Zamlar, iktidar ve vaatler

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 20 yıllık iktidarında düne kadar en çok övündükleri başarısı, enflasyonu kontrol altında tutmalarıydı.

Birkaç yıldır enflasyon rakamları yükselmeye başlayınca TÜİK rakamlarıyla oynayarak günü kurtaracaklarını düşündüler.

Ama olmadı.

Artık Cumhurbaşkanı Erdoğan da hayat pahalılığını kabul ediyor ve önümüzdeki yılın Şubat ve Mart aylarında piyasaların rahatlayacağını söylüyor.

Peki vatandaşın bu kadar uzun süre dayanacak gücü kaldı mı?

Birçok kesimin bir gün bile dayanacak gücü kaldığını sanmıyorum.

Dar gelirlinin, emeklinin, işçinin, esnafın artan bu enflasyonla  destek almadan mücadele etmesi, ayakta kalması imkansız.

Özellikle artan akaryakıt fiyatları vatandaşı inanılmaz öfkelendiriyor.

Daha düne kadar en kazançlı sektör olarak ulaşım esnafı görülürdü.

Şimdi esnaf kazanmayı bir kenara bıraktı,  kontak kapatan kapatana.

En azından minibüsünü, dolmuşunu evin önüne çekip zarar etmemenin yolunu arıyor.

Üreten de, ticaret yapan da sıkıntılı.

Katlı Pazar’da giyim eşyası satan bir arkadaşla konuşuyoruz.

“Abi artık mal almak için  İstanbul’a gidemiyorum. Her gidişimde fiyatlar ikiye katlanıyor. Ben gelip nasıl o fiyatları tezgaha yansıtayım.  Zaten benim müşterim dar gelirli. Hiç siftah yapmadan dükkan kapadığımız günler oluyor. Ben yanımda çalışan personelin parasını nasıl ödeyeceğim, kiramı nasıl ödeyeceğim.” diyor.

İşyerinde 100’e yakın personel çalıştıran bir arkadaşım anlatıyor…

“ Asgari ücret 4 bin 250 lira olunca benim maliyetlerim direk katlandı. Buna rağmen işçime sıkıntımı hiç yansıtmadan işimi sürdürmeye devam ettim. Şimdi yine asgari ücret artışından söz ediliyor. Bu olursa çaresiz işçi çıkartmam gerekecek.”

Bir özel okul sahibi dertleniyor…

“ Kimse önünü göremediği için ön kayıt yapamıyoruz. Öğretmenle maaş için masaya oturamıyoruz. Veliye fiyat veremiyoruz. Versek veli kendi hesabını kestiremiyor. Ne yapacağımızı şaşırdık.”

Geniş arazileri olan bir çiftçi arkadaşım tarlalarına buğday ekmiş ama gübresini yeterli atamamış.

“ Geçen yıla göre verim yarı yarıya düştü. Çünkü gübre atamadım. Doğal olarak birim maliyet de düştü. Seneye hiçbir şey ekmeyeceğim”  diye tepkisini anlatıyor.

Ekmek aldığım fırıncı acil ekmek zammı yapılmazsa önümüzdeki ay fırınların yarısının kapanacağını söylüyor.

Velhasıl kiminle konuşsak zamdan dertli…

En kötüsü ise yakın zamanda durumun düzeleceğiyle ilgili bir umutları yok.

Cumhurbaşkanının öngördüğü rahatlama takvimi endişeyi daha da arttırdı.

Bence ülkeyi yönetenler zaman geçirmeden bu kötü gidişe dur demeliler.

2023’ün Şubat ve Mart’ı her şey için çok geç olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?