CHP’de komşu iller başkaldırdı, Sakarya bekliyor

CHP'de seçim yenilgisinin ardından değişim talebi giderek büyüyor. Şimdi de CHP'nin Batı Karadeniz’deki 9 il başkanından "yenilenme kaçınılmazdır" mesajı geldi. Sakarya’nın atamayla göreve gelen  il Başkanı Cengiz Çiçek ise seçim sonrası yaptığı açıklamada “ Ülkemiz, ilimiz ve halkımızın yararları doğrultusunda yılmadan, usanmadan çalışmaya devam edeceğiz.” Demişti.

CHP’nin Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki şehirlerindeki yerel yönetimleri, mağlubiyetle sonuçlanan seçimlerin değerlendirmesini yaptı. İl başkanlarından değişim çağrısı geldi. Sakarya İl Başkanı Cengiz Çiçek ise bu toplantıya katılmadı. Çiçek seçim sonrası yaptığı açıklamada Ülkemiz, ilimiz ve halkımızın yararları doğrultusunda yılmadan, usanmadan çalışmaya devam edeceğiz.” Demişti.   

 

"YENİLENME KAÇINILMAZDIR"

CHP'de seçme ve seçilme iradesinin ‘Genel Merkezin’ tasarrufuna mahkûm edildiğini, üye ve seçilmişlerin seçme hakkına müdahalede bulunulduğunu vurgulayan CHP’li 9 il başkanı, “ Cumhuriyet Halk Partisi yeni dönemi yeninin gerekliliklerini de gözeterek inşa etmelidir. Yenilenme kaçınılmazdır” dedi.

"YÜZLEŞME VE ÖZELEŞTİRİ KAÇINILMAZ, ERTELENEMEZ BİR GEREKLİLİKTİR"

Seçim sürecinde çalışma yapanlara teşekkür eden il başkanlarının ortak açıklamasında, “Seçim atmosferi iktidar tarafından oluşturulan asimetrik koşullarda ve ağır anti demokratik zeminde biçimlenmiştir. Ancak, iktidarın baskısıyla oluşturulan dışsal nedenler kadar içsel süreçlerin değerlendirilmesi de vazgeçilmezdir. Bu anlamda bir yüzleşme ve özeleştiri süreci bizim için kaçınılmaz, ertelenemez bir gerekliliktir. Hiçbirimizi memnun etmeyen bu seçim sonuçlarının pek çok nedeni var” denildi.

"MOTİVASYON KAYBINA YOL AÇTI"

İl başkanları olarak sonuçların sorumluluğunu üstlendiklerini belirten CHP’li isimler, partilerinin “merkezileştiğini” belirterek şunları kaydetti:

“Partimizde uzun süreden bu yana bir yönetim tarzı olarak tercih edilen merkezileşme anlayışı, merkez ve örgütler arasında dinamik bir alışveriş olanağını ortadan kaldırmıştır. İl başkanlıkları merkezin rutin işlerinin takip edildiği atıl örgütler haline dönüştürülmüş, siyasetsizlik bir siyaset hattı olarak yerleştirilmiştir. Parti politikalarının belirlenmesinde özne olmaktan çıkarılan örgütlerin en kritik konularda bile karar süreçleri dışında tutulması, değersizlik ve anlamsızlık duygusunu tetiklemiş, motivasyon kaybına yol açmıştır.”

"PM VE MYK KARAR ORGANI OLMAKTAN ÇIKARILMIŞ, KARARLARIN ONAY MAKAMI HALİNE GETİRİLMİŞTİR"

Parti Meclisi’ne seçilmeyen isimlerin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından danışman olarak atandığını ve merkezi politikaların belirlenmesinde etkili hale getirildiğini ifade eden CHP’li il başkanları, “Yani atanmışların karar süreçlerinde tayin edici olduğu fiili bir durum yaratılmıştır. PM ve MYK karar organı olmaktan çıkarılmış, parti kurullarının dışında alınmış kararların onay makamı haline getirilmiştir” dedi.

Olağan kongrelerin ertelenmesinin “örgütün tazelenme imkânını” engellediğini ve örgütsel yorgunluk yarattığını ifade eden il başkanlarının açıklamaları ve eleştirileri şu başlıklarda devam etti:

"SEÇMEN İKNA EDİLEMEDİ"

Aday listelerinin kompozisyonu örgüt vicdanını zedelemiştir. 5- 6 – 7 dönemdir milletvekili olmayı makul gören, bunu sindiren ve bunun önüne geçmeyen irade kamuoyu tarafından mahkûm edilmiştir. Özellikle ittifak partilerine verilen kontenjanların ölçüsüz, hesapsız, verisiz bir biçimde sunulması örgütlerin ve seçmenin tepkisine yol açmış ve seçmen bu konuda ikna edilememiştir. Parti fikri zenginliğini önemsemeden, ideolojik bir bulanıklığa hapsolmuş, sağdan oy alma kaygısı içinde rotasını kaybetmiştir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde, toplumun yarıya yakını muhalefet cephesinde, Türkiye’de değişim iradesinde ortaklaşmıştır. Bu çok önemli bir güçtür. Buna karşın Cumhuriyet Halk Partisi seçim sonuçları itibarıyla beklenen ivmeyi yakalayamamıştır. Yeni dönem hem toplam muhalefet hattını müşterek bir zeminde tutmayı hem de özel olarak partinin güçlenmesini sağlayacak yeni araçların, siyaset yapma biçimlerinin ve örgütlenme modellerinin tesis edilmesini gerektirmektedir.

Tam da bu bağlam içinde; Cumhuriyet Halk Partisi yeni dönemi yeninin gerekliliklerini de gözeterek inşa etmelidir. Yenilenme kaçınılmazdır. Genel Merkez – örgüt – seçmen ekseninde siyaseti yeniden örecek, Türkiye’nin yarınlarında yeniden güçlü bir seçenek olmamızı sağlayacak bir değişim acil bir ihtiyaçtır.

"DEĞİŞİM SİYASİ TAZELENMEYİ İÇERMELİ"

Bu değişim öncelikle siyasi bir tazelenmeyi içermeli, siyaset yapma biçimini de değiştirebilen kadroları donatacak bir ufka sahip olmalıdır. Bugünün ihtiyacı, siyaseti Genel Merkez koridorları dışına taşıran, seçmen odaklı, sokakla ve hanelerle sürekli ve hayatın doğal akışı içinde bir alışveriş içinde olan, siyaseti teknik bir uğraşı olarak değil bizzat toplumsal bir mücadele aracı olarak gören bir anlayışın bir yönetim tarzı haline gelmesidir. Elbette bu değişim ancak yeni bir liderlik anlayışı ve yeni bir vizyon da ortaklaştırılacak merkezi ve örgütün bütününü kavrayan zengin ve güçlü kadrolar ile vücut bulacaktır.

Ortak metine imza atan CHP İl Başkanları şu şekilde:

1. Hikmet Erbilgin- CHP Kastamonu İl Başkanı

2. İnan Savaş Yüksel - CHP Sinop İl Başkanı

3. Cemal Selim Karakaş- CHP Bartın İl Başkanı

4.  Vedat Yaşar- CHP Karabük İl Başkanı

5.   Ersan Türkoğlu- CHP Bolu İl Başkanı

6.   Murat Pulat – CHP Zonguldak İl Başkanı

7.   Semih Cemşit – CHP Düzce İl Başkanı

8.   Galip Ağaoğlu – CHP Çankırı İl Başkanı

9.   Murat Yazıcı- CHP Tokat İl Başkan

KAYNAK ODATV

 

13 Haz 2023 - 23:39 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın en önemli sorunu ne?