Cübbeli Ahmet Müftü Başiş'e çok sert çıktı

 Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü Suriyeli bir şeyhin izdihama neden olan Sakarya ziyareti ve Tozlu Cami'deki vaazına tepki göstermeye devam ediyor. Ünlü, Sakarya İl Müftüsü Hasan Başiş'i hedef alan sert bir açıklama yayınladı.

'Cübbeli Ahmet Hoca' olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımdaki Sakarya vurgusu dikkat çekti.  Ünlü, 3 hafta önce Türkiye'ye gelen ve bir camide vaaz veren Kuveytli din adamı Osman el Hamis üzerinden iç savaş iddialarını gündeme getirmişti. Sakarya Müftüsü Hasan Başiş, iddiaları yalanlayarak, Osman el Hamis'in namaz kıldırmadığını ve Vahhâbilik propagandası yapmadığını söyleyerek kendini savunmuştu.

Cübbeli Ahmet Hoca bu akşam sosyal medya hesabından  yaptığı yeni bir paylaşım ile konuya yeniden dikkat çekti.

Ahmet Ünlü sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:

Sakarya Müftüsü Hasan Başiş’e Dikkat!

Şimdi Sakarya Müftüsü Hasan Başiş kendini bir takım internet sitelerinde savunmaya kalkmış, savunacağım derken de batırmış. Özellikle bir internet sitesi de bunu bana cevap mahiyetinde yayınlamış. Şimdi onun sözlerini tek tek çürüteceğim.

Evvela şunu beyan edeyim ki bu H. Başiş evvelce de Accan el-Hadid’den “Seyyidimiz ve mürşidimiz” diye övgüyle bahsederek ortalığı karıştıran ve gazetelerde manşet olan şahış.

Bu konuda H. Başiş: “Gelen kişi Kuveyt’te Fetva Komisyonu’nda olan biri” demiş. Oysa o komisyon Vehhâbîlerle dolu, bu kişinin yakın arkadaşı olan komisyon başkanı ve Kuveyt Müftüsü Muhammed Tebatebayi ise Suudi Arabistan’daki “Kibâru’l-Ulema Heyeti”nin üyesi.

İşte bunu düşünürseniz zincirleme trafik kazasını daha iyi anlarsınız. Vehhâbî olmayan birini Suud’un Ulema Heyeti’ne hiç alırlar mı?!

H. Başiş: “Kendisi Arapların sevdiği biri.” demiş. Arapların bir kişiyi sevmesi Türkiye’nin camilerinde konuşmasına yol vermeyi mi gerektirir?!

Devamla Müftü: “Ben devlet adamıyım. Neyin ne olduğunu bilirim. Biz bilip bilmeden konuşmayız, herkese de konuşma hakkı vermeyiz. 35 yıldır devlette çalışıyorum. Bu imam ülkeye kaçak olarak gelmemiş.” demiş.

35 senelik devlet adamlarımızın durumu buysa ört ki ölem, ülkeye normal yoldan gelen herkes için camilere cemaat doldurulup konuşma yapması mı sağlanacak?!
H. Başiş: “Camide herhangi bir provokasyon olmadı, herhangi bir sıkıntı olmadı.” demiş. İlk konuşmada provokasyon olur mu?

Tabi ki bir zaman sonra kendilerine yer edinince o zaman herkes hakikati görecek ama Fetö’de olduğu gibi iş işten geçecek.

H. Başiş: “Vehhabilik propagandası falan yapılmadı. Türkiye’nin aleyhinde en ufak bir söz söylenmedi.” demiş.

Adam manyak mı ki Diyanet’in camisinde Müftü’nün yanında ben Vehhâbîyim diyecek ve Türkiye’nin aleyhine konuşacak? Zaten şu anda onların yapmak istedikleri şey Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanımızı methederek kendilerine yer edinmek.

H. Başiş: “Ben kendisini tanımam bilmem.” demiş. Ama öncesinde: “Ben neyin ne olduğunu bilirim. Biz bilip bilmeden konuşmayız, herkese de konuşma hakkı vermeyiz.” demişti. Hem adamı tanımadığını söylemiş hem de tanımadığını konuşturmadığını ifade etmiş. Bu ne yaman çelişki!

Halbuki onun konuşturduğu Osman el-Hamis birçok İslam ülkesinde konuşması yasak olan biri. Kuveyt’in resmi müftüsünün arkadaşı. Zaten geride dediğim gibi Kuveyt Müftüsü de Vehhâbî. Kuveyt, Vehhâbîler içerisinde en şiddetli olan bir ülke.

Yemen ulemasından, Suriyeli ve Iraklı büyük şeyhlerden birçoğu bu adamların faaliyetlerinin sonunun Türkiye’yi karıştırmak, kan ve katliam olacağını bana beyan ettiler ve yetkililere bildirmemi istediler.

Zira milyonlarca Arap kardeşimiz Türkiye’ye sığınmışlar ve Vehhâbîlerin Irak ve Suriye dahil her yerde neler yaptığını görmüşler şimdi Türkiye’nin de karışmasını nasıl istesinler?

H. Başiş bir daha böyle işler yapmayacağını söyleyebiliyorsa ne âlâ değilse Accan ve Hamis olaylarından sonra daha ne çanaklar kıracağını izlemeye devam edeceğiz.

Bir iki gün içinde açıklayacağım üzere Suudi Arabistan'da okuyanlara dikkat edilmelidir. Bu hususta birkaç isim daha vereceğim. Diyanet buralarda okuyanlara vazife vermemelidir, bünye içinde varsalar fikirlerini dikkatle inceleyip zararlı gördüklerini tasfiye etmelidir.

Nitekim Hamis Vehhâbîsini konuşturan Sakarya Müftüsü Hasan Başiş'in de 1985'te Medine İslam Üniversitesi'nden mezun olduğu dikkate alınacak olursa bu kaidenin doğruluğu daha iyi anlaşılmış olur.

Diyanet’e yaptığımız bu tavsiyenin Fetö hususunda yaptığımız uyarılar gibi manasız kalacağını düşünsem de biz yine “Kaç kere seslendim ama herhalde evde bir canlı yok” beyti fehvâsınca vazifemizi yapıyoruz.

16 Tem 2022 - 23:10 - Gündem --- Okunma



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak T54 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan T54 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler T54 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı T54 değil haberi geçen ajanstır.

01

Salih Salihoğlu - Cübbeliyi ciddiye almayın. Bu günlerde seyyidlerle uğraşmaya başladı, galiba reytingi düşüyor, başka yerlere saldırıyor. Hadisleri yanlış yamalak kitaplarına koymuş, hakkında bir çok reddiyeler var. Mahmud efendinin yeğeni dahi bu adama reddiye yaptı. Hakkında çeşitli ülkelerde açılan iftira davaları var.

Yanıtla . 0Beğen . 5Beğenme 16 Temmuz 23:33
02

Mehmet - @Salih Salihoğlu 01 nolu yoruma cevabı: Herseyi bir krnara birak. Bir yabancinin gelip benim ibdethanemde veya baska bir yerde nutuk atmasi cokmu iyi... Helede bir meshebi bana uymayan biri. Burasi turkiye cumhutiyeti... Oyle veya boyle... Sahipsiz degil

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 17 Temmuz 11:53


Anket Sakarya'da yaşadığın için mutlu musun?