Karasu Limanı… Kırk sekiz, kırk dokuuuz, otuz!

Bu ülkeyi 1950’den beri ‘Bize plan değil pilav lazım’ diyen anlayış yönetti.

Memleketin insanına da bu akıl ve bilim dışı teorinin sonuçlarına çaresizce katlanmak düştü.

Karasu’ya bir liman yapıldı; inşaatı yapan holding işletme hakkını da aldı.

Buraya kadar sorun yok.

Şimdi bakıyoruz, limana getirilmiş orta boy bir dağ görüntüsü veren kömür ve demir cevheri tozlarının çevreye verdiği zararlar tartışılıyor.

Liman arka bölgesinde bulunan konut sahipleri pencere açamıyor. Balkona çıkamıyor. Çamaşır asamıyor. Ortada insan sağlığını tehdit eden bir durum var.

Bunların hepsi doğru da yanlış nerede?

Aklımıza gelen ilk sorular şunlar:

Limanın oraya yapılması mı yanlış olan?

Yoksa limanın yakın çevresine konut izni vermek mi?

Bu tür yüklerin Karasu gibi turizmden gelir elde eden bir ilçenin limanına getirilmesi doğru mu?

Soruları tek tek ele aldığınızda tümüne yanlış diyebiliriz.

Ama olaya topluca baktığınızda bazı yanlışlar ‘daha bir yanlış’ olarak karşımıza çıkıyor.

Dünyada en ucuza gelen yük taşımacılığının yüzde 80’i deniz yoluyla yapılıyor; demiryolları ikinci sırada.

Dolayısıyla limanlar ulusal ve stratejik değerler olarak kabul ediliyor. Karasu Limanı’na bu gözle bakmalı derim.

‘Yanlış yer seçildi’ itirazları artık geçerli değil.

Ne yapacaksınız?
Bir limanı kaldırmak yapım masrafından daha fazla harcama gerektirir. Kapatıp kaderine terk ederseniz veya turizm amaçlı limana dönüştürürseniz olabilir.

Melen Barajı için Ortaköy beldesi ile 20’ye yakın köyün kaldırıldığını da hatırlayın.

Karasu’daki sorun, liman yüklerinin çevreye saldığı toz bulutları. İşte bu noktada tesisin bulunduğu bölgenin ne şekilde planlandığı konusu gündeme geliyor.

Kim, nasıl yaptı bu planlamayı?

Büyük ve küçükşehir belediye meclislerinde kimler el kaldırıp onay verdi?

Yaptırmak istediği iki göz ev için projeyi çizdireceği mühendisin önüne basit bir taslak koyamayanların, ilçe kaderini ömür boyu etkileyecek bir plana ‘olur’ demesinin kıymet-i harbiyesi nedir?

Liman inşaatına 1994 yılında başlandı. 2007 yılında mendirekleri tamamlandı. 2011 yılında üst yapı ihalesi yapıldı. IC İçtaş işletme hakkını da içeren ihaleyi kazandı ve limanı 2017 yılında açılışı gerçekleşti.

Bu noktada bir hatırlatma yapayım.

1994’teki proje balıkçı barınağıydı. Limana çevrilmesi sonradır. Benzetme yapacak olursak, kamyonet diye başladık yıllar sonra TIR’a çevirdik!

Aradan 28 yıl geçti. Limanın yapıldığı yer konusunda ufak çaplı itirazlar dışında bir karşı duruş hatırlamıyorum.

Basın için de bu böyle.

Balkondaki tehlikeyi gördüğü halde saksı başına düşene kadar sesini çıkarmayanların feveranlarını, gelip geçici olarak görüyorum.

Kimse o bölgede zorla konut satmadı.

Alanlar limanı göre göre aldılar.

Ben diyorum ki, oradaki kömür ve demir cevheri yığınları kalkar, olan biten unutulur.

Ta ki, yeni yükler gelip benzer rahatsızlıklara yol açtığı zamana kadar!

Neden mi böyle düşünüyorum?

10 bin kişiye iş vaat edilen BMC çekip gittiğinde, temel atma töreninde çadırı doldurup çılgınca alkış tutanlar ne yaptılar ki?

Vaatlerle sınırlı kalan Serbest Bölge, Serbest Şehir, Chery, Karasu-Arifiye demiryolu hattını soran, sorgulayan var mı?

Karasu, 50’ye kadar saymasını zar zor öğrenen öğrencinin sınavda düştüğü komik duruma düşürüldü.

İyi başlıyor, sonu gelmiyor!

Hangi yatırımı yüzümüze gözümüze bulaştırmadık ki!

Ya belediyenin iç edilen 46 milyonunu ve onun getirdiği 100 milyonu aşkın borç yükünü?

Geç beyim geç. Kimse kimseyi kandırmasın!

28 yıl önce atılan adım balıkçı barınağı olarak doğruydu. Limana çevrileceği zaman iyi düşünülmeliydi. Amaç kısa yoldan limana kavuşmak ve tasarruf etmek idiyse, şimdi Yenimahalle’de yapımı kararlaştırılan devasa balıkçı barınağı nedir?

‘Efendim şartlar böyle getirdi’ itirazlarını duyar gibiyim. Bu tür savunmaların beş paralık değeri yok! Bu işler siyasetçinin ‘hadi şuraya şunu yapalım’ fantezileriyle gerçekleşirse sonuç böyle olur!

Liman yapıyorsanız geri bölgesini uygun şekilde planlayacaksınız. Limana gelen yüklerin insan sağlığına zarar vermemesi için çevresine konut izni vermeyeceksiniz.

Benim bildiğim 2009 öncesinde liman arkası, imar planlarında depolama alanı şeklinde düzenlenmişti. Şimdi konut imarına mı açılmış?

Bu konu çok su kaldırır. Devamı bir dahaki yazıya…

NOT: Fındık fiyatı 54 lira olarak açıklandı. (Desteklemelerle birlikteymiş diyorlar.) BBP Karasu İlçe Başkanı Eminoğlu fiyatı çok uygun bulmuş. Sayın Başkan 45 lira bekliyormuş.

Demek oluyor ki 54 lira gibi yüksek bir fiyat kendisini hayal kırıklığına uğratmış!

Partisi dışarıdan iktidar ortağıdır, gerekli uyarıyı zamanında yapsaydı fiyat düşük tutulurdu. Böylece Eminoğlu üzülmez, fındık üreticisi de onun üzülmesine üzülmemiş olurdu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Ersöz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?