı hastanede?

Kaçı yoğun bakımda?

Kaçı hayatını kaybetti?

Yaşları ne?

Hangi ilçelerde daha yoğun?

Köylerde var mı?

Bilmiyoruz.

Hangi ilçelerle, mahallelerle bağlantımızı yavaşlatmamız gerek?

Çarşıda pazarda mı, iş yerlerinde mi daha hızlı yayılıyor?

Nerelerde, nasıl tedbir alacağız?

Bilmiyoruz.


Virüsle mücadele sadece “hastanede” olmaz.

Bu, tek başına devletin alacağı tedbirlerle yürütülecek bir süreç de değil.

Halkın aktif katılımı gerek.

Sorumluluk alması gerek.

Halkın kamu çalışanlarına destek olması, yardım etmesi gerek.

Ama bunun olabilmesi için, halkın “yerel yöneticilerle” temasının olması gerek.

Lakin ciddi bir kopukluk var.

Bu yüzden, T54’ün haberinde geçtiği Perşembe pazarı görüntüleri ortaya çıkıyor.

Şehir merkezinde her şey yolundaymış gibi hayata devam ediliyor.


Sakaryalı bu mücadeleye “yerel yöneticiler” eliyle dahil edilse, geniş katılımlı bir yardım/destek süreci yaşanabilirdi.

Geç kalınmış değil.

Ancak bunun için, Sağlık Bakanlığının sorunu tek elden yürütme stratejisinden vazgeçmesi gerek.

Bu da ancak şeffaf bir şekilde bilgilerin halkla yerel yöneticiler tarafından paylaşılmasıyla mümkün olur.

Biz bu bilgileri Sağlık Bakanından değil,

Sakarya Valisinden, Sakarya İl Sağlık Müdüründen almalıyız.

Biz onlarla muhatap olmalıyız,

Çünkü bu şehirde onlar bizimle birlikte yaşıyorlar, bizim endişelerimizi taşıyorlar.

Kuşkusuz bu şehri Sağlık Bakanından daha iyi tanıyorlar!


“Özetle, bu iş sadece Ankara’dan yürütülmez.

Her şeyi “yaşayarak” görmeye de gerek yok,

İtalya, İspanya, ABD örneği ortada!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?