Karasu hepimizin!

Eksik olmasın, Belediye Başkanı son meclis toplantısında o yazımı haklı çıkaracak tutumunu yineleyerek bana destek çıktı!

Manzara şu; belediye meclisi üyeleri içeriden bilgi alamayınca, sokakta konuşulanlara kulak kabartıp önemli gördüklerini meclis gündemine taşıyorlar.

Başkanın bu tür sorgulamalardan pek hazzetmediğini biliyoruz.  

İlk refleksi de ‘Haberim yok, gerçek dışı söylentiler, hepsi dedikodu’ biçiminde oluyor.

Ayrıntılara girdiğinde ise iddialarının gerçek olduğu bizzat kendi açıklamalarıyla ortaya çıkıyor.

Örnek diyorsanız, buyurun…

Geçmiş dönemde 32 Evler semtinde bir park yapılmıştı. Bitişiğine de aydınlatmalı/sentetik bir futbol sahası…

Ekstradan tenis kortu ve basket alanı…

Hani şu 46 milyon TL’lik meşhur krediyle yapılan işler…

Deniliyor ki, parkın bir bölümü Hazine tarafından TOKİ’ye devredilmiş.


CHP’li üye Şakir Şen mecliste bu bilginin doğru olup olmadığını sordu.

Başkan’ın yanıtı (anlamı bozulmasın diye yaptığımız düzeltmeyle) noktası virgülüne aynen şöyle:

“Bu tip konular sokağa dökülüyor, saçma sapan ve alakasız bir duruma dönüşüyor. Türkiye’nin tamamında Maliye Hazinesi’ne ait boş olan yerlerinin TOKİ’ye devri ile ilgili bir talimat var. Karasu’da 32 Evler ve Yalı Sağlık Ocağı arazilerinin tapuları TOKİ’ye devredilmiş. Biz buna itiraz ettik, iadesini bekliyoruz…”

Soruya gelen yorum ve arkasından yapılan izahat böyle…

Ancak durum Başkan Sarı’nın aktardığı kadar basit mi?

Söz konusu yerler yıllardır onaylı imar kapsamında.

İmar düzenlemesi yapılacak alanlarda bulunan Hazine arazileri belediyeler için bulunmaz değer niteliği taşır.

Çünkü park, okul, hastane, karakol ve benzeri kamu alanları için Hazine arazileri tercih edilir. Ki vatandaşla karşı karşıya gelinmesin ve kamulaştırmaya para gitmesin.

Soruyorum; Karasu Belediyesi’nin görüşü alınmadan park ve sağlık tesisi arsaları TOKİ’ye devredilebilir mi?

Bu güne kadar istisnalar hariç, Hazine’nin imar planlamalarına itiraz ettiği duyulmuş şey değil.

Dolayısıyla burada ister istemez bir danışıklı dövüş olduğu kuşkusu doğuyor.

Hal böyle iken, meclis üyelerinin bilgi edinmek için yönelttiği soruyu kibirli bir edayla karşılayıp altı boş gerekçelerle yalanlamak inandırıcılıktan uzak bir çaba.

Bir başka örnek…

İhsaniye’de BMC’ye savunma sanayisi yatırımı için tahsisli arazideki son gelişmeler dikkat çekici.

BBP’li Mehmet Çatalbaş, yatırımdan vazgeçildiği açıklanan bu araziye günlerdir kamyonlar dolusu alüminyum hurdaları taşınıp istiflendiği belirterek, ne olup bittiğini soruyor.

Çatalbaş’ın soruyu sorarken aşırı nezaketi de dikkat çekici!

Başkan Sarı bilinen tavrıyla yanıt veriyor:

“Hurda alüminyumla ilgili ne olup bittiğini bilmiyorum. Bunlar hep dedikodu mahiyetinde.”

Ardından açıklama faslı geliyor:

“Sadece orasının ASAŞ’a verildiği ile ilgili bir duyum var. ASAŞ Türkiye’nin hatta dünyanın sayılı firmalarından. Tren vagonu üretimi yapılmasıyla ilgili bir şart koşulmuş. Hurda değil de kütük alüminyum işlenecek deniliyor. Zamanla ortaya çıkar.”

Sanılır ki İhsaniye Çemişkezek’in bir mahallesi!

Sayın Başkanın ‘dedikodu’ sözcüğünü gerçekle ilgisi bulunmayan söylentiler anlamında kullandığı anlaşılıyor.

Ama ardından gelen söylemiyle iddiaların gerçek olduğunu kabul ediyor.

Yeşil OSB konusu da farklı değil. ‘’Yok öyle bir şey ben karşıyım kirli sanayiye’’ diyen Başkan arkasından 6 ay kadar önce bu iş için kendisini iki kişinin ziyaret ettiğini söylüyor.

Başkanların yanlış işlere  tek başlarına karşı olması Karasu’nun sigortasıysa, vay halimize!

Bu yöntem ve üslup meclis üyelerini rahatsız etmiyor mu?

İhsaniye’deki araziye tonlarca hurda istiflendiğini gittim gördüm. Mahalle sakinleri buraya Düzce ve Gebze’den her gün en az 10 TIR dolusu alüminyum hurdası geldiğini söylüyor.

Geri dönüşüm tesisinin seçimden sonra faaliyete geçeceği iddiası da yine mahalle sakinlerine ait.

Merkeze 5 km mesafede bulunan arazide olan bitenlerin belediye tarafından fark edilmemesi mümkün mü?

Karasu, belediyeyi yöneten kadronun babalarından kalan özel mülkü değil ki ‘oldu-bitti’ işleri sadece onları ilgilendirsin.

Eğer ilçe halkı direnmeseydi İhsaniye sahilindeki o arazide bugün, bacası kömür dumanı püskürten bir termik santral olacaktı.

Direniş fitilini ateşleyen de başkanın burun kıvırıp tu kaka ilan ettiği ilçenin basınıydı.

Bakıyoruz Başkan Sarı bir tarikatın Denizköy’de yaptığı ruhsatsız tatil köyü konusunda yeşil OSB’ye diklendiği kadar kararlı değil. ‘Sahillerin tek koruyucusu ben değilim’ diyerek savunma pozisyonuna geçiyor!

68 dakika süren meclis toplantısında gündem dışı sorular ve yanıtları tam bir saat sürdü. Gündemdeki 9 maddenin görüşmeleri ise 8 dakikaya sığdırıldı!

Hep söylüyorum; belediye halkın belediyesi, her şeyi açık olmalı.

Kimse ilçenin geleceğini ilgilendiren hayati konuları,  anahtarı sadece üç beş kişide bulunan sır odasına kilitleme hakkını kendinde görmemeli.

Başkan İshak Sarı’nın belini büken borçların nedeni, kapalı kapılar ardında döndürülen dolaplar yüzünden değil miydi?

Onun için Karasu’ya Kuzey Kore uygulamaları reva görülmesin diyorum

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Ersöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?
Tüm anketler