Düzce için bir şans: Bakan Özlü

2019’da göreve gelen Faruk Özlü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yapmış, çok uzun yıllar Milli Savunma Bakanlığı’nda müsteşarlık yapmış, bürokrasiyi çok iyi bilen bir isim. Ankara’daki gücünü Düzce için kullanıyor. 3 yılda Düzce’ye önemli hizmetler kazandırmış. İl merkezinin çehresi önemli oranda değişmiş.  Başkan Özlü, gazeteci misafirlerini birkaç ay önce hizmete soktuğu Mutfak Sanatları Merkezi’nde ağırladı.

 Düzce, Sakarya gibi 1994’ten bu yana Refah Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi’nden belediye başkanları tarafından yönetiliyor.

Ruhi Kurnaz, Mehmet Keleş, İsmail Bayram gibi isimler görev almış…

1999’da önce 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleriyle yıkılan ve büyük acılar yaşayan şehir yeniden yapılanırken önceki dönem belediye başkanlarının önemli katkıları olmuş.

Depremlerin ardından il olmak da Düzce’ye yaramış.

Neredeyse eski bina hiç görmedim.

Biz önce 2 kat, sonra 3 kat inadımızla Adapazarı şehir merkezini öldürürken onlar 4 katlı ve  şık binalarıyla kenti yenilemişler.

2019’da göreve gelen Faruk Özlü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yapmış, çok uzun yıllar Milli Savunma Bakanlığı’nda müsteşarlık yapmış, bürokrasiyi çok iyi bilen bir isim.

Ankara’daki gücünü Düzce için kullanıyor.

3 yılda Düzce’ye önemli hizmetler kazandırmış.

İl merkezinin çehresi önemli oranda değişmiş.

Başkan Özlü Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazeteci misafirlerini birkaç ay önce hizmete soktuğu Mutfak Sanatları Merkezi’nde ağırladı.

MSM’de Düzce’nin yöresel lezzetlerini Adıge Kültür Derneği’nin müzik dinletisi eşliğinde tattık.

MSM bir mutfak akademisi gibi hizmet sunarken, çok şık ve modern bir restoran olarak da hizmete veriyor.

Yüksek bir tepede inşa edilen, Düzce manzaralı MSM, Özlü’nün en değer verdiği projelerinden biri.

Özlü, şimdilerde şehir merkezinde kalan oto sanayiyi şehir dışına çıkartarak burada bir kentsel dönüşüm projesini hayata geçirmeye çalışıyor.

Düzce’nin prestij caddesi İstanbul Caddesi’ni ve meydanlarını yenileyen Başkan Özlü il merkezini modern bir görünüme kavuşturmuş.

Asar Deresi için proje hazırlatan Başkan Özlü, akıp giden Asar Deresi ve çevresini bir yaşam alanına dönüştürmeyi planlıyor.

Düzce’nin kronikleşmiş sorunlarını çözüme kavuşturmayı hedefleyen Özlü’nün Asar Deresi projesi henüz hayata geçmeden ödül alan bir proje oldu.

Şehir merkezini ancak Cumartesi gece yarısından sonra gezebildik.

Gece meydanlar, caddeler, son derece aydınlık ve cıvıl cıvıl insan doluydu. 

Her taraf Düzcespor’un kırmızı lacivert bayraklarıyla donatılmıştı.

20 yıl sonra şampiyonluk sevincini doya doya yaşayan şehrin bu mutluluğunda sanırım Başkan Özlü’nün de büyük katkısı olmuştur.

Farklı bir hava teneffüs etmek istediğinizde hemen yanı başımızda Düzce var.

Denizi, şelaleleri, bakir yaylaları,  yöresel mutfak lezzetleri  ve pırıl pırıl bir şehriyle  Düzce sizi bekliyor.


TGF Düzce’de toplandı


Babamlar 1955 yılında Düzce’den gelip Sakarya’ya yerleşmişler.

Aradan geçen onca yıl içerisinde babam nüfus kaydını Sakarya’ya almamıştı.

Geride kalan akrabalarla bağımızın bu şekilde süreceğini düşünmüştü.

Askere giderken, üniversiteye kayıt olurken Düzce’ye gitmek zorunda kalınca babama yaptığım  “Kaydımızı Sakarya’ya alalım”  önerim onu kızdırmıştı.

“Ben öyle istiyorum. Orda kalacak” demişti.

Babam 2002’de vefat etti ve bizim nüfus kaydımız halen Düzce’de…

Düzce, ata toprağım ve de hemen yanı başımızda olmasına rağmen çok gidip geldiğim bir yer değil.

Bir süre önce Türkiye Gazeteciler Federasyonu heyeti olarak Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’yü ziyaret etmiştik.

O ziyarette Federasyonun 66. Başkanlar Konseyi toplantısının, Düzce Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

Cuma günü başlayan bir programla hafta sonu konsey toplantımızı Düzce’de gerçekleştirdik.

Toplantıda Anadolu basınının içinde bulunduğu sorunlar ve TBMM gündemindeki Basın Yasası’nda yapılan değişiklikleri ele aldık.

Verimli bir toplantı oldu.

Toplantının haricindeki zamanlarda Düzce’nin güzelliklerini, Düzce’yi keşfettik.

Kendime, bunca güzelliği bugüne kadar neden görmediğim için çok kızdım.

Bugün, kısa süre içinde Düzce’de görebildiğimiz güzellikleri anlatmaya çalışacağım.

2 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazetecilere ev sahipliği yapan eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü ile ilçelerindeki gezilerinde bize eşlik eden Akçakoca Belediye Başkanı Mehmet Okan Yanmaz ve Gölyaka Belediye Başkanı Yakup Demircan’a çok teşekkür ederim.

Bu toplantının organizasyonunu gerçekleştiren Düzce Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sevgili büyüğüm Erol Tayhan, Yardımcıları Nevzat Cingirt, Cihat Tutkun ve diğer yönetim kurulu üyeleri ile Düzce Belediyesi Basın Müdürü değerli kardeşim Elife Özerçetin’e de ayrıca teşekkür ediyorum.


Batı Karedeniz’in antik kenti, Konuralp

Babamların hep bize Kasaba diye anlattıkları yerleşimin adı.

Üskübü’ymüş adı o zamanlar.

Sonra adı Konuralp olmuş…

Sanırım en son 2011 yılında gitmiştim Konuralp’e…

O zaman 40 Basamaklar denen bir antik tiyatronun kalıntıları vardı Kasaba meydanında…

Sonraki yıllarda bir kazı yapılmış bu tiyatro tümüyle ortaya çıkarılmış…

Milattan öncesinden gelen bir koca tarih ortaya çıkarılmış.

Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün himayesinde sürdürülmüş kazılar.

Düzce Üniversitesi’nin koordinasyonuyla yürütülen kazıda belediye bünyesinden 80 kişi görev alıyor.

9 bin kişi kapasiteli tiyatroyu gezerken Konuralp ve çevresinde Roma döneminde 150 bin nüfuslu bir şehrin varlığı anlatıldı.

Deprem ve savaşlarla o nüfus dağılmış ve Düzce yüzyıllar sonra ovada kurulmuş…

Babam, eski köyünü ve Kasabayı anlatırken hep antik kalıntılardan ve define meraklılarının yaptıkları kazılardan bahsederdi.

Demek ki, o tarihlerde bir antik zenginliğin üzerinde yaşamlarını sürdürmüşler.

Kısa bir süre önce, M.Ö. 3’üncü yüzyıla kadar dayanan Prusias Ad Hypium antik kent tiyatrosunda  2 bin yıl sonra Düzce Üniversitesi Sanat Tasarımı Mimarlık Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü öğrencileri tarafından M.Ö. 446 M.Ö. 386 yılları arasında yaşamış olan döneminin ünlü yazarı Aristophanes’in Kuşlar oyunu sahnelenmiş ve büyük beğeni almıştı.

Düzce’nin tanıtımına önemli katkı sağlayacağı düşünülen tiyatro ve çevresindeki kazılar sürerken bir taraftan da ziyaretlere izin veriliyor.

Gezimizde Konuralp’in çeltik tarımı yapılan bir bölge olduğunu da öğrendik.

Çeltik tarımı son yıllarda yeniden başlamış ve Konuralp pirinci lezzetiyle tercih edilen ve aranan bir pirinç olmuş.

Bize de kazı alanında Konuralp pirinciyle, odun ateşinde pişirilen ve Konuralp Pilavı denen bir etli pilav ikram edildi…

Gerçekten çok lezzetliydi.


Karadeniz’in en önemli turizm merkezi Akçakoca


Düzce’nin bir ilçesi olan Akçakoca bizim Kocaali’nin hemen doğusunda yer alan bir turizm merkezi.

Bir ara Karadeniz’in Bodrum’u olarak bile anılmış.

Konaklama tesisi açısından çok da zengin olmayan Akçakoca’da son dönem bir turizm bir hareketliliği yaşanıyor.

Belediye Başkanı Mehmet Okan Yanmaz ilçede önemli atılımlar yapmış.

Bir katamaran satın almış.

Belediye adına işletilen katamaranla sahil boyunca turlar düzenleniyor.

Sahilde dev dalgakıranlar inşa ediliyor.

Katamaran turumuz dalgalar nedeniyle iptal oldu ama Başkan Yanmaz’la kahve içip ilçenin turizm potansiyelini konuştuk.

Masmavi denizi ve güneşli plajlarının yanı sıra yemyeşil ormanları ve şelaleleriyle de tanınmasını istiyor Başkan Yanmaz…

Yanmaz “Burayı bir gören aşık olur ve hep gelmek ister” diyor…

Akçakoca’nın sahildeki balık restoranları, kafeleri çok beğeniliyor.

Çınar ağaçlarıyla dolu Çınar Caddesi yaz akşamları cıvıl cıvıl oluyor.

Ceneviz Kalesi ve hemen yanı başındaki mavi bayraklı Kale Plajı mutlaka görülmesi gereken yerler.

İlçe merkezindeki Akçakoca Merkez Camii, klasik tek çatı sistemi yerine Selçuklu Mimarisinden ve Türk otağ çadırından esinlenilmiş bir çatı sistemine sahip çok farklı bir cami…

Akçakoca’ya 15 kilometre mesafedeki Hemşin köyündeki tarihi Hemşin Camii,  Çayağzı köyündeki tarihi Osmanlı Mezarlığı’nda bulunan ve 1323 yılında Orhan Gazi tarafından çandı yöntemiyle yaptırılan Orhangazi Camii de görülmesi gereken tarihi mekanlardan…

Bir de ilçe merkezine 8 kilometre uzaklıktaki Fakıllı mağarası da ilçenin önemli turizm noktalarından biri…

Önceleri Akçakoca’ya günübirlik ziyaretlerimiz olurdu. Bu gezi sonrası konaklamalı bir gezi şart oldu…

Sizlere de mutlaka tavsiye ederim.

Şelaleri ve gölüyle bir turizm cenneti Gölyaka


Gölyaka Belediye Başkanı Yakup Demircan birkaç asırlık dışbudak ağaçlarıyla dolu bir alanda inşa ettiği Sosyal Tesislerde güler yüzüyle karşıladı bir bizi…

Ben otobüsten inince dev ağaçtan sarkan salıncağa attım kendimi…

İlçe merkezinde 10 bin nüfus varmış ve köyleriyle birlikte 20 bin nüfusa hizmet etmeye çalışan belediyeyi kısıtlı imkanlarıyla idare ettiğini anlattı.

Daha önceleri Efteni Gölünün taşkın alanı olan dev araziyi şahane bir piknik alanına dönüştürmüş…

Dev arazinin bir bölümü halen mera…

Başkan Demircan iki jeotermal kaynak bulmuş.

Bu güzelim alanda doğayı bozmadan bir turizm tesisi kazandırmayı planlıyor ve yatırımcı arayışında…

Bizlerden buraya yatırım yapacak iş insanlarını yönlendirmemizi istedi.

Sonrasında geçmişte dev bir gölken suların çekilmesiyle sazlıklar içinde bir kuş cennetine dönen ve yaklaşık 160 kuş türünün barındığı bir kuş cennetine dönen Efteni gölünü gezdik.

Şimdi DSİ yeniden gölün önüne baraj yaparak yeniden su seviyesini yükseltme çalışmalarına başlamış.

Seneye göl yeniden su tutmaya başlayacakmış ve bugünkünden 2 metre daya yükselecekmiş…

Başkan Demircan bu projeyi çok önemsiyor ve Efteni Gölü’nün yeniden oluşumuyla çevrenin çok değerleneceğine inanıyor.

Gölyaka da iki de şelale gezdik. Güzeldere ve Aydınpınar şelaleleri.

Her iki için de Orman Bakanlığı bir tabiat parkı oluşturmuş.

Özellikle çok yüksekten(120 m)  akan Güzeldere şelalesi büyüleyici bir güzelliğe sahip.

Şelaleye inmek için 375 merdivenden oluşan bir yürüyüş yolu yapılmış.

Buraya inerken bizim Geyve Doğançay şelalesine iniş için çektiğimiz zahmetler aklıma geldi.

Ve nedense bizim Doğançay şelalemiz neden böyle değerlendirilmez diye düşündüm…

Tabiat parkında çok güzel bir piknik alanı, bir kafeterya ve konaklama için ahşap evler inşa edilmiş…

Hafta sonu ailesiyle birlikte doğa içinde zaman geçirmek isteyenler için ideal bir merkez burası… 

Aydınpınar Şelalesinde akan dere bizim Sapanca Mahmudiye Deresinin bire bir kopyası gibi…

Ancak burada dere kıyısından şelaleye kadar devam eden şahane bir ahşap yol yapılmış.

Aydınpınar Tabiat Parkı ise sadece piknik ve yürüyüşler yapılabilecek çok güzel bir mekan…

Gölyaka Belediye Başkanı Yakup Demircan ilçenin her noktasını bize gezdirmek istedi ama çok vaktimiz yoktu. Şimdilik bu kadarıyla yetindik…

Gölyaka’da Sakaryalı iş insanları Bülent ve Levent Tunç’un sahibi oldukları Tunçet’in büyük bir entegre tesisi olduğunu da belirtmek isterim.  

Küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yanısıra kesim yapılan ve et işlenen tesis için Gölyaka’nın en büyük işletmesi olarak sözü edilince biz de gururlanmış olduk…


Kent ve üniversite bir bütün


Değer Üreten Üniversite sloganıyla kendini tanıtmaya çalışan Düzce Üniversitesi temeli 1976 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Sakarya Mühendislik Fakültesi’ne bağlı olarak Düzce Meslek Yüksekokulu’nun açılışına kadar dayanıyor.

2006 yılında çıkarılan kanunla kurulan Düzce Üniversitesi’nin 2 rektörü de kadındı.

16 yılda üniversiteyi Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden biri haline getiren iki rektör de Düzce’de çok seviliyor.

Özellikle bu ayın başında baskıyla görevinden ayrılmak zorunda kalan son Rektör Nigar Demircan Çakar, hem akademik camiada, hem Düzce’de çok sevilen bir isim olmuş.

Nigar Hoca’nın istifasıyla ilgili soru işaretlerinin dolaştığı bir ortamda Düzce Üniversitesi’ni ziyaret ettik.

Halen devam eden çok sayıda yapının yanında kuruluşlarını tamamlamış ve önemli mesafeler kat etmiş fakülteleri olan bir büyük üniversite kampüsü gözlemledik.

Düzce Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi’nden önce Tıp Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi’ne sahip olan bir üniversite.

Bugün Düzce’nin potansiyeline uygun olarak kurulan Orman Fakültesi, Ziraat Fakültesi’nin de olduğu 12 fakültesi ve 10 Meslek Yüksek Okulu ve 2 Yüksek Okulu ile öne çıkan bir üniversite konumunda.

En önemlisi Düzce Üniversitesi kentle bütünleşmiş bir üniversite.

Umarım yeni atanacak Rektör, kuruluştan bu yana devam ede gelen çizgiyi bozmadan üniversiteyi daha ileri noktalara taşır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?