Çinli usta 'burası patlayacak' diye uyarmış

T24 yazarı Tolga Şardan 'Büyüteç' isimli köşesinde Hendek Coşkunlar Fabrikasında 3 Temmuz'da yaşanan ve 7 kişinin öldüğü patlama sonrası iş müfettişlerinin hazırladığı raporu açıkladı. Fabrikada görevli Çinli Usta Yang'ın sorumlu müdüre "burası eninde sonunda patlayacak" dediği de raporda belirtiliyor. Bu rapora göre işveren yüzde 95 oranında kusurlu bulundu. İşte Tolga Şardan'ın konuyla ilgili iki köşe yazısı:

"İşveren yüzde 95 oranında kusurlu"


Müfettiş raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelere bakıldığında, facianın "göz göre göre geldiği" değerlendirmesinin bile yetersiz kaldığını görmek mümkün
Sakarya'nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasındaki faciayı anımsayacaksınız.

İlçede faaliyet gösteren ve siyasi bağlantıları da güçlü olan ailenin sahibi olduğu Büyük Coşkunlar adlı havai fişek üretim tesiste geçen temmuzda yaşanan patlamada yedi işçi yaşamını yitirmişti.

Faciayla ilgili adli soruşturma sonrasında başlatılan yargılama sürecinde ikinci duruşma hafta başında başladı.

Pazartesi gününden itibaren devam eden ikinci duruşma safhasında yaşamını yitiren ve patlamadan zarar gören işçiler ile avukatları önemli ifadeler verdi.

Duruşmada söz alan ve aynı zamanda faciada yaşamını yitiren Muhammed Seyfi Çanakçı'nın yeğeni ve müşteki avukatı Gülşen Uzuner, "Bir kastla bilerek yapılan cinayetle karşı karşıyayız, böyle algılıyoruz. Kimse ihmal, taksir, başka mevzuların arkasına sığınmasın" dedi.

Mağdurların açıklamalarına karşın fabrika sahipleri de kendilerince savunma yaptı kuşkusuz.

Müfettiş raporundaki vahim tespitler

Yargılama devam ederken, dava dosyasına giren önemli bir resmi belgenin bulunduğunu belirteyim.

Bu belge, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu'nca düzenlenen inceleme raporu.

Patlamadan sonra görevlendirilen iş müfettişleri, yaşananları kendi görev alanları açısından mercek altına aldı.

Müfettişler, çalışmaları sonucunda 69 sayfalık rapor hazırladı. Raporda, olaya karışan tesis sahipleri ile mağdurların savcılık ifadeleri de yer aldı.

Olayın tüm sürecinin ele alındığı raporda, "Kazanın meydana gelmesinde işverenin sorumluluğu" başlıklı bölümde hayli önemli tespitler var.

Bu tespitleri özetleyerek paylaşıyorum:

* Fabrika içinde bulunan yapıların ruhsata aykırı ve ruhsatsız olarak inşa edildiği,

* Bu bölümde yer alan depolar ve binalar içerisinde olması gerekenden çok miktarda üretim malzemesi ve ham madde bulundurulduğu, bu durumun patlamanın çevreye olan etkisini artırdığı ve patlamanın bu denli büyük ve yıkıcı olmasına neden olduğu,

* Mevzuat gereği depolar arasında olması gereken mesafenin bulunmaması ve yine depo olarak kullanılan yapıların etrafında olması gereken sütre duvarlarının bulunmamasının ilk patlamadan sonra patlamanın diğer bölümlerde sirayet etmesine neden olduğu,

* Bu denli tehlikeli bir faaliyetin yürütüldüğü fabrikada mevzuat hükümlerine uyan bir toplanma alanının ve sığınağının bulunmadığı,

Kaçak barut üretimi


* Binaların bazılarının arasında özensiz elektrik bağlantıları ve binalarda havalandırma amaçlı kullanılan aspiratörlerin sızdırmaz olmadığı,

* Yine bölümlerde çalışan işçilere, fazla iş çıkarması için işveren ve işveren vekili konumundaki ustabaşıları tarafından sürekli baskı yapılması durumunun, iş yetiştirebilmek adına işçileri iş kurallarını çiğnemeye ve gerekli dikkati ve özeni göstermeden çalışmaya ittiği,

* İşletmeye barut üretimi konusunda izin verilmemesine rağmen şüpheli işverenlerin çalışanlara baskıyla kaçak ve usulsüz bir şekilde barut üretimi yaptırdığı ve bu barutların imalatta kullanıldığı,

* Genelde ilkokul mezunu olan işçilere gerekli ve yeterli iş güvenliği eğitimi verilmediği, zaman zaman verilen eğitimin yetersiz kaldığı,

* İş yerinde iş güvenliği ve sağlığı hukuku bakımından düzenlenen yükümlülüklerin tam olarak sağlanamadığının ve iş sağlığı / güvenliğinin sağlanması için gerekli olan tüm önlemlerin yeteri kadar alınmadığı,

Koruyucu malzeme verilmedi


* İşçilere yeterli donanım, kıyafet ve malzeme verilmediği, özellikle yüksek tehlike arz eden Çin mahallesinde çalışan işçilere yanmaz kıyafet ve donanım verilmediğinin Enes Dilber ve Ahmet Çağırıcı'nın vücutlarında ileri derece yanıklar ve uzuv kayıplarının oluşmasından, vücut bütünlüğünü koruyan maktüllerin (yaşamını yitirenlerin) üzerlerindeki kıyafetlerin vücutlarının tamamen yanmış olarak bulunmalarından, kıyafeti yanmayan maktüllerin üzerinde ise koruyucu herhangi bir kıyafet bulunmadığından anlaşıldığı,

* Tüm bunların kazanın meydana gelmesinde ve kaza nedeniyle ortaya çıkan ölüm ve yaralanmaların artmasına etken olduğu değerlendirilmiştir.

* İşveren şirketin neden olduğu bu eksiklikler, kazanın yaşandığı 03.07.2020 tarihinde yürürlükte olan ve yeterince ve/veya yeterince etkin biçimde uyulmadığı veya uygulanmadığı için kazanın oluşumunda etken olan iş sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatı ve ilgili diğer mevzuatın işveren şirket sorumluluğunda kalan düzenlemeleri olarak özetlenen aykırı hareketlerdir.

İşveren'in kusuru yüzde 95


Müfettişler olayla ilgili hazırladıkları raporda bir cümleyi koyu renkli yazarak dikkat çekmiş:

"Belirtilen nedenlerle kazanın meydana gelmesinde Büyük Coşkunlar Proteknik Kimya Sanayi Havai Fişek Oyuncak Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi 'yüzde 95 oranında kusurlu' bulunduğu değerlendirilmiştir."

* * *
Müfettiş raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelere bakıldığında, facianın "göz göre göre geldiği" değerlendirmesinin bile yetersiz kaldığını görmek mümkün.

Büyüteç'i, faciada dayısını kaybeden Avukat Gülşen Uzuner'in şu cümlesiyle sonlandırayım:

"Yedi canımızı kaybettik burada. Daha önce de bu fabrikada canlarını kaybedenler, yaralananlar var. Onlarla da birlikteyiz. 'Bir daha olmasın' diye kendi canımızın hesabını sormaya geldik. Bu davanın, böyle üretim yapan işverenlerin peşini bırakmayacağız. Bunların hesabının sorulması için hep birlikte mücadele ediyoruz, asla vazgeçmeyeceğiz."  

...

Tolga Şardan'ın konuyla ilgili ikinci yazısında müfettiş raporunun ayrıntılarını vermeye devam ediyor. O yazıda şöyle: 

"Fabrika, önceki denetimlerde de kusurlu bulundu"

"Denetleme ve genel güvenlik işlerini Fikret Çuvalcıoğlu yapar. Kendisi eski emekli emniyet mensubudur. Müşteki beyanlarında bana söylenen denetleme gelmeden önce haber geldiği konusu doğrudur"
Büyüteç'te son yazıda, Sakarya'nın Hendek ilçesinde üretim yapan havai fişek fabrikasındaki patlamayla ilgili iş müfettişlerinin denetim raporunu aktarmıştım.

Tek cümleyle özetlemek gerekirse; iş müfettişleri, yedi işçinin yaşamını yitirmesi ve 127 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan faciayla ilgili "işveren, yüzde 95 oranında kusurlu" tespitinde bulunmuştu.

Haftanın ilk yazısında bu konuya devam edip, aynı rapordan iş müfettişinin "yüzde 95 kusurlu bulduğu" firmaya yönelik denetimler konusundaki tespitleri hakkında bilgilendirme yapacağım.

Facianın ardından iki kez olay yerine giden iş müfettişi hazırladığı raporda, Büyük Coşkunlar adlı firmaya ait havai fişek ve patlayıcı madde üretim tesisinde geçmişte yapılan denetim raporlarına da yer verdi.

Önceki raporlar facianın habercisi


Devam eden adli yargı sürecinde, aynı zamanda mahkeme dosyasına da giren iş müfettişi raporunda geçmiş denetim sonuçları şöyle belirtildi:

* Mehmet Aracı adlı işyeri sigortalısının 17/08/2009 uğradığı ve vefatı ile sonuçlanan kazanın, laboratuvar tartı bölümünde ramazan topunun kimyasal ilacının tartılıp karıştırılarak hazırlanmasıyla meydana gelen kazada işveren şirketin "yüzde 90 oranında kusurlu" olduğu,

* 11/02/2011 tarihinde kız kaçıran bölümünde meydana gelen patlamada Hediye Hallaç'ın vefatı, diğer sekiz iş yeri çalışanının yaralanmasıyla sonuçlanan kazada işveren şirketin "yüzde 100 oranında kusurlu" olduğu,

* 2013 yılında yapılan programlı teftişte eksik görülen "25 adet eksikliğin" verilen süre sonrasında giderildiği,

* 14/12/2014 tarihinde inşaat/tadilat/bakım/onarım işlerinde çalışan Yılmaz Şapoğlu'nun oluk açma sırasında spiral taş ile inşaat demirini kesme esnasında ortaya çıkan kıvılcımların neden olduğu patlama sonrasında Yılmaz Şapoğlu'nun vefatı, diğer iki iş yeri çalışanının yaralanmasıyla sonuçlanan kazada, kazaya iş veren şirketin "iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketlerinin" neden olduğu,

* 2015 yılında yapılan şikâyet sonrasında gerçekleştirilen denetimde, tehlikeye neden olabilecek aykırılıkların listelendiği, bu eksikliklerin mehil (süre) verilmeksizin derhal giderilmesi için işveren şirkete tebliğ edilmesinin önerildiği ve işveren şirket hakkında "6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanmasının" önerildiği,

* 2016 yılında yapılan programlı teftiş sırasında görülen "47 adet eksikliğin" verilen süre sonrasında giderildiği, işyeri elektrik tesisatının kıvılcım, alev ve toz geçirmez, patlamaya dirençli, kapalı tipte olduğuna dair açıklamanın bulunamadığı ve bu eksikliğin giderilmediği; hammadde depolamak için tasarlanmış depolarda ürün depolanmış olduğunun tespit edildiği ve bu depolamaya ilişkin olarak Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Tüzük (87/12028) "gerekli incelemenin yapılması" için Sakarya Valiliği'ne bilgi verilmesi,

* 2017 yılında yapılan programlı teftiş sırasında görülen "16 adet eksikliğin" giderilmesi için süre verildiği, verilen süre sonrasında iki adet eksikliğin (kullanılan karışık/bileşik haldeki kimyasalların presler araçlığıyla ne kadar basınca karşı patlama direnci gösterebileceğinin belirlenmediği ve iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerinin tamamlanmadığı) giderilmediğinin tespit edildiği ve işveren şirket hakkında "6331 sayılı kanuna göre idari para cezası uygulanması" önerildiği.

25 yıllık şoför CEO oldu


Büyük Coşkunlar firmasının geçmişteki denetim sicili pek parlak değil, görüldüğü üzere.

Denetim demişken, bu konuya devam edelim biraz daha.

Fabrikanın sahibi ve ortağı Yaşar Coşkun aynı zamanda iktidara yakınlığıyla bilinen MÜSİAD'ın Sakarya Şube Başkanı. Coşkun, 3.5 yıldır bu görevdeydi.

Üretim tesisinin kâğıt üzerindeki sorumlu müdürleri Kimyager Asiye Angın ve Kimyager Ahmet Çağrıcı. Ancak, tesisin patrondan sonra gelen, tüm işlerinden sorumlu olan ancak kâğıt üzerinde hiçbir sorumluluğu gözükmeyen badlı çalışan.

Patron Coşkun Velioğlu için CEO tanımlamasında bulunuyor fakat belirttiğim üzere Velioğlu'nun sorumluluğu kâğıt üzerinde değil. Kimyagerler Angın ve Çağrıcı resmi sorumlu olmakla birlikte iç işleyişle ilgili tüm talimatları Velioğlu'ndan alıyorlar.

İki sorumlu müdürün tesisin yönetiminde herhangi bir tasarruf yetkileri yok!

Velioğlu ise, kendi anlatımına göre firmada 25 yıl şoförlük yaptıktan sonra güvenilir olması nedeniyle işveren tarafından yetkilendirilmiş. Kısacası fabrikanın deyim yerindeyse eli – ayağı, her şeyi.

Fabrikanın yönetim işleyişi doğal olarak sistemli çalışmanın yerine daha günü birlik çalışma düzenine uymuş görünüyor.

Sorumlu müdür: "Denetleme haberi gelirdi"


Denetim konusunda Velioğlu, aynı zamanda iş müfettişinin raporuna da giren savcılık ifadesinde "denetim yapılmadan önce kesinlikle haberimiz olmuyordu. Denetimler ani gerçekleşiyordu" dedi.

Ancak Velioğlu'nun bu ifadesine karşın, tesisin kâğıt üzerindeki sorumlusu fakat işleyişte Velioğlu'ndan talimat alarak görev yapan Kimyager Asiye Angın, savcılık ifadesinde şunları anlatıyordu:

"Ben bu işletmede her ne kadar iş yeri sorumlusu olarak evraklar üzerinde görünsem de tamamen fonksiyonsuzlaştırıldım. Ben ne dersem diyeyim, Hasan Ali Velioğlu veya üst düzey birilerinin söyledikleri olur. Bizim genel denetlememiz bakanlık düzeyinde olur. Bildiğim kadarıyla il emniyet müdürlüğünce yapılır.

Emekli polis denetlemeden sorumlu!


Denetleme ve genel güvenlik işlerini Fikret Çuvalcıoğlu yapar. Kendisi eski emekli emniyet mensubudur. Müşteki beyanlarında bana söylenen denetleme gelmeden önce haber geldiği konusu doğrudur. Ancak ne şekilde geldiğini bilmiyorum. Sadece Fikret Çuvalcıoğlu denetleme olacağını bize söyler, ben de personele koruyucu ekipman veririm. Eksiklikleri gideririm."

Çin Mahallesi'nde denetim yok!


Raporda yer alan bir detay fazlasıyla dikkat çekici.

Tesiste tıpkı Kimyager Angın gibi kâğıt üzerinde sorumlu müdür olan ancak işleyişte tamamen Hasan Ali Velioğlu'ndan talimat alan Kimyager Ahmet Çağırcı ilginç bir bilgiye ifadesinde yer verdi.

Patlamada sol gözünü ve sağ kolunu yitiren Çağrıcı aynı zamanda patlamanın yaşandığı ve Çin Mahallesi olarak tanımlanan üretim bölümünün sorumlusu.

Üretim tesisine Çin Mahallesi denilmesinin gerekçesi ise, Çin'den gelen hammaddenin işlenerek ürün ortaya çıkarılması ve bölümde Çinli Yang adlı bir müdür ile bazı Çinli personelin görev yapması.

Facianın yaşandığı Çin Mahallesi'nden sorumlu Çağrıcı bakın süreci nasıl aktarıyor adli makamlara:

"Fabrikaya denetim geleceği konusunda önceden haber gelirdi. Hasan Ali Velioğlu, denetim yapılacağı zaman beni arar, 'Ahmet bugün denetim olacak Çin Mahallesi'ni kapat' derdi. Bunun üzerine ben de Çin Mahallesi'nde üretimi durdurarak işçilerle birlikte ya yukarı üretim bölümüne çıkar ya da işçilerin bekleme yerinde denetimin sonlanmasını beklerdik. Denetime gelenler, hiçbir zaman Çin Mahallesi'ne inmezlerdi.

Çin Mahallesi gizlendi


Hatta bir keresinde Ankara'dan gelen ve işi bilen bir müfettiş Yaşar Coşkun'a 'misketi siz mi üretiyorsunuz?' diye sordu. Yaşar Coşkun bizim ürettiğimizi söyledi. Müfettiş nerede üretildiğini sordu. Yaşar Coşkun, müfettişe Çin Mahallesi'ndeki laboratuvarı değil, torpil ve volkan bölümlerinin laboratuvarını gösterip 'burada üretiyoruz' dedi. Müfettiş işin teknik boyutunu çok fazla bilmediğinden buna inandı. Çin Mahallesi'nin çok büyük tehlike arz etmesini fabrika sahiplerinin de bilmesi nedeniyle Çin Mahallesi'ni kimseye göstermediler.

Çinli ustanın uyarısı


Çinli usta Yang bir keresinde bana, 'bu işi yapıyorsun ama burası eninde sonunda patlayacak' dedi. Burasının patlamaması için ne yapmak gerektiğini sorduğumda 'ne yaparsan yap, burası eninde sonunda patlar' dedi."

* * *
Havai fişek faciasının yaşandığı Büyük Coşkunlar firmasına ait üretim tesisindeki denetim kaynaklı ihmaller zincirinden bir örneği aktardım.

Türkiye'deki en önemli sorunların başında denetim mekanizmasının tam olarak çalıştırılamaması ve denetimlerin sonuçlarının uygulanamaması geliyor kuşkusuz.

İster kamu, ister özel sektör olsun kimi zaman "baştan savma" ya da "dostlar alışverişte görsün" tarzında gerçekleştirilen denetimlerin sonucunun facia olarak geri döndüğüne tanık oluyoruz.

İşin içine bir de siyasetle olan yakınlık bağları girince işler iyice çığırından çıkıyor. Denetimin gerçekçi bir anlamı kalmıyor maalesef.

23 Mar 2021 - 11:10 - Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce okullar açılmalı mı?