İzinsiz barut üretiliyordu iddiası

3 Temmuz'da Hendek'te Coşkunlar Havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamayla ilgili hazırlanan iddianame 1. Ağır Ceza Mahkemesinde kabul edildi. İddianamede sorumlu müdür Hasan Ali Velioğlu, Çin Mahallesi'nde izinsiz

Fabrikadaki patlamada ağır yaralanan Ahmet Çağırıcı hem şüpheli hem müşteki olarak iddinamede yer aldı. İddianamede Çağrıcı ve diğer müştekilerin ifadelerinden izinsiz barut üretildiği belirtiliyor. 

Patlamada ağır şekilde yaralanan ve iddianamede müşteki şüpheli olduğu belirtilen Ahmet Çağırıcı'nın ifadesi şöyle dile getirildi: 

ÇİNLİ USTADAN BARUT ÜRETİMİNİ ÖĞREN 


Coşkunlar Havai Fişek isimli fabrikada 2012 yılının 6-7. ayı gibi kimyager olarak işe başladığını, fabrika sahibi Ali Rıza Coşkun'un teyzesinin eşi olduğunu, Yaşar Coşkun'un ise kuzeni olduğunu, işe başlamasının ilerleyen zamanlarında Yaşar Coşkun'un kendisini yanına çağırarak "Çin'li usta Yang'dan işi öğren, sen bizim akrabamızsın, bu işi sen yap" dediğini, ilk başta bu teklife sıcak bakmadığını ancak kendisine Türkiye'de havai fişek yapan tek kimyager olacağı, bu işi öğrenirse kendi alanımda Türkiye'de tek olacağının söylendiğini ve ikna edildiğini, fabrika sahiplerinin bu teklifi yapmalarındaki amacın ise Çin'li ustanın maliyeti çok yüksek olması olduğunu, bu işi öğrenirse Çin'li ustaya gerek kalmayacağını ve böylelikle aynı işi daha uygun bedelle yaptırabileceklerini, bu teklifi kabul ettikten sonra Çin mahallesinde Çin'li ustanın yanında çalışmaya başladığını, ancak Çin'li ustanın işin püf noktalarını öğretmediğini, karışımlar ve formülleri kendisinden sakladığını, 2014 yılında fabrikada 1 kişinin hayatını kaybettiği patlama olayı meydana geldikten sonra Ali Rıza Coşkun kendisini ve Asiye Angın'ı yanına çağırarak o tarihte sorumlu müdür Tuğba Karabulak'ın yerine sorumlu müdür olarak kendilerini görevlendireceğini söylediğini, kendisinin de bunu ilk başta karşı çıksa da sonradan kabul ettiğini, sorumluğundan korktuğunu söylemesi üzerine kendisine "sen bizim akrabamızsın, biz sana sahip çıkarız, bu zamana kadar kime ne olmuş, sen merak etme" dediklerini,

SORUMLU MÜDÜRDÜM AMA SÖZÜM GEÇMİYORDU 


sorumlu müdür olarak o tarihten sonra görev yaptığını ancak Hasan Ali Velioğlu fabrikada neredeyse fabrika sahibinden sonra en yetkili kişi olduğunu, tabiri caiz ise astığım astık, kestiğim kestik şeklinde çalıştığını, her ne kadar evrak üzerinde Asiye Angın ve kendisi fabrikanın genel sorumlu müdürü olarak gözükse de Asiye Angın'ın Çin Mahallesine karışmadığını, kendisinin de Çin Mahallesi dışındaki diğer bölümlere karışmadığını, Çin mahallesinde Misket laboratuvarının olduğu yerde Muhammet Seyfi Çanakçının çalıştığı yerin bitişiğindeki odada ilaç transfer odası bulunduğunu, bu odanın içerisinde ateşleme, patlama ve kuyruk ilacı (havai fişek yukarı çıkarken oluşan ışığın görülmesini sağlayan ilaç) bulunduğunu, bu ilaçların misket üretimi ile alakası olmadığını, daha çok yukarıdaki imalathanelerde üretimde kullanılan ilaçlar olduğunu ancak bu ilaçların patlayıcılık ve etki özelliği çok fazla olduğu için yukarıda daha fazla tehlike arz edeceğinden bu ilaçların fabrika sahipleri tarafından ayrı bir alan yapılmak yerine Çin Mahallesindeki laboratuvar bölümündeki bu boş odada muhafaza edildiğini, patlama alanında büyük çukurlar oluşmasında en etkin maddenin bu odada bulunan kimyasal ilaçların olduğunu düşündüğünü, bu odada yaklaşık 7-8 kova patlama ilacı, 2-3 kova ateşleme, 2-3 kova da kuyruk ilacı
bulunduğunu, her bir kova yaklaşık 10 'ar kilogramlık olduğunu, bu ilacın tahrip gücünün çok fazla olduğunu, çünkü 2014 yılındaki patlamada patlama alanında yarım kova bu ilaç tek başına ilaç transfer kulesini yok ettiğini ve havai fişek imalathanesinin iki kolonunu yıktığını, o kazada yıkılan kolonların altına kalarak bir kişi hayatını kaybettiğini, bu kazadan kıyasla yarım kova ilacın bu şekilde bir tahrip gücü olduğu dikkate alındığında 12-13 kova ilacın meydana getireceği tahrip gücü ortaya koyulabilineceği, kendilerinin bu ilaçların kendilerinin işi ile ile alakası olmadığını ve tehlike arz ettiğin Hasan Ali Velioğlu'na söylediklerini, onun da yukarıda daha çok insan var patlama yukarıda olacaksa daha fazla mı insan ölsün şeklinde söyleyerek en uygun yerin Çin Mahallesi olduğunu söylediğini, bunu kabul etmemesi üzerine misket laboratuvar bölümünün yanında bulunan sütre duvarının arka tarafına bu ilaçlar için ayrı bir depo yapılmasını Hasan Ali Velioğlu'ndan ve fabrika yönetimden istediklerini, ilk başta yönetimin kabul etmediğini ancak ısrarcı davranmaları üzerine hemen sütre duvarının arkasına büyüyecek misket deposunun yan tarafına depo temeli atıldığını ancak burasının hiçbir zaman tamamlanmadığını ve bu haliyle kaldığını, yaklaşık 2-3 yıl önce Ali Rıza Coşkun'un Yang'ı yanına çağırarak ondan barut üretmelerini istediğini, Çin'li usta bunu ilk başta kabul etmediğini çünkü fabrikanın çalışma şeklini bildiği için bunun büyük tehlike arz edeceğini ve üretilen barutun kalitesiz olacağını söylediğini, ancak bir süre sonra Ali Rıza Coşkun yine Yang'ı odasına çağırarak kendisi ile görüştüğünü ve burada Yang'a barut üretimi yapmayı kabul ettirdiğini, bu şekilde 1 hafta yaklaşık 200 kg. olacak şekilde tane barut üretimi yaptıklarını ve üretilen barutla gerçekleştirilen denemelerde barutun kalitesiz olduğunu gördüklerini ve barutun kalitesiz olduğunu Ali Rıza Coşkun'a söylediklerini ama buna rağmen Ali Rıza Coşkun üretilen barutu beğenerek çok güzel olmuş, üretime devam edelim dediğini, Yang'ın misket bölümünde üretim yapılamayacağını bunun misket üretimini yavaşlattığını, barut üretimi yapılacaksa başka bir yer bulmaları gerektiğini Ali Rıza Coşkun'a söylediğini, bunun üzerine fabrika içerisinde dosyada mevcut krokilerde yer alan barut imalathaneleri ve barut kurutma fırını inşa edildiğini, Çin'li Yang'ın Çin'deki arkadaşları ile irtibata geçerek 2 adet makine getirttiğini ve burada barut üretilmeye başlanıldığinı, Yang'ın barut üretim süreci yaklaşık 6 ay kadar sürdüğünü, bu süreçte 1 hafta barut üretimi, 1 hafta misket üretimi yapıldığını, barut üretimi yapıldığında günlük yaklaşık 250 kg. civarında barut yapıldığını, yapılan barutlar fırında kurutulduktan sonra yeşil depoya gönderildiğini, bu 6 aylık süreçte tam miktarını bilmemekle birlikte en az 4-5 ton barut üretildiğini, üretilen bu barutlar imal edilen ürünlerde kullanılmakta olduğunu, Çin'li gittikten 5-6 ay sonra Hasan Ali Velioğlu kendisine "Ahmet Çin'linin yaptığı barutlar bitiyor, aşağıda barut yapacaksın" dediğini, kendisinin barut yapmayı bilmiyorum diyerek reddettiğini ve İbrahim Gülten'e ne kadar barut kaldığını sorduğunda 50-60 kova (yaklaşık 1 ton) barut kaldığını söylediğini, bu durumun da üretilen barutların günlük imalatta kullanıldığını gösterdiğini, fabrikada iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt tarafından haftanın 2 gününde iş güvenliği ile ilgili denetimler yapıldığını, Aslı Bozkurt fabrikaya geldiği günlerde fabrikanın yukarıda yer alan imalathane bölümlerini gezip ve eksiklikleri ilettiğini ancak bugüne kadar Çin Mahallesine hiçbir şekilde gelmediğini, burada herhangi bir denetim ve danışmanlık yapmadığını, Çin Mahallesindeki çalışanlara da en fazla iki kez iş güvenliği ile ilgili eğitim

İŞ GÜVENLİ UZMANI AĞLADI 

verildiğini, görmüş olduğu aksaklıkları ara ara dile getirdiğini, ancak bir keresinde Hasan Ali Velioğlu ile tartıştıklarına şahit olduğunu, Hasan Ali Velioğlu'nun Aslı Bozkurt'a "ben bu işi 40 yıldır yapıyorum, sen benden iyi mi bileceksin demesi üzerine Aslı Bozkurt da ben bu işi bırakacağım, kimse beni dinlemiyor" diyerek ağladığını, kendisinin fabrikanın Çin Mahallesi bölümünde görmüş olduğu en büyük eksiklikler kalifiyeli eleman çalıştırılmaması olduğu çünkü burada yüksek tehlike arz eden işler yapıldığı ancak bu bölümde çalışan işçilerin bir kısmı okuma yazma dahi bilmediği, yine Çin Mahallesinde elektrik bulunan yerlerde kaçak akım rolesi bulunmadığı, bu durumun büyük tehlike arz ettiği, bu hususları dile getirdiğinde yapımı uzun sürüyor diye geçiştirildiğini, bir keresinde eleme yerinde bulunan elektrikli pervanenin motoru yandığı normalde bu pervanenin ekspruf (kıvılcım çıkarmayan) olması gerekirken buraya düz pervane takıldığını, kendisinin de bunu elektrikçiyle birlikte idarede Yaşar Coşkun'a bildirdiğini, Yaşar Coşkun araştırın alalım dediğini, ancak pervanenin maliyeti 12-13.000 TL çıkınca buraya ekspruf pervane almadıklarını ve normal pervanenin yenisini taktıklarını, fabrikaya denetim yapılacağı hususunda önceden haber geldiğini,

DENETİM OLACAĞI ZAMAN 


Hasan Ali Velioğlu denetim yapılacağı zaman kendisini arayarak "Ahmet bugün denetim olacak Çin Mahallesini kapat" şeklinde söylediğini, bunun üzerine kendisinin de Çin Mahallesinde üretimi durdurarak işçilerle birlikte ya yukarı imalathane bölümüne çıktığını ya da işçilerin bekleme yerinde denetimin sonlanmasını beklerdiklerini, denetime gelen kişiler hiçbir zaman Çin Mahallesine inmediklerini, hatta bir keresinde şahit olduğu olayda Ankara'dan gelen ve işi biraz bilen bir müfettişin Yaşar Coşkun'a "Misketi kendiniz mi üretiyorsunuz yoksa satın mı alıyorsunuz?" diye sorduğunda Yaşar Coşkun'un kendilerinin ürettiğini söylediğini, müfettişin de nerede ürettiklerini sorması üzerine Yaşar Coşkun'un müfettişe Çin Mahallesindeki laboratuvarı değil torpil ve volkan bölümlerinin laboratuvarını göstererek "Burada üretim yapıyoruz", dediğini, müfettiş işin teknik boyutunu çok fazla bilmediği için buna inandığını, Çin Mahallesinin çok büyük tehlike arz ettiğini fabrika sahipleri de bilmesi nedeniyle Çin Mahallesini kimseye göstermediklerini, Çin'li usta Yang'ın bir keresinde kendisine fabrikanın çalışma şekli ile ilgili olarak "Bu işi yapıyorsun ama burası eninde sonunda patlayacak" şeklinde söylediğini, kendisinin buranın patlamaması için ne yapmak gerektiğini sorduğunda ise ne yaparsan yap burası eninde sonunda patlar şeklinde söylediğini, patlama neticesinde sol gözünü gözüne saplanan cam parçaları nedeniyle kaybettiğini, sol gözünün görme yetisini tamamen kaybettini, sağ kolunun omuz altından kesildiğini, ayaklarımda his kaybı olduğunu, yüzümde ve vücudumda birçok yaralanma izi olduğunu, her ne kadar bu fabrikada evrak üzerinde fabrika genel sorumlu müdürü olarak gözükse de kesinlikle gerçekte böyle bir yetkisinin olmadığını, bu nedenle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, yaralanmasında kusuru bulunan kişilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan etti 

23 Eki 2020 - 17:59 - Asayiş --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce Sakaryaspor'da kim başkan olmalı?