Sakarya'nın eşsiz yeşili!

Sakarya’nın en çok sevdiğim şeyi bir başka yerden dönerken sınırlarımıza girdiğimde
iliklerime kadar hissettiğim yeşilinin tonudur.
Böylesine güzel bir yeşil tonunun dünyanın başka bir yerinde olduğunu düşünmüyorum.
Havasından mıdır?
İkliminden midir?
Allah’ın bize çok özel bir hediyesi midir?
Bilmiyorum…
Ama biz bu yeşilin değerini çok fazla bilmiyoruz.
Bu şehrin doğasını korumak için elbirliği yapmak yerine bu cennet kopyası coğrafyayı nasıl yaşanmaz bir hale getiririz diye birbirimizle yarışıyoruz.
Sapanca’nın güzelim ormanlarını yapılaşmayla ve su fabrikalarıyla yok ettik.
Türkiye’nin en verimli tarım arazilerini  İstanbul’dan kovulan sanayiye açtık.
Yatay şehirleşeceğiz diye ovalarımızı yerleşim yeri yaptık.
Sakarya nehrimizde kirlilik alarm seviyesinde.
Derelerimiz Trakya’daki zehir akan derelere benzedi.
İstanbul’un hafriyat atıkları için ilk buldukları adres Sakarya.
Şehrin çözümsüz sorunları var.
Deprem şehriyiz ama depreme hazır değiliz.
Hiçbir şehirde olmayan karmaşık bir ulaşım yapımız var.
Doğru dürüst bir kültür merkezimiz de, kütüphanemiz de yok.
Müzemiz yok.
Spor deyince futbol anlıyoruz ama Sakaryaspor’umuza sahip çıkmıyoruz.
Nehrin çocukları diye övündüğümüz gençlerimiz okumak için şehir dışına çıktıklarında geri dönmüyorlar.
Dönseler kendi şehirlerinde değer görmüyorlar.
Niye peki?
Bu şehrin ortak aklı hiç olmadı.
Hep ortak akıl edebiyatı yapıldı, hep sözde kaldı.
Şehrin dinamikleri zorunlu olarak bir araya geldiklerinde bile birbirlerine hiç samimi olmadılar.
Samimiyet yoksunu Sakarya’mın yeşiliyle ilgili endişelerim var.
Şehrimin yakın bir gelecekte Gebze gibi Dilovası gibi olmasından endişe ediyorum.
Milletvekillerimizin, belediye başkanlarımızın, devlet görevlilerimizin sorumlulukları büyük.
Ancak Sakarya’nın yeşilini korumak sadece onların değil hepimizin görevi.
Bu yeşil bize gelecek nesillere taşımamız için bize emanet edildi.
Sakarya, ormanlarıyla, yaylalarıyla, ovalarıyla, gölleriyle, dereleriyle, deniziyle bir eşsiz bir güzelliğe sahip.
Hepimiz cennetten bir köşe gibi bize bahşedilen bu güzel toprakları bu güzel vatan parçasını korumak için duyarlı olmalıyız.
Eğer önümüzdeki tehlikeleri bertaraf etmezsek Sakarya çok yakında Dilovası gibi nefes alınamayacak bir yere dönüşür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

01

Mükremin - şu şehirde bunları haramilerin gözlerinin içine bakarak dile getirebilecek az kişi var. tebrik ve teşekkür ederim. elinizden geldiği kadarıyla mücadele ediyorsunuz. gebzeye dilovasına dönünce, suyu havası toprağı kansorejenle dolunca anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak. yeşil bursanın beton bursaya döndüğü yerde bize neler olacağını düşünmek çok üzücü.. göçte cabası.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 09:38


Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?