Prof. Dr. Mustafa İsen’e dair

Sosyal54.com'da 25 ve 26'ıncı dönem Sakarya Milletvekili, Cumhurbaşkanlığı eski Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen'i anlatan bir yazı yayınlandı. Parantezin Dışında Entelektüel Bir Portre Prof. Dr. Mustafa İsen başlıklı o yazıyı ilginize sunuyoruz:

Üzerine sıkça durduğumuz, eksikliğini vurguladığımız; fikir, estetik, erdem gibi kavramlara her geçen gün ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu müşahede ediyoruz. Fikrin ve estetiğin çekildiği bir toplumda “erdem” kavramı da tartışmaya başlanmıştır. Bu kavramlar karşılıklı olarak birbirini besler ve büyütür. Bu kavramlar geliştikçe nezaket, letafet ve feraset gibi olgular da kendini göstermeye başlar. Bu kavramları temsil eden bireylerin varlığı bulunduğu toplumu güçlendirir.

Entelektüel kimliklerin toplumdaki karşılığı üzerine durmakta fayda var. Bunun üzerine düşünmek veya buna dair sorular sormak bize ne kazandırır? Elbette bir şey kaybettirmez. Besim Dellaloğlu Entelektüelin Sosyolojisini temellendirirken “Entelektüel müdriktir. Yani entelektüel idrak kapasitesi çok geniş olan biridir. Bütün dünyaya açıktır, bir mahalleye, bir ideolojiye, bir politik harekete genellikle sığmaz.” İfadelerine yer verir. Bir yerlerde entelektüel kimlik arıyorsak bir “müdrik” de aramış oluruz.

Bu arayış ancak yine Dellaloğlu’nun tabiriyle geniş ve derin bir kamusal alanda gerçekleşebilir. Geniş ve derin bir kamusal alanı oluşturabilmek için bugün en ihtiyaç duyulan şey şüphesiz ki, anlayıştır. Günümüzde çözüme kavuşması gereken veya çözüme kavuşsun veya kavuşmasın kurcalanması gereken meseleler idrak kapasitesi geniş kişilerce yoruma muhtaçtır. Bu yorumlar kısa vadede etki uyandırmasa da, uzun vadede mutlaka karşılığını bulacaktır.

Bu kimliğe sahip isimlerin, kendilerini ifade edebilecekleri geniş ve derin bir kamusal alan ne kadar mümkün? Bu soruyu sadece yerelde değil, ülkemizde ve daha sonra dünyada tartışmaya açabiliriz. Zaten oldukça üzerine konuşulan bir mevzu olarak tazeliğini koruyor. Aydın, münevver veya entelektüel, ne dersek diyelim, bu kişiliklerin toplumdaki yerine ehemmiyet atfetmek çoğu zaman ederi olan şeyler değildir. Bir politikacı, bir bürokrat, hatta bir muhtar kadar pratik sınamaları olmayışı, entelektüeli gözden ırak bir yerlere hapseder. Bu durumun sokaktaki karşılığı “bana felsefe yapma” ifadesiyle tarif edilebilir.

Bu çerçevede, entelektüelin yeri sanıldığı kadar küçük değildir. Kısa vadede ve birkaç cümleyle geçiştirilemeyecek olsa da şehrimizde her geçen gün entelektüel eksikliğini hissediyoruz. Ancak hiçbir zaman ümitsiz değiliz. Yazının başlığı bir entelektüeli konumlandırmak için ortaya çıktı. Aslında yeni portre inşa etmiyoruz. Alışılagelmişin dışında bir portreye işaret ediyoruz. Prof. Dr. Mustafa İsen, bir süreklilik içerisinde ilimle iştigal ederken, bu yolculukta zaman zaman siyasete ve bürokrasiye de parantez açtı. Çoğu zaman entelektüelin açtığı bu parantezlerin maliyeti ona yüksektir. Ancak Mustafa İsen bu parantezi hakkıyla açmış ve hakkıyla kapatmıştır. Elbette bitmiş değildir, belki birileri de merceğini bu paranteze çevirecektir. İsen, kimileri için sadece bu parantezde kalmış olabilir. Ancak biz okuyucuyu parantezin dışına davet ediyoruz. Gel gelelim, dünyada birçok şeyin politikleştiği ve politikanın teneffüs gücü yadsınamaz bir gerçektir. Bunun karşısında kültür, sanat, eğitim veya spor kendilerine has müstakil alanı muhafaza edebilecek mi? İşte burada İsen kapladığı alan itibariyle sembolleşiyor. Akademinin verdiği uzun soluklu ve detaycı yaklaşım biçimi, şehir kimliğine aidiyet ve kültürel kodlarla hareket Prof. Dr. İsen’e daima alan açmıştır.

İsen’in yayımlanmış eserleri, makeleleri ve halihazırda devam eden yazıları bulunmaktadır. Yüzünü Sakarya’ya döndüğü kadar Anadolu’ya, Anadolu’ya döndüğü kadar Balkanlara ve Türk dünyasına dönmüştür. Yunus’un sözü, Itrî’nin nağmesi, Bâkî’nin şiiri İsen’in odağındadır. Bu perspektiften bakıldığında Prof. Dr. İsen gibi portreler toplumlar için daima şanstır.

Daha önce İsen’in şehir kimliğine dair düşünceleri sitemizde yer almıştı. İsen’in Sakarya’nın “dünyaya açılan kavşak noktası” tanımı tarihsel bir tanım olmakla birlikte idealist bir yaklaşım olduğunu vurgulamadan geçmeyelim. İsen, Sakarya’ya, durduğu yer itibarıyla daima bütüncül ve ilerici bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. Göçlerle inşa edilen şehrin, Adapazarlı kimliğiyle bir çatının tuğlaları gibi kenetlendiğini ifade eder. Siyasetin içinde geçirdiği zamanlar ise şehir onun deney sahası olmuştur. Köy köy gezmiş, Sakarya’yı oluşturan hikâyeyi yakından deneyimlemiştir. Bunu, Bir Muhacir Köyünün Hikâyesi: Nal Köyü kitabında örneklemiştir.

Velhasıl, Prof. Dr. İsen şehrimiz başta olmak üzere ülkemizin entelektüel birikimi açısından değeriyle menkul bir isimdir.

Kendisine saygıyla.

YAZININ LİNKİ

.....

MUSTAFA İSEN KİMDİR? 

Edebiyat tarihçisi, akademisyen, profesör, yazar, bürokrat, müsteşar, 25. ve 26. Dönem Sakarya Milletvekili. 3 Aralık 1953, Adapazarı doğumlu. Balkan kökenli göçmen bir ailenin oğludur. Çorum İmam Hatip Okulu (1967), Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü (1975) mezunu. “Künhü’l Ahbar’ın Tezkire Kısmı: İnceleme-Metin” adlı teziyle doktorasını yaptı (1979). Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne Eski Türk edebiyatı asistanı olarak atandı. 1981 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Belgrat Üniversitesi Filoloji Fakültesi Doğu Dilleri Bölümüne Türkçe okutmanı olarak gönderildi. 1983 yılına kadar burada görev yaptı. Aynı yıl yardımcı doçent oldu ve yurda dönüşünün ardından Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi TDE Bölümünde öğretim üyesi olarak çalıştı. O yıllarda kuruluş aşamasında olan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi TDE Bölümünde de alanıyla ilgili dersler verdi. MEB’de müşavir olarak görevlendirildi (1987-89).

Aynı yıl Eski Türk Edebiyatı alanında doçent oldu ve 1989 yılında Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi TDE Bölümüne atandı. Burada aynı fakültenin dekan yardımcılığı (1992-96) ve Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanlığı görevine getirildi (1993-96). 1994’te profesör oldu. 

Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi SBE’de müdürlük (1996-98) ve Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi TDE Bölümünde başkanlık görevinde bulundu. Aynı fakülteye dekan olarak (1997-2000) atandı. Sonra Başkent Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesine geçti. Bu kurumda TDE Bölümü Başkanlığı yaptı (2000-2002). 7 Aralık 2002 tarihinde Kültür Bakanlığı Müsteşarlığına atandı. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleşmesi sonucu 17 Haziran 2003 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığına tayin edildi. 

22 Temmuz 2007 seçimlerinde AK Parti'den milletvekili aday adayı olmak başvurdu, aday yapılmayınca müsteşarlık görevine döndü. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığa seçilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine atandı. Bu görevi yanı sıra 4 Nisan 2003 tarihinden beri Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyet üyeliği, 17 Ekim 2009 tarihinden itibaren ise YÖK üyeliği görevlerini sürdürdü. 17 Aralık 2002 tarihinde Kültür Bakanlığı Müsteşarlığına getirildi. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleşmesi sonucu 17 Haziran 2003 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığına tayin edildi

Prof. Dr. Mustafa İsen, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı iken, önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görev yaptı. 

7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde Sakarya Milletvekili seçilerek TBMM’de yasama çalışmalarına katıldı. TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyeliği yaptı.

Türk Edebiyatı ile ilgili yayınlanmış çok sayıda çalışması olan Prof. İsen, Eski Türk edebiyatı ve Balkanlar’ın Türk kültür varlığı ile ilgili yayımlanmış çalışmalarıyla tanındı. Makalelerini Çevren, EÜ Edebiyat Fakültesi Araştırma Dergisi, Millî Kültür, Kaynaklar, Türk Kültürü Araştırmaları, Türk Dünyası Araştırmaları, Millî Eğitim, Türk Yurdu, Yedi İklim, Türkiye Günlüğü, Bilig, Türk Dili, Dergâh ve Sesler gibi yayın organlarında yayımladı. Başbakanlık Atatürk Kültür Merkezinin çıkardığı TDOE-TDE Ansiklopedisinin madde yazarları arasında yer aldı.

ESERLERİ:

Sehi Bey Tezkiresi (sad., 1980), Yugoslavya Türk Çocuk Şiirinden Seçmeler (R. İsen ile, 1980), Büyük Türk Klasikleri (c. 3-4, H. İpekten, T. Karabey ve M. Akkuş ile, 1986), Büyük Türk Klasikleri (c. 6, 1987, c. 7: 1988, H. İpekten, T. Karabey ve M. Akkuş ile), Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü (H. İpekten ile, 1988), Gelibolulu Mustafa Ali (1988), Usûlî: Hayatı Sanatı ve Divanı (1988), Hammamizade İhsan / Hayatı, Eserleri ve Divanı (R. Canım ile, 1989), Latifî Tezkiresi (sad., 1990), Şeyhî Divanı (Cemal Kurnaz ile, 1990), Türk Edebiyatında Tevhidler (Muhsin Macit ile, 1992), Künhü’l Ahbar’ın Tezkire Kısmı (1994), Acıyı Bal Eylemek (Türk Edebiyatında Mersiye, 1994), Basılı Divanlar Kataloğu (Haluk İpekten ile, 1997), Sultan Şairler (A. F. Bilkan ile, 1997), Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi 7 (S. Engüllü ile, Makedonya-Yugoslavya [Kosova] Türk Edebiyatı, 1997), Ötelerden Bir Ses - Dîvân Edebiyatı ve Balkanlarda Türk Edebiyatı Üzerine Makaleler (1997), Balkanlarda Türk Çocuk Şiiri Antolojisi (Reyhan İsen, Ayşe Esra Kireççi ile, 2001), Eski Türk Edebiyatı (2003), Balkanlarda Türk Çocuk Hikâyeleri Antolojisi (Tuba Işınsu İsen ile, 2002), Gazanâme-i Çehrin (İsmail Hakkı Aksoyak ile, 2003), Şair Tezkireleri (2003).

12 Nis 2022 - 23:58 - Magazin --- Okunma



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?