SAÜ'de Fatih Savaşan döneminin muhasebesi!

Bayram gecesi SAÜ Rektörlüğüne, çok yakın çalışma arkadaşları dışında herkes için sürpriz sayılabilecek bir ismin atanmasıyla, şehrin gündemi bir anda değişti.

SAÜ’ye yeni rektör olarak atanan Hamza Al’dan beklentileri bir önceki yazımda, belirtmiştim.

Rektör Al, siyaseti, tarikatları ve ilişkilerini öncelerse  “ilişki temelli” atamalar yaparsa onun da sonunu tahmin etmek çok zor değil.

Rektör Al, yardımcılarını, genel sekreter kadrosunu, dekanlarını ve özellikle de Teknokent müdürünü belirledikten sonra yeni döneme ilişkin bir değerlendirme yazısı daha yazacağım.

Bir önceki Rektör Savaşan, nasıl kendi kadrosun kurduysa, Al’ın da kendi kadrosunu kurma hakkı var. Etik olan ve beklenen, bir önceki dönemde yönetim kadrolarında yer alanların istifalarını sunmaları ve Rektör Al’a ekip kurmak için alan açmaları.

Bugünkü yazımın konusu, SAÜ’nün önceki Rektörü Savaşan’ın döneminin değerlendirilmesi olacak.

Aslında 15 Temmuz 2018’de Fatih Savaşan SAÜ’ye rektör olarak atandığında, Bayram gecesi Rektör olarak atanan Hamza Al gibi sürpriz olmuştu.

Fatih Savaşan o tarihlerde Milli Savunma Üniversitesi’nde rektör yardımcısı olarak görev yapıyordu.

2018’de, 23’ü SAÜ’den olmak üzere toplam 25 aday rektörlük için başvurmuştu. En az şans tanınan adaylardan biri de Savaşan’dı ama 15 Temmuz 2018 Pazar günü o rektör olarak atandı.

16 Temmuz 2018 Pazartesi günü sabah mesainin başladığı 8:30’da rektörlüğü ekip olarak giriş şekilleri ve özelliklede o dönemde Genel Sekreter olarak gören yapan Reyhan Yıldırım’a saygı sınırlarının ötesindeki davranışlar o dönemde çok konuşuldu.

Yıldırım’a yapılanlar ve kullanılan üslup aslında yeni dönem için bir ipucu veriyordu.

Maalesef, o üslup dönem sonuna kadar artarak devam etti.

Yakın olmadıkları dekanlarının istifalarını isterken kullanılan bu kaba üslup nedeniyle dekanlar direndiler. Dekanların ataması YÖK tarafından yapıldığı için Rektör direk görevden alamıyor.

O zaman Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) dekanı olan şimdiki Rektör Hamza Al ve Tıp Fakültesi Dekanı Ramazan Akdemir’in odalarını boşalttıkları ve istifa edecekleri biliniyordu. Rektör Savaşan’ın  üslubu nedeniyle onlar da istifadan vazgeçtiler.

Sonraki zamanlarda Ramazan Akdemir’in, yönetimle arası düzeldi.

Ama görev süresi bitince yeniden dekan olarak atanamadı.

Bu dönemde SBF dekanı olan Hamza Al’a soruşturmalar yağmur gibi yağmaya başladı.

Tam 16 soruşturma geçirdi. Hepsinden de aklandı.

 Dekanların fakültelerini yönetme yanında “soruşturmacı olmak” gibi bir görevleri daha olmuştu.

Rektör Hamza Al, Savaşan döneminin mağdurlarının sembol ismiydi.

Savaşan döneminde, Muzaffer Elmas döneminde kritik görevlere bulunan yöneticilere soruşturmalar açıldı ama bildiğim kadarıyla verilen cezaların tümü idari mahkeme tarafından iptal edildi.

İdari mahkemenin verdiği iptal kararları aslında verilen cezaların hangi amaçlarla verildiğini gösteriyordu.

Soruşturmalar, üniversitenin ortamını gerdi, yıllara dayanan dostlukların makamlar için dağılabileceğini gösterdi ve en kötüsü de kurumsal aidiyeti bitirdi.

Savaşan döneminin ilk günlerinde, kantinlerin üniversite tarafından işletileceği kararı ile kantin işletmecileri ile Üniversite yönetimi arasında yaşanan tartışmalar uzun süre gündemi meşgul etti.

Bu arada 6 Eylül 2018’de Sakarya’nın ikinci üniversitesi olan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ)’ye Mehmet Sarıbıyık rektör olarak atanmıştı.

SUBÜ’nün rektörlük binası ve bazı fakülteleri SAÜ’nün kampüs alanı içerisinde kaldı. İki üniversite arasındaki kavga hangi tabelanın daha üstte olacağına kadar varmıştı.

O kadar ki, mezuniyet törenlerinde hangi üniversitenin su satacağı dahi tartışma konusu olmuş ve uzun süre gündemde kalmıştı.

Aslında rektörlere pek de bir şey olmuyordu, ama olan kurumlara, şehre ve ülkeye oluyordu. Yöneticiler gündemlerini ve enerjileri kavga ederek geçiriyorlardı.

Görev sürelerinin bitimine yakın her iki rektör birbirlerini ziyaret ederek barış fotoğrafları verdiler ama bu fotoğraflar Savaşan’ın rektör olarak atanmasına yetmedi.

SUBÜ Rektörü Sarıbıyık’a yetip yetmeyeceği Eylülde belli olacak.

2019 yılı Rektör Savaşan’ın gücünün zirvesinde olduğu bir dönemdi.

Savaşan’ın ekibi o kadar güçlüydü ki, Türkiye’de binlerce kamu çalışanını yakından ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinin hakem heyetinde yer alan 4 akademisyenden 2’si Savaşan’ın çok yakın çalışma arkadaşıydı.

O dönem SAÜSEM Müdürü olan Fatih Yardımcıoğlu ve Teknokent Müdürü Şakir Görmüş, Türkiye’de binlerce akademisyen arasından memurlar adına yapılan toplu sözleşmelerdeki hakem heyetinde görev almışlardı.

Rektör Savaşan sadece üniversite içinde değil, Ankara’da da çok güçlüydü. Türkiye’de binlerce akademisyen arasında seçilen 4 kişiden 2’sinin ekibinden yer alması bu gücün göstergesiydi.

Özellikle, Fatih Yardımcıoğlu, Rektör Savaşan’ın Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğünde de, Milli Savunma Üniversitesinde görevli olduğu dönemde de en yakınındaydı.

Savaşan’ın gücünün zirvesinde olduğu 2019 yılı sonuna doğru sürpriz bir gelişme yaşandı.

Yabancı öğrencilerden haksız yere derneğe 500 dolar bağış alınması nedeniyle, YÖK Denetleme Kurulu tarafından Rektör Savaşan’a, çok yakın çalışma arkadaşı SAÜSEM Müdürü Fatih Yardımcıoğlu’na ve diğer görevlilere soruşturma açıldı.

Soruşturmada çok ağır sayılabilecek cezalar önerildi. Özelikle Yardımcıoğlu için önerilen “kademe durdurma cezası” memuriyet için çok ağır bir ceza. 10 yıl kamuda yöneticilik yapılamıyor.

O tarihlerde bu konuyu yazmıştım, Rektör Savaşan, sürecin halen devam ettiğini belirten bir açıklama yollamıştı.

Savaşan’ın görevde olması nedeniyle tebliğ edilmediği düşünülen cezanın şimdi yeniden gündeme gelmesi muhtemel.

Kendisine bağlı dekanına ve öğretim üyelerine soruşturmalar açan ve cezalar yağdıran Savaşan ve ekibi, en güçlü oldukları bir dönemde haklarındaki ilk soruşturmada dağılmışlardı.

Hayat böyle galiba, en güçlü olduğunu zannettiğin zaman dağılabiliyorsun.

Savaşan ve ekibinin verdiği cezaların idari mahkemece iptal edilmesi ise çok ilginç bir durumdu.

Hakkında 16 soruşturma açılan, cezalar yağdırılan ama tüm cezaları mahkemece iptal edildiği Hamza Al ise bugün Rektör.

Kendisine cezalar yağdıran Savaşan ve dekanlarının şimdi yöneticisi.

Bu kaderin ilginç bir cilvesi olsa gerek…

2021 yılında Savaşan’ın çok yakın çalışma arkadaşı olan Fatih Yardımcıoğlu ile ilgili “SAÜ’de çok konuşulan Görev Değişikliği” bir yazı yazmıştım. O yazıma, organize bir şekilde bana ağır hakaretlere varan yorumlar gelmişti.

Yorumların çok ağır hakaretler içermesine rağmen hiçbiriyle ilgili hukuki yola başvurmadım.

Ama bir başka yazımdan dolayı Savaşan beni savcılığa şikayet etti.  Yazıyı mahkeme kararıyla siteden kaldırttı. Ama savcılık o yazıyla ilgili takipsizlik kararı verdi.

Temmuz 2018’de göreve başlayan Savaşan, görevinde daha iki yılı bile dolduramadan, 2020 Mart’ta Türkiye’de ve tüm dünyada pandemi süreci yaşandı.

Bir yıldan daha fazla süren pandemi nedeniyle yaşanılan karantinalar ve zorunlu olarak uzaktan eğitime geçilmesi, soruşturmamalar nedeniyle gerilmiş olan üniversite ortamını daha da gerdi. Pandemi doğal olarak insanların önceliklerini değiştirdi.

SAÜ aslında pandemiye hazırlıklı yakalanmıştı. Daha önceki rektörler, İsmail Çallı’da itibaren, Mehmet Durman ve Muzaffet Elmas teknolojik altyapıya çok ciddi yatırımlar yapmışlardı.

SAÜ’nün uzaktan eğitim altyapısı Türkiye’de örnek gösteriliyordu.

SAÜ bu dönemde uzaktan eğitimdeki altyapıdaki yeterlilikten daha çok Uzaktan Eğitim merkezine stajyer olarak kabul edilecek öğrencilere uygulanan torpil ile gündeme gelmişti.

Üniversitesinin Bilgisayar Merkezinin Müdürü olan Ahmet Özmen, internetten ders yaparken, kamera ve mikrofonun açık olduğunu unutmuş, yanına gelen arkadaşına, müdürü olduğu merkeze, hocaların yakını olmayanı stajyer olarak kabul etmediklerini belirten cümleler kurmuştu.

Bu uzun konuşma üniversitede torpilin stajyer öğrenci kabulüne kadar düştüğü şeklinde sosyal medyada ve ulusal haberler sitelerinde manşetten yer almıştı.

Bilgisayar hocasının, bilgisayarın azizliğine uğrayarak tüm Türkiye’de torpil ile meşhur olması da bir başka kaderin cilvesi olsa gerek.

Savaşan, akademik ve idari tüm ekibini liyakata bakmadan özellikle belli gruptan olmasını tercih etti.

O kadar ki, üniversitede o kadar akademik ve idari personel olmasına rağmen genel sekreter yardımcılıklarına ve daire başkanlıklarını dahi dışarıdan ve belli gruplardan insanları getirdi.

Üniversiteyi tanımayan bu kadrolar, üniversiteye sadece huzursuzluk getirdi. Muhtemelen yeni yönetimle birlikte ilk dağıtılacak kadrolar bunlar.

Rektör Savaşan için önemli olan “liyakat” değil, “ilişkiler”di.

2021’in son baharında başlayan dönemde karma, 2022’nin baharında başlayan dönemde de normal eğitime geçildi. Üniversitenin tam olarak normal eğitime döndüğünde ise Savaşan’ın görev süresinin sadece 6 ayı kalmıştı.

9-18 Mayıs 2022 tarihleri arasında düzenlene SAÜFEST; Meclis Başkanı, YÖK Başkanı, Bilal Erdoğan dahil bir çok üst düzey bürokrat ve siyasilerin katılımları, Rektör Savaşan için gövde gösterisine dönüşmüştü.

Türkiye’de, özellikle de sosyal medyada, SAÜFEST etkinliklerin içeriği ve kalitesinden daha çok yabancı uyruklu öğrencilerin eğlenmeleri gündem oldu.

Dönemin başlarında yerelden daha çok Ankara ile iletişim kurmayı tercih eden Savaşan, son dönemlerinde yerel aktörle ile iletişim kurmaya başlamıştı.

Ne SAÜFEST’teki gövde gösterisi, ne de son dönemdeki yerel ziyaretleri Savaşan’ı yeniden rektör yapmaya yetmedi.

Ve Savaşan'la birlikte kendinden önceki iki rektörlerde gördüğümüz iki dönem kuralı ilk defa yıkılmış oldu.

Peki Rektör Savaşan ve ekibi neyi görmedi ya da göremedi?

Savaşan ve ekibi 15 Temmuz hain darbe kalkışması sonrası ülkede yaşanılan travmada göreve geldiler.

O olağanüstü dönemde, doğal olarak “güven” çok önemliydi.

Ama 2022’ye geldiğimizde ülkede, artık “ilişkilerin/sadakatin” değil, “işlerin” önemli olduğunu göremediler.

Türkiye’de 11. sıraya kadar yükselmiş olan SAÜ Teknokent’in yönetimine yakın arkadaşlarını atadılar ve 28. Sıraya kadar düşürdüler. Beğenmeyerek görevden aldıkları Tahsin Engin ise Türk-Alman Ünversitesi’nin yüz milyonlarca dolarlık yatırımı olan Dijitalpark Teknokent’in müdürü oldu.

Ülke yöneticileri, üniversitelerin gündemlerinde soruşturmaların, kavgaların veya festivallerin değil, “bilimin” olmasını istiyor.

Karar vericiler artık kurumlardan “İŞ” istiyor ve bekliyor.

İŞ, ahbap-çavuş ilişkiyle, parti, cemaat taassubuyla atananlardan veya kendinden olmayanlara soruşturmalar açmaktan ve akademik kadrolarını vermemekten geçmiyor.

İŞ’te, “bilimi” ve “liyakati” öncelemekle mümkün.

Rektör Savaşan ve ekibi, görevi devretmeye hazırlandıkları bugünlerde umarım benzer bir vicdani muhasebeyi yapıyorlardır.

Çünkü Savaşan ve ekibi, bilerek veya bilmeyerek kırdıkları ile makamsız ve unvansız olarak birlikte yaşayacaklar.

Artık aynı koridoru, aynı lavaboları aynı yemekhaneyi kullanacaklar.

Yani artık hep yüz yüze bakacaklar.

Onların da işi zor.

Yeni Rektör Al da atama ve icraatlarında, ülkedeki bu değişimi, kurumundan beklentiyi ve görevi devraldığı Savaşan ve ekibinin durumunu umarım göz önünde göz önünde bulundurur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

17

Gerçekler - Savaşan ve ekibi güç sarhoşu oldular..kibirlerinden ne yapacaklarını şaşırdılar..adeta bize kimse dokunamaz diye idari ve akademik personeli sindirdiler..ama şunu unuttular..hiç kimseyi hafife almayacaksın ..önce adam olacaksın..her şeyin bir adabı ve de usulü vardır ..derebeyi gibi sonradan görme olmayacaksın..size birşey yapmaya gerek yok ..size bu ders yeter ..sağ personeli. Kurtulduk ..şükür gittiler ..diye dualar ediyor..kim gönderdiyse bunları ..Allah Razı Olsun diyorlar..Adam olan Anlar…..zulüm ile abad olunmaz..bay genel sekreter kurum aidiyetinden bahsediyordu..maşallah kurum dışından gelenler bir sürü..hiç muhasebe yaptınmı kendi adına..şimdi kaç kişi olacak etrafında bi bak bakalım..

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 15 Temmuz 13:19
14

Hak, Hukuk, Adalet - Hay ceddine rahmet. Yazan ellerin dert görmesin. Yüce kuranda bir ayet var " küllü men aleyha fan ". Yeryüzünde bulunan her şey fanidir. Yaşar kahraman nasılda tüm çalışanlara aba altından sopa göstermişti. Şimdi ne oldu onada kalmadı. Dediğiniz gibi sezai bey üniveristeyi tanımayan insanları tepeden inme yönetici olarak atadılar. Ömrünü üniversiteye veren insanlara haksızlık yaptılar. Üniversitede yönetici olacak hiç mi kimse kalmadı. Cemaatçılık yaptılar ama ahiret var çok şükür.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 22:14
13

Agünday - Tabii ki görevlerine son verilen yrd doç.leri, 50 d li araş görevlilerini de yamalı idiniz.

Yine Kıbrıs'tan kızını getirerek özel imtiyaz sağlaması, gazetelere yansıyan araş. gör alımındaki yasadışı olaylarını, genel sekreterin idari personelle olan kavgaları daha neler de neler. Ancak son çıkan kadro ilanlarında bir tek isimler yazılmamış idi. Bu ilanlardaki alımları Hamza Al hoca derhal durdurmalıdır.

Zulm ile abad olunmaz. Zalimin zulmü varsa, mazlumun da Allah'ı var.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 21:47
12

Murat Murat - Fatih savaşana bu ..dört yılda yaptıkları ders olmuştur diye düşünüyorum..fatih sultan mehmet han dan adını almış belliki ..ama hiç tarih dersi okumamış ..çünkü ; istanbul fatihi ..gururlanma padişahım senden büyük Allah var dedirtmiştir..bu zat ise bizi kimse yıkamaz ..bize kimse hesap soramaz demiştir ..ve şuan atanan Hamza Al Hocamıza 14/16 soruşturma açtırtmıştır ..Haksız Hukukusuz Yere ..ne oldu şimdi ..birazcık vicdanın sızladımı ve yaptıklarından pişmanlık duydunmu …Fatih hoca ….Ben Olsam Üniversiteyi terk ederim .Toplum İçine Çıkamam ..Aldın ahlar ..seni daha dur nelerle karşılaştıracak kim bilir ..sayın cumhurbsşkanımıza bir kez daha teşekkür ederiz hak yerini buldu çünkü…

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 20:03
11

Saü Personeli - Sayın rektör hamza al …fatih savaşanın ;

Geriye dönük yaptıkları icraatları mutlaka inceletmeli;

1-) iktisadi işletme ye yapılan harcamalar hazineden yapılmışmı,yapılmamışmı,yapıldıysa ::yapılan onarımlar ,tefrişatlar hangi daire başkanlıklarından alınmış ,,alınan bu malzemeler nerelerde kulllanılmış,işçilik bedelleri ne şekilde ödenmiş tek tek bakılmalı, idari mali işler ,sağlık kültür daire başkanlığı ,özelliklede yapı işleri dairesi başkanlığı görevi kötüye kullananlarla ilgili ,kesinlikle soruşturma açılmalı , yada savcılığa suç duyurusu yapılmalı ..

2-) Savaşanın Lojmanına yapılan harcamalar kamuoyu ile paylaşılmalı..

3-) Rektörlük Binası Güçlendirilmesi Bu güne kadar neden yapılmadı ,soruşturulmalı

4-) iktisadi işletme de çalışanlar kimlerin akrabaları açıklanmalı.

5-) Özel Öğrenci statüsünde kimlerin yakınları üniversiteye haksız bir şekilde alındı incelenmeli kamuoyu ile paylaşılmalı..

6-) tüm daire başkanlıkları dört yıllık harcamaları incelenmeli mutlaka ..

7-) Kimlere Haksızlık yapıldıysa iade edilmeli.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 14 Temmuz 19:48
09

Objektifakademikbakış - Öncelikle objektif bir bakış açısıyla böyle bir değerlendirmeyi yapmanızdan dolayı teşekkür ederim. Fatih Savaşan ve ekibi göreve gelir gelmez yıldırma politikasıyla Muzaffer Elmas dönemindeki yöneticileri ya istifaya zorladı ya da görevlerinin bitmesi bekleyerek dışardan kendi adamlarını ayarladı. Özellikle de SAÜ ile hiçbir geçmişi olmayan kişileri adeta paraşüt ile indirir gibi yönetici olarak atadı. Bu aslında 30 yıldır SAÜ’yü bir yere getirmiş kişilere hakaretti. Umarım Hamza Al da aynı hatayı yapmaz. Benim cemaatim veya adamımdan ziyade liyakat sahibi kişiler ile bir ekip kurar. Tabi Fatih Savaşan zamanında hiç hak etmedikleri yerlere atanan kişilerin de şapkalarını önüne koyup kendiliğinden istifa etmeleri gerekir.

Bakalım zaman neyi gösterecek.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 16:21
08

Adalet - Savaşan atadığı bütün ekip istifa etmeli ..hamza hocanın elini rahatlamalı ..kimsede sesini çıkartmamalı ..çünkü savaşan görevden aldıkça herkes gayet normal demişti..izleyeceğiz hep beraber

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 15:57
07

Bülent - Fatih SAVAŞAN görevi süresince Fetöcü akademisyenler ile ilgili bir çalışması olmuş muydu?

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 13 Temmuz 20:58
16

Bekle Gör - @Bülent 07 nolu yoruma cevabı: Hiçbir feto soruşturması yapmadığı gibi..feto soruştırmalı genel sekreter yardımcısı ve daire başkanı atadı kurum dışı ..acaba neden araştırılmalı diye düşünülüyor..bu genel sekreter yardımcısı ve daire başkanının görevine derhal son verilecek diye bekleniliyor..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Temmuz 11:26
06

Mhll - Sezai Bey Üniversiteyi gerçekten çok iyi tanıyor ve yakından takip ediyor, mükemmel doğrulukta tespitler yapmış, tebrikler...

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 13 Temmuz 14:58
05

Ahmet Ergün - Zulm ile kimse abad olmaz ! Ayrıca isme dayalı kadro ilanları var Giderayak çıkardıkları kadro ilanları da derhal iptal edilmelidir

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Temmuz 19:59
03

İlahi Adalet - Sezai bey çok güzel analizler ve tespitler yapmışsınız sizi tebrik ederim..saü türkiye üniversiteleri arasında inşallah hamza al rektörümüzün adaletli likayakatli yönetmiyle yerini bulacaktır..savaşan yönetiminin yaptıkları öncelikle mercek altına alınmalı ..hak kaybına uğrayanlara hakları teslim edilmeli..boşuna dememişler .zulüm ile abad olunmaz..yaşar kahraman ilk genel sekreter olduğunda ..ziyaretine gelen gelen daire başkanlarına..Allah için burdayız …Ümmet için burdayız ..demiş..zannedersin ki bu ………………İstanbulu fethetti ..karşısındakilerde gayri müslim ..kafa yapıları ..bu maalesef ..bilim .ilim ..eğitim ..ilk amaçları değil ..belki savaşanın bu sözlerden haberi yok tu..ekibini iyi kuramazsan maçı kaybetme ihtimalin çok yüksektir..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Temmuz 16:59
02

Sonsuza Kadar Adalet - Nisa Suresi'nin 58. ayetinde Allah, bize emanetleri ehline vermemizi, insanlar arasında adaletle hükmetmemizi emrediyor...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Temmuz 16:46
01

Tatanga - Genel Sekreter hiç kimsenin beklemediği biri olacak... Hamza hoca sürprizleri sever...

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 12 Temmuz 16:33
18

....... - @Tatanga 01 nolu yoruma cevabı: Reyhan hanım olsa...

Kendisini beni hatırlamaz, ancak hâlâ dua ederim. Vakti zamanında bana iyiliği dokunmuştu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Temmuz 09:55


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?