Sait Faik Abasıyanık’ın 115. doğum günü

Bugün Türk edebiyatının usta kalemi Sait Faik Abasıyanık’ın 115. doğum günü. Bin dokuz yüz altı yılında Adapazarı’nda dünyaya gelen Sait Faik, Türk hikâyeciliğine yeni bir soluk getiren, modern ve özgün bir yazar olarak tanınıyor. Bugün onu saygı ve özlemle anıyoruz.

Sait Faik, çocukluğunu Adapazarı’nda geçirdi. Bursa ve İstanbul’da eğitim gördü. Babasının isteği üzerine iktisat okumak için İsviçre’ye gitti, ancak Fransa’ya geçerek edebiyatla ilgilendi. İlk öyküsü olan “Uçurtmalar” 1929 yılında Milliyet gazetesinde yayımlandı. İlk kitabı olan Semaver ise 1936 yılında babasının mali desteğiyle basıldı.

Sait Faik, öykülerinde çoğunlukla İstanbul’un farklı mekanlarını, şehirli alt sınıfın hayatını, balıkçı, işsiz, tacir, kıraathane sahibi gibi karakterleri betimledi. İnsanların yaşama biçimlerini, arzularını, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini şiirsel ve usta bir dille yansıttı. Klasik öykü tekniğini yıkarak, kendine özgü bir tarz yarattı.

Sait Faik, aynı zamanda bir romancı, şair ve çevirmen olarak da eserler verdi. 1953 yılında, dünya edebiyatına olan hizmetlerinden dolayı Mark Twain Şeref Üyeliği’ne seçildi. Hayatı boyunca eğitime büyük önem veren Sait Faik, tüm mal varlığını ve telif haklarını Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışladı. 1954 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.

Sait Faik Abasıyanık, Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Eserleri pek çok sanatçıya ilham verdi. Bugün onu saygı ve özlemle anıyoruz.

Sait Faik Abasıyanık’ın Adapazarı Hikâyeleri


Bugün Türk edebiyatının usta kalemi Sait Faik Abasıyanık’ın yüz on beşinci doğum günü. Bin dokuz yüz altı yılında Adapazarı’nda dünyaya gelen Sait Faik, Türk hikâyeciliğine yeni bir soluk getiren, modern ve özgün bir yazar olarak tanınıyor.

Sait Faik, Adapazarı’nda Rehber-i Terakki Mektebi’nde ilkokulu okudu. İki yıl da Adapazarı İdadisi’nde öğrenim gördü. Kurtuluş Savaşı sırasında Adapazarı işgal edilince, ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Sait Faik, Adapazarı’na daha sonra sık sık ziyaretlerde bulundu. Babasının evi, bahçesi, çiftliği, Adapazarı’nın sokakları, insanları, doğası, Sait Faik’in öykülerinde canlı bir şekilde yansır.

Sait Faik, Adapazarı’nda geçen öykülerinde, hem kendi yaşamından hem de Adapazarı’nın tarihinden, kültüründen, sosyal yapısından izler bulunur. Sait Faik, Adapazarı’nı hem gerçekçi hem de lirik bir dille aktarır. Adapazarı, Sait Faik’in öykülerinde, hem bir çocukluk cenneti hem de bir yetişkinlik cehennemidir.

Sait Faik, Adapazarı’nda geçen öykülerini, çoğunlukla Semaver, Sarnıç, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi, Havada Bulut, Kumpanya, Havuz Başı, Son Kuşlar, Alemdağ’da Var Bir Yılan, Balıkçının Ölümü, Yaşasın Edebiyat, Müthiş Bir Tren, Sevgiliye Mektup, Hikâyecinin Kaderi, Büyüyen Eller gibi kitaplarında toplar. Bu öykülerde, Sait Faik’in Adapazarı’na olan sevgisi, özlemi, kırgınlığı, eleştirisi, hayranlığı, hayal kırıklığı, ironisi, mizahı, hüznü, korkusu, umudu, hayali, gerçeği bir arada görülür.

Sait Faik, Adapazarı’nda geçen öykülerinde, Türk öykücülüğüne yeni bir soluk, yeni bir bakış açısı, yeni bir dil, yeni bir anlatım getirir. Adapazarı, Sait Faik’in öykülerinde, sadece bir yer adı değil, bir edebiyat olgusudur.

18 Kas 2023 - 10:09 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?