Günümüzün Gerçeği Stres ve Beslenme

Şu an yazımı okuyan herkese merhaba, ben Diyetisyen Gamze Dönmez.

Bu ay stresin beslenme üzerine ve beslenmenin stres üzerine etkisini konuşalım istiyorum..

Stres ve beslenme ilişkisi yadsınamaz bir gerçek. Bu ilişkinin en önemli nedenlerinden biri de hormonal düzen.

Stres ve beslenme ilişkisinde esas söz sahibi hormon kortizol. Kortizolün yükselmesi ile enerji sisteminde kıymetli olan insülin düzeyleri de artmakta. Stres ve beslenme aslında bu iki hormon üzerinde kesişmekte.  

Kortizol dediğimiz stres hormonu savaş veya kaç mantığı ile çalışan bir hormon. Bu mantık doğrultusunda artan kortizol hormonu ile vücutta yağ salınımı yaşanmakta olup yağ hücrelerinin boşalması ile acıkma hissi gelişmekte. Ve yağ hücrelerinde ki hormonal salınım ile gelen açlık hissinde kızarmış besinler, cips gibi yağı yüksek besinler arzulanır.

Aynı zamanda artan insülin ile şeker metabolizması aktifleşir ve bu durumda şeker kaynağı besinler patates, beyaz un ürünleri gibi arzulanır. Artan insülin ile tıpkı şeker hastası bireylerde yaşandığı gibi bel çevresinde yağlanma yaşanmakta.

Stres hormonu ve şeker hormonunun artışına karşın mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin hormonu azalmakta. 

Hormonlar arasında ki bu dengesizlik yağ ve şeker arzusuna ve bel çevresinde yağlanmaya sebebiyet vermekte.

Peki neler yapabiliriz?

Öncelikle stres dönemlerinde yenilen besinlerle doğru bağ kurmak çok kıymetli. Hiçbir duygu ile bir besin eşleşmesi yapmamak oldukça kıymetli ve önemli bir adım.

Ayrıca atlanılmaması gereken bir diğer husus kronik stres yaşayan kişilerin muhakkak alanında uzman kişiden destek almasıdır. Günde 5 – 20 dakika kadar rahat şekilde oturarak derin nefes alıp vermek işinize yarayacak bir adım olabilir.

Stresliyken yemek yeme davranışı devam eden bir yeme davranış bozukluğu ise stresli dönemler için muhakkak sağlıklı atıştırmalıklar elinizin altında olmalı.

Beslenme ile stres hormonu dengelenebilir mi?

Bu anlamda hormonal dengenin sağlanmasında kıymetli olan adımlar elbette mevcut.

Mutluluk hormonunun bu kargaşadan galip çıkabilmesi için bu dengeyi;

 %80 ve üzeri kakao oranına sahip bitter çikolata ve kakao ile,

Triptofan aminoasit kaynağı olan hindi, süt, yumurta, kurubaklagil ile,

Koyu yeşil yapraklı ıspanak, rokai tere, pazı gibi sebzeler ile,

Bağırsak sistemi destekleyici posa kaynağı yeşil mercimek, nohut gibi haşlanmış baklagilller ile,

Balık, çiğ badem, çiğ ceviz, avokado, çiğ zeytinyağı gibi iyi yağ kaynakları ile,

Yaban mersini, böğürtlen gibi mor kırmızı meyve ve pancar turp gibi mor kırmızı sebzeler ile,

Su tüketiminin 2 litrenin altı seviyelerine düşmemesi ile,

Tam tahıl kaynağı diyeceğimiz kinoa, bulgur, karabuğday gibi karbonhidrat kaynakları ile,

Su atılımına sebebiyet verecek ve yüksek uyaran etkisi olabilecek kafein kaynaklarının sınırlanması ile,

Seçenek ve miktarın tamamen bireysel olmasıyla beraber melisa, papatya, lavanta içerikli bitki çayları ile

Destek olmak oldukça kıymetli.

Stresi hayatımızdan tamamen çıkartmak mümkün değilse etkisini azaltmak için çabalamak şart..

Kendinize iyi bakın..

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gamze Dönmez - Mesaj Gönder

# Destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?