Sağlıkta şiddete neden tepki yok?

Son 15 günde,  Sakarya’da üç ayrı olayda doktorlar, sağlık çalışanları ve güvenlik görevlileri saldırıya uğradı.

Her üç olay sonrası yaşanılan gelişmelere baktım.

Sakarya sağlık yönetiminin de, Sakarya kamuoyunun da ciddi bir tepkisini görmedim.

Tüm şehir, bizlere hizmet eden, bizlerin sağlığı için her zaman canla başla çalışan sağlıkçılara yapılan saldırıları görmezden geldik.

Biz gazeteciler de haberleri öylesine sıradanlaştırmışız ki…

O doktorlar, o çalışanlar nasıl bir ruh hali içindedir diye hiçbirimiz kafa yormamışız.

İlk olay Sakarya  Eğitim ve Araştırma Hastanesi psikiyatri kliniğinde gerçekleşti.

Dr. Ömer Asan, yıllardır yaptığı gibi hastalarına sırasıyla bakarken içeri giren son hasta diğerlerinden daha farklıydı.

Farklı olduğunu da biraz sonra yüksek sesle bağırarak göstermeye başladı.

Daha önce gittiği doktorların verdiği ilaçların kendisini bağımlı hale getirdiğini, Dr. Asan’dan kendisine yazacağı ilaçlarla iyileştirmesini istedi.

Bu arada sesi daha da yükselince Dr. Ömer Asan, yardım butonuna bastı.

Doktorun butona bastığını gören hasta hemen belinden silah çıkarıp, doktora yöneltti ve bir saldırgana dönüştü.

Kapı açılınca, tabancasının namlusuna mermi sürüp, silahı yan odadan gelen bir başka doktor ve güvenlik görevlisine doğrulttu.

Bu sefer onlara tehditler savurmaya başladı.

Onlar dışarı çıkmayınca Dr. Ömer Asan’a yönelip onu rehin aldığını ve dışarı çıkmalarını istedi.

Asan ve hastası(!) 10 dakika kadar içeride kaldılar.

O 10 dakika içinde Doktor, saldırganı ikna etmek için üzerine silah doğrultulmuş haldeyken reçete yazıp ilaçları anlatmaya çalıştı.

Bu esnada yan odaya hasta getiren  jandarma görevlileri, kapıyı açıp içeri girdi.

Bir jandarma görevlisi saldırganla konuşurken, Doktor Ömer Asan dışarı çıkıp bir başka odaya sığındı.

Saldırgan, jandarmalar tarafından gözlem altına alındı.

Olay bittikten 15 dakika kadar sonra hastane polisi Doktorun ifadesini aldı.

Doktorun yerine bir asistan görevlendirildi ve poliklinikte hiçbir şey olmamış gibi rutine dönüldü.

Saldırıya uğrayan doktora birkaç gün rapor verildi, sonrasında yeniden işinin başına döndü.

Olay sonrası Dr. Ömer Asan’a yapılan saldırıyla ilgili ne Sağlık Müdürlüğü ne de Sağlık Bakanlığı bir kınama mesajı yayınladı.

Bırakın Sağlık Müdürünü, Sağlık Bakanını, Hastane Başhekimi telefonla bile bir “Geçmiş olsun”u çok gördü.

Yaşadığı için, fiziki bir hasar oluşmadığı için, uğradığı silahlı saldırı çok basit görüldü sanırım.

Üzerine doğrultulmuş bir silahın ruhunda açtığı yaralar kimsenin umurunda olmadı.

Bu olaydan bir hafta sonra Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi güvenlik görevlileri Ö.A ve R.S babaları vefat eden iki kişinin saldırısına uğradı.

İki saldırgandan biri sandalyeyi güvenlik görevlilerinin üzerinde kırdı.

Son olay ise Ferizli Devlet Hastanesi’nde yaşandı.

Bu kez saldırıya uğrayan yine bir doktordu.

Babalarını hastaneye getiren iki kişi, bir başka hasta ile ilgilenen doktordan babalarına bakmalarını istediler.

Doktor sıralarını beklemelerini söyledi.

Sinirlendiler ve boğazını sıkacak kadar ileri giderek doktoru ve onu kurtarmaya çalışan güvenlik görevlilerin darp ettiler.

Başta da söylediğim gibi bu üç olayın da üzerine ciddi bir şekilde gidilmedi.

Oysa bu üç olay da çok daha vahim bir şekilde sonuçlanabilirdi.

Şans eseri, can kaybı olmadan atlatılan bu üç olaydan çıkaracağımız sonuç şudur:

Hastanelerimizde güvenlik tedbirleri yeterli değildir.

Tüm sağlık kuruluşlarına silahla ve delici aletlerle giriş mutlaka önlenmelidir.

Hastanelerde özel güvenlik görevlileriyle birlikte görev yapan polis ve jandarma sayısı arttırılmalıdır.

Ve en önemlisi sağlık yöneticileri, makam koltuklarından kalkıp, alanda çalışanların nasıl bir tehdit altında olduğuna bakmıyorlar.

Galiba sağlıkta şiddet olaylarının konuşulmasını, gündeme gelmesini de istemiyorlar.

Bunca olaya tepkisizliği başka türlü nasıl izah edilebilir. 

Keşke, sahada çalışanlara daha yakın olabilseler.

Günün sözü

İyilik yapmaya devam et. Karşındaki o iyiliğe layık olmasa bile, sen o iyiliğe layıksın.

Che Guevara

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

03

Bir Gazeteci - 2 satır kınama yayımlamak bir klişe olmuştu. En doğrusu değil midir ki, mağdurların yanında olmak ve olay yerine gitmek, kim bilir belki de gidiliyordur?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 16:48
02

Andersen - Muğla hastanesindeki sahtekar yalancı doktor olayını da anlat Matur!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Aralık 22:20
01

John Nash - Dogru söze başka ne denir, kaleminize kuvvet ,sağlik,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 10:15


Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?
Tüm anketler