2000 öncesi binalar bütün olarak devrilebilir

SUBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar, 2000 öncesi yapılan binaların büyük tehdit olduğunu belirterek, “O binaların genelinin temelleri yüzeye yakın temeller. Bu nedenle yumuşak zeminler üzerinde inşa edilen 5-6 katlı yapıların bir bütün olarak devrilme tehlikesi bulunuyor" dedi.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Deprem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi adına bir basın açıklaması yayınlayan SUBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar, Marmara Depremi’nin Türkiye tarihindeki en büyük ikinci deprem olarak kayıtlara geçtiğini vurgularken depremde oluşan ağır hasarın yüzde 29 gibi önemli bir kısmının Sakarya’da meydana geldiğinin altını çizdi. Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağında olması nedeniyle sık sık depremlere maruz kaldığını hatırlatan Çağlar, “ Adapazarı ve etrafının zemin yapısı dikkate alındığında Marmara Bölgesi’nde ve İstanbul’da olacak şiddetli bir depremin şehrimizi de etkileyeceği açık. Bizim bu gerçekler doğrultusunda depreme karşı tüm tedbirleri almış ve hazırlıklarımızı tamamlamış olmamız gerekiyor” diye konuştu.


HASARLI BİNALAR VE CAN KAYIPLARI

Depremlerde meydana gelen ağır hasarlara ve can kayıplarına dikkat çeken Çağlar, “Depremde oluşan yapı hasarları ve buna bağlı can kayıplarının yüksek oranlı yaşanmasının en önemli nedenlerinden birisi olarak Türkiye genelinde ve Adapazarı’nda özellikle 2000 öncesi yapılan binaların yapım kalitesinin son derece kötü olmasını ve deprem yönetmeliğine uymadan yapılan denetimsiz inşaatları gösterebiliriz. 2000 yılının referans almamızın nedeni; 1998’de Deprem Yönetmeliği’nin revize edilmesi, zemin etüdü yapma zorunluğu getirilmesi, Yapı Denetim Kanunu’nun çıkarılması ve 1999 depremleri sonrasında hazır beton kullanımının yaygınlaşmasıdır.”


BÜTÜN OLARAK DEVRİLEBİLİR

Marmara Depremi’ni yaşayan yapıların hemen hemen tamamının 1998 Deprem Yönetmeliği öncesi inşa edilen yapılar olduğu bilgisini veren Çağlar, “Bu yapıların yaklaşık yüzde 5’i ağır hasar aldı veya yıkıldı. Ayakta kalmayı başaranların önemli bir kısmı depremde yıkılan binalarla benzer özelliklere sahip. 2000 öncesi yapılan binaların genelinin temelleri yüzeye yakın temeller. Bu nedenle yumuşak zeminler üzerinde inşa edilen 5-6 katlı yapıların bir bütün olarak devrilme tehlikesi bulunuyor. 1999 Marmara Depremi’ni yaşamış olan bu binaların yeni bir depremi daha kötü koşullarda karşılayacağı ortada. Kısaca yaşanan depremler sonrası hasarsız veya az hasarlı olarak belirlenen binaların önemli bir kısmı hepimiz için risk taşımaya devam ediyor.”


DEPREM SENARYOSU

Marmara Bölgesi’nde ve İstanbul’da yaşanacak şiddetli bir depremin Sakarya’yı derinden etkileyebileceğini söyleyen Çağlar, “Aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunan şehrimiz için deprem senaryosu çalışmalarını vakit kaybetmeden yapmalıyız. Yerleşim yerlerimizin yaşanması muhtemel bir büyüklükteki depremden ne ölçüde etkilenebileceğini, mevcut yapı stokumuzun ve ulaşım hatlarımızın ne kadarının güvenli olduğunu, oluşabilecek hasarın büyüklüğü ve güvensiz yapıların hangi bölgelerimizde yoğunlaştığını deprem senaryoları ile belirlemeliyiz. Deprem öncesi zorunluluk arz eden iyileştirme çalışmalarının planlanmasında ve bir depremin meydana gelmesi durumunda yapılacak işler ile alınacak önlemlerin planlanmasındaki en etkin araç deprem senaryo çalışmalarıdır.”

İŞBİRLİĞİNİN ÖNEMİ

Depreme karşı birlikte çalışmanın önemi üzerinde duran Çağlar, ”Mevcut yapı stokumuzda bulunan riskli binaların belirlenmesi ve depreme güvenli hale getirilmesi için üniversitelerin, kamu kurumlarının, meslek odalarının ve bu tür riskli yapılarda yaşayan vatandaşlarımızın iş birliği yapması bir zorunluluk. Yeni yapılacak binaların da yürürlükteki deprem yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanması ve tasarım projesine uygun olarak inşa edilmesi sağlanmalı. Bu süreçlerde denetim ve gözetim işlemini yapan gerek kamu gerek özel kişi ve kurumların mesleki anlamda görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeleri için gerekli tüm tedbirler alınmalı. Aksi durumlarda hızlı bir şekilde ilgili iyileştirmeler yapılmalı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi olarak bizler; üzerimize düşen tüm görevleri yerine getirme konusunda kararlıyız ve destek vermek için her zaman hazırız” ifadelerini kullandı.

15 Ağu 2020 - 19:53 - Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.




Anket Koronanın yayılımı nasıl önlenir?