Kütüphane heyecanım

 Bundan bir kaç gün önce öğretmenlik hayatımın en unutulmaz en heyecan verici günlerinden birini yaşadım. Duygu dünyamın izleri silinmesin diye de bunu özellikle yazıya dökmek istedim.

 Yirmi altı yıl yedi ay devlet okulunda çalıştıktan( Yirmi dört yılı Sabihahanım İlkokulundan) sonra emekli oldum.

Özel okulda çalışma düşüncesine çok uzaktım.

Bazen düşüncelerimizin tam tersi kararlar alırız ya kendimi özel bir okulun çatısı altında sanki göreve yeni başlayan bir stajyerin heyecanıyla öğrencilerimi kucaklarken budum.

Altı yıldır da Teksen Kolejinin öğretmenlerinden biriyim.

Birinci sınıfta aldığım serçeler büyüdüler bu yıl dördüncü sınıf oldular.

Birinci sınıfta dişlerini döktüler, çekinerek gülümsediler, okuyup yazdılar, sorular sordular.

Ben de serçelerimi koşulsuzca sevdim ve onlara çok güvendim.

Çevrimiçi sürecinde de hiç kopmadan her gün birbirimize gülümsedik, kapalı odalarda güneşi ve iyiliği, umudu ve arkadaşlığı tazeledik.

Okula geldik, kaldığımız yerden devam ettik.

Maskenin ardından birbirimize gülümsedik.

Kendimi etkinlik öğretmeni olarak görürüm, derslerimizi etkinlik ağırlıklı işledik.

Velilerim bu süreçte ilgi ve desteklerini hiç esirgemediler. Sevgi ve sıcaklıkları bana hep güç verdi.

26 Nisan Salı günü için aynı zamanda velim olan ortaokul müdürümüz Büşra Hanım bir toplantıya gideceğiz, biraz şık giyinelim dedi.

Konusu “kitap okuma” olan bu toplantı için evde araştırma yaptım, istatistikleri inceledim.

Hazırlanıp okula geldim.  İki ders kadar okulda olamayacağımdan dolayı derslerimi planladım ve okul müdürüm Arzu Bilgin’e verdim.

Bu arada Büşra Hanım, okul aile birliği temsilcisi olarak Tuğba Hanım da bizimle gelecek dedi.

Yola çıktık, Aralık köyü, Neyyir Hanım İlk ve Ortaokulu’na geldik.

Bahçede eşimi görünce, “Ben de görevli olarak geldim.” dedi.

İçimden toplantı nasıl geçecek acaba, maske taksam mı, takmasam mı, serçelerim ne yapacaklar derste diye geçirirken Serdivan Kaymakamı Sayın Ali Candan ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Ali Dere’nin sınıfları dolaştığı haberi geldi.

Biz de koridora çıktık.

Uzaktan baktığımda gördüğüm hanım için öğrencim Çağan’ın annesi Çağla Hanım’a ne kadar benziyor derken, hemen yanında duran Pınar Hanım’ı gördüm.

O da Deniz’le Bora’nın annesi değil miydi?

Sınıf temsilcimiz Melek Hanım da gülümsüyordu uzaktan.

Niçin buradalar acaba derken ellerinde çiçeklerle duvara sıralanmış canım çocuklarımı gördüm.

Ellerini uzatıyorlardı bana. 

 O an hissettiklerimi anlatamam.

Şaşkınlık, heyecan ve mutlulukla sarıldım çocuklarıma.

Hani onlar okuldaydı?

Buraya nasıl geldiler?

Niye geldiler?

Bu çiçekler niye?

Velilerim neden burdalar? derken kendimce sığındığım ve yaratıcı bulduğum cevaba sıkıca sarıldım.

Bence öğrencilerim ve velilerim de bu toplantıya davetliydiler.

Cevabımı bulunca rahatlamıştım.

 O sırada kaymakam bey öğrencilerime ileride ne olmak istediklerini sormaya başlamıştı.

Ben uzaktan izliyordum, velilerim lütfen siz de gidin öğretmenim dediler.

Kendimi tanıttım ve kitap sever çocuklarım var benim dedim.( Hani toplantı konusu kitap okuma ya)  O sırada okul müdürü Yaşar Bey, ‘Adına kütüphane açılan öğretmen, sürpriz olacak, haberi yok.” deyiverdi.

Kütüphane, çocuk,  kitap, açılış kelimeleri kafamda dans etmeye başladı.

Sonrasını öğrencilerim anlattı( Ben hatırlamıyorum çünkü)

“Aaaa gerçekten mi? Bu harika bir şey! Çok mutlu oldum.”demişim.

Sonrasında açılış gerçekleşti ve birlikte kütüphaneye girdik. 

Mine Ayhan Kütüphanesinde olmanın mutluluğu ve  şaşkınlığı ile  dokunduk raflara, kitaplara…

Çocuklarım duvara asılan serçelerde isimlerini buldular.

Ayşenaz “Bu kitapları kendi ellerimizle yerleştirdik öğretmenim.” dedi.

Meğer kütüphanenin oluşum sürecinde veliler ve çocuklar okul çıkışlarında yağmur çamur demeden  hazırlık yapmışlar.

Konfiçyüs’ün çok sevdiğim sözü duvarda çerçevelenmiş.

“Ne kadar meşgul olduğunu düşünürsen düşün, okumak için zaman ayırmazsan cahilliğe teslim olursun.” sözünü öğrencilerimle birlikte yüksek sesle okuduk.  

Her şey büyük bir titizlikle düşünülmüş.

Atıl bir odadan içi kitaplarla dolu, sevimli ve sıcak bir ortama dönüşmüş.

Dilerim bu odanın içi meraklı çocuklarca dolup taşar. Kitap okuma alışkanlığının mutfağıdır kütüphane, çocuklar da olmazsa olmazıdır.

Çocukluktan beri kitaplarla aram çok iyi olmuştur.

Kitap okumadan uykuya dalamam.

Okuduğum bir kitabı her seferinde ilk kez okuyormuş gibi birkaç kez daha okurum.

Kütüphane açılışından sonra okula döndük.

Şu an sekizinci sınıfta olan Ayşenaz’ın ablası Zeynep serçem de kütüphane için çok çalışmış.

Bir aksilikten dolayı açılışa gelemediğinden onu çok üzgün bir şekilde bizi beklerken bulduk.

Ablasını ağlamaklı gören Ayşenaz da ağlamaya başladı.

Söz verdik en kısa zamanda kütüphaneye gidip birlikte kitap okumaya…    

Öğrencilerimi iyi birer okur olmaları için onları her fırsatta yüreklendirmeye çalıştım.

Beni mutlu eden yolu kitap ve çocuktan geçen böylesine anlamlı bir proje için velilerimin aylarca çalışmış olmaları.

Bunu bir sır gibi saklamaları. Bir öğretmen için ne büyük mutluluk.

Özel okul zor derler ama ben böyle sevgi ve destek görmedim.

Bundan önceki sınıf velilerim Sakarya Üniversitesi bahçesinde adıma Mine Ayhan Hatıra Ormanı yaptıklarında da çok şaşırmış ve heyecanlanmıştım.

Bir orman ve bir kütüphane…

Doğa ve kitap eşittir öğretmense  eğitim adına bir şeyler yapmışız demektir.

Sevgili okur, kişisel bir yazı yazdığımın farkındayım. Bu bir teşekkür yazısıdır aslında.

Çok sevdiğim serçelerimin velilerine bin teşekkür ederim.

Sevgi ve saygılarımla…

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Ayhan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

04

Sema - Bu sahane bir duygu bütün kalbimle kutluyorum Mine Ögretmenim seni, okumaya bu kadar destek vermek harika bir davranıs...hic unutulmayacak anlar yasamişsın ne kadar guzel ...en az senin kadar mutlu oldum, gözlerim dolu okudum yazdiklarini⚘

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Mayıs 11:56
02

Hüseyin Sarı - Çok değerli öğrenci/ öğretmenim. Seninle gurur duyuyor ve de sayılarının artmasını diliyorum. Benim hayat felsefemde "BİLGİ GÜÇ, KÜLTÜRDE ZIRHTIR" anlayışım hep rehberim oldu. Umarım ve de dilerim geleceğimizin tek güvencesi olan çocuklarımız için, adını taşıyan kütüphane de onlara zırh olur. Başarılarının devamını diliyor, sevgi ve de saygılarımı iletiyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 07:57
03

Mine Ayhan - @Hüseyin Sarı 02 nolu yoruma cevabı: Sevgili Öğretmenim,

Desteğiniz, yüreklendirmeniz, bilginiz ve sevginiz için çok teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 10:42
01

Nurdan Kurt - Yazınızı gözyaşlarıyla okudum sizin adınıza çok mutlu oldum bu değerli mesleğinizin hakkını veren olağan bir insansınız sizin gibiler artsın dünyamızda yetiştirdiğiniz serçelerde eminim sizin gibi olacaklar çünkü sihirli değneğiniz değdi onlara sizi çok seviyoruz asıl biz teşekkür ederiz iyikimizsiniz ♥️

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 13:21


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?